Sumud Tek Umut, Edip Kadıoğlu

Filistin,
Gazze’de küçük melek Jamal…
Ekmekler elinde eve on adım kalmıştı.
Füzeler yağdı Jamal’a,
Ekmekler elinde,
Kendisi yerde…
Anlık;
bir evine, bir ekmeğe baktı…
Sımsıkı tutmuştu ekmekleri,
Bir kaç adımla eve girecekti.
Geceden aç kalan ailesiyle
Çorba içeceklerdi.
Sadece bir an acı duydu,
Rüyadaymış gibi bir bulanıklık gördü…
Ve Jamal tekrar melek oldu.
Çorbayı hazırlayan anne,
Tüm aile üzerine ev çöktü.
Bombardıman,
Enkaz, gürültü, toz, duman her taraf…
kapıdan gelecek ekmeği anımsayamadılar bile…
Mahalle, şehir yandı, yıkıldı.
Çöktü Gazze, enkaz her yer.
Hastaneler bile füze yağmurundan
Kurtulamadı.
Onbinler öldü,
onbinler yaralandı.
Kalanlar göçe zorlandı.

Gitmeyenler ekmeğe,
Suya ulaşmadı,
Ulaştırılmadı.
İsrail ablukasında esir kalmak
En zalimceydi.

Devletler yaklaşamadı
Soykırıma uğrayan Gazze’ye,

Duyarlı
47 milletten 500’den fazla
İnsani insan,
Yaktılar içlerindeki kızgın ateşi,
Kararlılık ve Sarsılmaz azimle (SUMUD)
ölümüne!
Denizde 50’den fazla gemiyle ilerlediler,
Gıda ve ilaç ile kