BİZ SIĞAMADIK DÜNYAMIZA, Zeynep Mansuroğlu

Sahi! Ben ölü doğdum diye yaşamadın mı?

Adsız yerlerde doğdum.
Toprağım yok!
Hikayem yok!
Pörsümüş memelerden oluk oluk umutsuzluk emdim.
Her damla da emdiğim sütlerin boşluğuna çekildim.

Ben ki ölü doğdum!
Yedinci çığlıkta ben doğdum.
İş işten diller evimden geçti.
Toprağı yok mezarımın.

Fildişi mermer yollarımdaki sırtları ezberledim.
Bahsedilen kırılgan hat üzerinde yürüdüm.
Diz yaralarıma su serptim,
İyileşmeyen yaraları da heybeme yükledim.

Zemheri çığlıklarda doğumları gördüm.
Sineye çekmedim.
Düştüm yollara
Her ölü doğanı kattım yoluma
Küfürden arındırdım lügatımı
Tarikatıma müritler aradım.
Ölü doğuran kadınlarımı topladım
Şiirler tuttururken dilleri
Azrail’i ağlatan kadınlarımı.

Kutsallığını bilmediğim topraklara çıkar yollarım
Denizler yarılmasın,
Yol olmasın.
Ben ki deniz kenarında aşkını dile getiren Butimar’ım.

Sahi! Sen ölü doğdun diye yaşamadım mı?

Uçsuz bucaksız dünyada
Alabildiğine yeşil ,
Alabildiğine mavi ,
Yaşıyorduk ovada bayırda,
Dağ yamaçlarında.
Şarıl şarıl akan sularıyla,
Kuş sesleri börtü böcek,
Rüzgarın esintisi ,
Ağaçların yaprak hışırtısı,
En güzel müzik melodisi.
Yaşadığımız güzelim doğanın
Değerini bilemedik
Biz sığamadık dünyamıza.
Bir fırtına gibi, estik gürledik.
Ağaçları kestik bina diktik,
Akarsuların önüne bentler yaptık.
Doğanın dengesini alt üst ettik.
Fabrika bacaları,
Zehir saçtı her tarafa.
Vızır vızır arabalar
Egzozlardan çıkan gazlar.
Soldurdu güzelim doğanın
Yeşilini mavisini
Uçuşan kuşunu kelebeğini,
Mum gibi yavaş yavaş
Erittik güzelim cennetimizi.
Betonlaştırıp çölleştirdik
Maden uğruna yaktık kül ettik
Ormanların içindeki canlıların
Feryatlarına kulağımızı tıkadık
Yemyeşil güzelim ormanlarmız
Yanıp kül oldu
Yağmurlar temizler mi
Güzelim doğamızı
Biz siğamadık dünyamıza

Similar Posts

  • Yeşil Hatayım, Şekip Güzelmansur

    Yeşil Hatay’ım benimSevdiğime yandığım gibiSana yanayım çağdaş Hatay’ımYaylalarında çoban olayım Harbiye’nin buzlu sularındanKana kana içeyim yeşil Hatay’ımReyhanlı’nın yeni şehir suyundaYüzen balığı olayım Hatay’ım Samandağ, Arsuz, Dörtyol’undaMeyvelerini ellerimle toplayayımİskenderun deniz sahilindeUçan martısı olayım Hatay’ım 8. sayıdan

  • 6 ŞUBAT ANTAKYA’NIN HAFIZASI VE UMUDU, Nebihe Karasu

    Dünya, var oluşundan bu yana sayısız felakete tanıklık etti. Depremler, toprak kaymaları, seller… Doğa, kimi zaman insanın hem yurdunu hem de canını sınayan ağır imtihanlar sundu. Bu felaketler yalnızca maddi yıkımlara değil, insanın ruhunda derin yaralara da yol açtı. Ve her seferinde insan, hayatta kalmak için yeniden ayağa kalkmanın yollarını aradı. Antakya, bu kadim coğrafyanın…

  • SEMİRA’NIN GÖZLERİ, Arif Berberoğlu

    Ve indirdiler cehennemi yeryüzünegök tavan eriyip damlıyorbebek teni maviliğin eteklerineseni bekliyor o şehirTanrı’nın ölüme söz geçiremediği şehirkızgın bir demir üstünde..boğuyor ateşin sesi suyun sesiniher taraf köz konacak yer arıyorgüvercinler Gazze’de Semira, çiçekçi kız, on birindesarılmış yanık bir zambak demetinekulaklarında toprağın iniltisidüş görmek istiyor sadeceen güzel ayet bilerek yaşamayıgezegenin bütün dillerinde Ve boşluğa çakılı çığlıkve boşluğa…

  • Giden Gitmiş Nasılsa, İbrahim Tığ

    kimseler bilmesin kanadığınıbir evin. biteceğimi sandılar dainsanın kötülüğü kadar olduğunu mesela kaşımı çatsam, üstüme yürürhayat. kucağına atıldım dünyanın amapişman olunmamış günahım daha dilindeki kötü sözcükleri de götür giderkenzaten adım yoktu son duraktaritmi kaçsın istemem aynaların hangi sözcük daha ağır ve ıslakyol erinin yola dökülen hatıra defterinde benzer mi yüzün biriktirdiğin yalnızlığaörter mi geceyi masallarayak izi,…

  • Sen İstanbul’dayken, Bahri Loş

    Sen İstanbul’daykenben resimler çizdimGökyüzünü siyaha boyadımVe bulutları hep ağlamaklı yaptım Sen İstanbul’daykendünyaya benzedi bakışlarımVe çocukların gamzesine gölge düşmesin diyeonların yüzlerine hiç bakmadım Sen İstanbul’daykenbozkırın ortasına evler kurdumVe bütün o ayazlara rağmenevlerin bacasından çıkan dumanı hep eksik bıraktım Sen İstanbul’daykenbu şehrin viraneliğini giyinipsahipsiz bir yara gibi sokaklarda dolaştım Sen İstanbul’daykenen güzel mevsimecan çekişen bir dünya gelip…

  • Bir Şiirin Anlattıkları, Şehnaz İşeri

    “Uygar bir arınmak yoktu hi甓Uygar bir arınmışlık yoktu yok”“Uygar bir arınma yoktu yok”“Kanlı çirkin kirli bir kabuk kalıntısı hep”“Kanlı kirli ve çirkin bu kabuk kalıntısı çağ artığı dünden”“Kanlı kirli bir kabuk kalıntısı yaşatan bu topraklarla” Yazdıklarını okudu kadın bir daha bir daha. Yok Viking çizgi filmindeki Viki gibi parmağını burnuna sürtüp “buldum” diyemedi. “Bir bebek…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir