Üşüyorum, Mahmut Kuru

(…)

Antakya’ya yağmur yağıyor sicim sicim
Ben üşüyorum
Ağaçlar üşüyor, kuşlar üşüyor, caddeler
Ayakkabım kravatım şapkam üşüyor
Sokaklar saçaklar evler
Hep birlik üşüyoruz

Yanakları
Elma kırmızılığında çocuk üşüyor
Elleri bacaklarının yanında üşüyor
Karşı evin damında bir serçe
Ben üşüyorum serçe üşüyor
Antakya’ya yağmur yağıyor sicim sicim

(…)

5. sayıdan

Similar Posts

  • İki Kardeş, Fatma Gönül Saygılı

    Yüzyıllar önce, toprak henüz insanların ayak izleriyle tanışalı çok olmamışken, Adem ile Havva’nın iki oğlu vardı: Habil ve Kabil. İki kardeş, aynı anne babadan gelmelerine rağmen karakter olarak birbirlerinden oldukça farklıydılar. Habil, yumuşak huylu, vicdanlı ve doğaya yakın bir gençti. Çobanlık yapar, hayvanlarıyla sohbet edercesine vakit geçirirdi. Kabil ise daha sert mizaçlıydı. Toprakla uğraşır, tarlasını…

  • DERİN UYUMAK, Hatice Eğilmez Kaya

    binlerce hayaletdört koldan ısırıyor yaşayanlarıher birinin köpek düşleri uzun mu uzunkalplerinin olması gereken yerdeuzaysı bir bomboşlukağlamaklı kana bulanık tırnakları. bazıları birbirine hayal,kimi de kâbus. içimde deli atlar koşar,kulaklarımdakalabalık ormanların gürültüsü. uyumak sağaltırkanatlarından vurulmuş masal kuşlarını;derin uyumak, derine uyumak… uçsuz bucaksız gece…inadına lacivert deniz. iki kadının ayakları suda;biri yola koyulmuş, öteki bezginhoşça kal mı, yine gel…

  • ANADOLU’NUN İLK CAMİSİ HABİB-İ NECCAR CAMİ, Neslihan Kanuncu Seçkin

    Atatürk’ü çocukluğumdan beri sevdim, ona karşı büyük bir saygı ve hayranlık duydum. Kitaplardan onun yaptıklarını okuyup öğrenmeye çalıştım. Onu tanıdıkça hayranlığım daha da artı. Söylev’i defalarca okudum. Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı konu alan kitapların birçoğunu alıp okuma gereği duydum. Modern Türkiye’nin doğuşunu anlatan yerli ve yabancıların yazdığı eserleri de okumaktan geri durmadım. Kazandığı savaşları ve yaptığı…

  • Cevizi Kim Yedi, Şehnaz İşeri

    Dün akşam nasıl olduğunu anlayamadığım bir şeyler gördüm, salonda kristal eşyaların durduğu rafın olduğu büfenin duvarla arasındaki daracık boşlukta. Henüz üzerinden yirmi dört saat geçmesine rağmen neden oraya baktığım konusu da muamma. Gözüm ses kabini yanındaki siyahlıklara takıldı. Malum bizim güveler mi derken o loş ortamda- tam disko, gece kulübünden bahsediyorum sanki- toplanmış güveler sandım-…

  • Aşk ve Ateş, Cemal Karsavran

    sardı benliğimi ateş çemberiçırılçıplaktemmuzun on beşikavrulur toprakyanar alev alev çatır çıtır sarı başaklarsuya hasret toprak çatlakumutsuz yarınlar uçurumkızıl alevler altın sarısıkızgınlığı turuncu ve ateş kan kırmızıçatlar dudaklarımyangınlardayımgölgen dolanır başımdaçember çember aşk yakar içerdenateşle dans eden yürekdöne döne alev alevdöner başımyangınlarla islenmemiş anason sarhoşluğuher alevle Akdeniz lodosu yalar tenimititrek mum alevi serin sıcakdans eder başımdaaşk ve…

  • Meltemce, Meltem Yuvarlak

    Meltemce – “İçindeki Çocuğu Unutma”* Zaman geçti, büyüdük…Sorumluluklar arttı, hayaller azaldı.Ama bir zamanlar içimizde,Koşulsuz gülen bir çocuk vardı. O çocuk hâlâ orada.Bir gülüşte, bir şarkıda,Kendiliğinden edilen bir “iyi ki”de yaşıyor.Senin hâlâ en saf halin o çocukta saklı. Bazen gözyaşların indiğinde usulca,O çocuk sarılmak ister sana.“Üzülme,” der, “Ben buradayım.”Ve sen, yorgun ruhunu o çocukla iyileştirirsin. Hayat…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir