“ANTAKYA KÜNEFESİ” TARİHİ BİZİM KÜNEFECİ RAGIP BEKFLAVİOĞLU İLE KÜNEFE ÜZERİNE SÖYLEŞİ, Fahir Abacı

“ANTAKYA KÜNEFESİ” TARİHİ BİZİM KÜNEFECİ RAGIP BEKFLAVİOĞLU
İLE KÜNEFE ÜZERİNE SÖYLEŞİ

Antakya’da Gastronomi Çarşısında (Hatay Valiliğinin desteği ile kurulan) çok özenilerek hazırlanan bu nezih çarşıda Ragıp Bekflavioğlu ile mekanında bir araya geldik. Depremden sonra esnafın soluklanacağı işini icra edeceği bu güzel mekan Antakya için gerçekten önemli. Gastronomi Turizmi kapsamında Antakya’ya gelenler bu mekanda Hatay mutfağından beklentilerinin karşılandığı bir yer olduğunada şahit olacaklar.

Sonradan “TARİHİ BİZİM KÜNEFECİ” adıyla ünlenen bu künefecimizin tarihçesi kalitesinden ödün vermeme ve ataya saygıdan kaynaklandığını görüyoruz. En iyisi lafı uzatmadan biz küfenin kalitesindeki gizleri bu işi babasından devralan ailenin tek ferdi Ragıp Bekflavioğlu, namı-diğer Ragıp Ustadan öğrenelim.

FAHİR ABACI: Antakya gastronomi tarihinde künefenin yeri tartışılmaz. Bize öncelikle Babanızın künefe ustalığındaki başarısını özetler misiniz.?

RAGIP USTA: Rahmetli babamız hacı Mahmut Bekfilavioglu 1946 yılında Bizim Tatlıcı olarak mesleğe giriş yaptı. Tereyağını Samandağ köylülerinden toplayan tüccar Abdullah Abacı’dan, Yayladağı ve Altınözü’nün köylülerinden ise taze köy peynirini tedarik ederdi. Babamın bize tavsiyesi şuydu; ‘Künefede kalitenin sırrı ürünlerin illaki taze olmasında gizlidir’ derdi.

FAHİR ABACI: Eski Antakya’da künefe kültürü ve dükkanda ki çocukluğunuzu anlatır mısınız?

RAGIP USTA: Antakya’da künefe kültürü Osmanlı zamanına dayanır. Antakyalı bir mucidin kadayıf arasına badem veya ceviz yerine peynir kullanarak peynirli künefe oluştu.

Babam hepimizi çalıştırırdı. Tüm ailenin fertleri muhakkak boş vakitlerinde dükkanda iş yapmak için gelmek zorunda idi. Altı kardeş içinden bir tek ben bu mesleği devam ettiriyorum. Çocuklarımın farklı meslekleri olsa da bir şekilde bana yardıma geliyorlar. Elimizden geldiği kadar, ömrümüz oldukça aynı kalitede bu mesleği devam ettirmeye gayret edeceğiz.

FAHİR ABACI: Neden Tarihi bizim Künefeci?

RAGIP USTA: Kaliteyi bozmadan sadece klasik künefe yapıyoruz. Ortalıkta kirlilik var künefe sadece içinde peynir olandır. Diğer ürünler kadayıf çeşitleridir, mesela kaymaklı, çikolatalı, muzlu, çilekli saymakla bitmez, bunların hepsi kadayıf statüsündedir.

Başta söylediğim gibi biz gerçek Antakya künefesi yaparak geçmişte yaptığımız künefeyi bugünlere taşıyanlardanız. Bu yüzden ‘Tarihi Bizim Künefeci’ diyoruz.

FAHİR ABACI: Medyada Künefe tanıtımları yazıları, belgesellere de mekanınız çok konu olmuş, konuk almış ve konuk oldunuz. Bunun Hatay gastronomisine gözle görülür bir etkisi oldu mu?

RAGIP USTA: İşimizi iyi yaptığımızda dolayı olsa gerek Türkiye’nin saygın medya kuruluşlarına başta TV8 olmak üzere çoğuna konuk olup Hatay’ın meşhur künefesini anlatma fırsatımız oldu. Antakya Künefemiz AB Coğrafi işaretli olup tescilli ürünlerimizdendir.

FAHİR ABACI: Depremden önce Künefe satışları ve depremden sonra ayakta kalan üreticilerle hak ettiğiniz yerde misiniz?

RAGIP USTA: Deprem adında büyük kıyameti yaşadık halk ve esnaf çok zor dönemlerden geçti, yıllar geçse de bu acı unutulmayacak.

Antakya esnafını ayakta tutan gastronomi turlarıydı, halkın yarısı Antakya dışında olduğundan satışlarımız az maliyeti zor karşılıyoruz. Antakyalıdan çok şehir dışından gelen inşaatçılara hizmet veriyoruz. Şehrin yenilenmesi en azından beş yılı bulacak gibi.

FAHİR ABACI: Ragıp usta depremden sonra Hatay gastronomisinin değerini korumak amaçlı açılan ‘Gastronomi Çarşısı’ istenilen müşteriyi çekebildi mi, daha iyi olması için esnafın önerisi var mı?

RAGIP USTA: Bizler kendi imkanlarımızla reklam yapmaya çalışıyoruz. Çarşı merkezi bitmeden Antakya’ya turist çekemeyiz. Otel fiyatları aşırı pahalı. Çoğu sağlam kalmış otel durumdan istifade fiyatları yüksek, buda ziyaretçileri azaltıyor.

FAHİR ABACI: Derginin uzaktaki okurlarına künefe tarifi vermeniz mümkün mü?

RAGIP USTA: Künefe tarifini isteyen herkese tarihi bizim künefeci YouToube kanalından rahatlıkla ulaşabilirler. Künefe tarifi linki:
https://youtu.be/TNbqFt6gnjc?si=Wt9r44WGG66uG

FAHİR ABACI: Doğunun Kraliçesi ANTAKYA Dergisi okurlarına bir mesajınız var mı?

RAGIP USTA: Bizlere her konuda destek olanlara, müşterilerimize ve bu bilgileri okurla buluşturan siz ve dergi yetkililerine saygılarımı sunuyorum.

Değerli okurlar Antakya mutfağını temsil eden yeni bir lezzet durağında buluşmak üzere, takipte kalın.

Similar Posts

  • Mahmur, Erçağ Akarca

    Mahmur bir gece,Ürperdiğim koşuların sığınağında iki hece,Gölgeli dalgaların mihmandarlığında sorulan bir bilmece,Zamansız yüreğime düştü,Tirşelenmiş yaprakların burgacındaki şehirler,Çocukluğunu bir çocuğun sarı saçında unutan nehirler,Bir sessizlik olup hangi avizenin kollarından akacaktı?Mahmur bir gece,Tavanannaların saçlarını taradıkları eski zaman saraylarında,Öfkeli anların zehrini bir vuruşta yere döken bir bilmece,Olmadığım anlarca yankılandı,Olmadığım anlarca soruldu cevabını bildiği tüm sorular,Kendi benliğini örseleyen bir…

  • Hoşgörü, Gülümser Öğütçü Egüz

    Güneşin aydınlığında,Bir işaret hoşgörü.Bekler durur.“Kalplere sığınsa!”Oysa zor:Satranç taşında şah olmak,Mat etmek öfke yüklü insancıkları.Boğuluyoruz. Bu kirlenmiş atmosferde,Balıkçı oltası çeker durur,Öfke, hırs, yalan, gıybet, kin…Hoşgörü lambası sönük.Olsa ellerde çiçekler,Sevgi haykırsa.Rüzgar huzur dağıtsa,Başımızda hoşgörü bulutuYağmur olup yağsaİnsanlar insanca yaşasa. 5. sayıdan

  • Hatay Atamızın Emaneti, Hatice Altunay

    Sevgili Hatay ülkemizin biricik gözdesi,Seçkin Zengin, araştırmacı ve kültür emekçisi şairimiz ve yazarımız uzun bir aradan sonra bana basılı dosyalar göndermesiyle yeniden yazıya döndüm. Hayat arkadaşımın 14 Mart günü evimizde ağır bir kalp krizi geçirmesi sonucu geçirdiğimiz yoğun bakım süreçlerinden bugüne gelmiş olmamız ile Atamızın ölüm döşeğinde Hatay benim milli meselem demesi ile pek manidar…

  • BİR GÜN SEN DE YAŞLANACAKSIN, Mehmet Öksüz

    Sularımın sınırlarıyla baş başa kalacaktımKüçük bir ağacın altına oturacaktımGöğe bakacaktımSerin bir rüzgar esecektiBen çayımı içecektimÖnümden çocuklar geçecektiMasumluk büyütecektimİçimde bir kadın yeryüzünü ışığa bezeyecektiBir kış gelecekti sıcak, tok veDemirin ucu bükülmüşKıyılar şehri yaralarından öpecektiBir güneş doğacaktıKaranlık bir daha dirilmemek üzere ölecekti 4. sayıdan

  • ANTAKYA’YA AĞIT, Fedva Çalışkan

    Şiirlerin en güzeliyle seslenmek isterim sana,Ve bilirim, o şiirlerin sebebi sensin…Sen, Antakya’m! Güneş her sabah yeniden doğarkenSeninle nefes almak ne büyük lütuf…Her yeni günde seninle var olmakToprağına, suyuna, kokuna karışmak—Şükürler etsem her sabah,Yine de yetmez… Anlatmalıyım seni,Yine, yeniden…Ama nereden başlasam,Nasıl anlatsam seni? Tarihinden mi söz etsem önce,Yoksa eşi benzeri olmayan dokundan mı?Bin yılların yankısı çınlıyor…

  • Şerefittin Canda ile Söyleşi

    Bir dönem Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi rektörü olan Şerefittin Canda ile Deprem, Mustafa Kemal Üniversitesi gibi konular başta olmak üzere bir söyleşi gerçekleştirdik. Söyleşi şu an itibariyle bir kitap hacmine ulaşmış durumda ve umuyoruz en kısa zamanda bir dönem Antakya’sından rektörlük gibi önemli bir görevde bulunmuş olan Şerefittin Canda’nın söyledikleri çok değerli. Antakya’nın Güzel Günlerine…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir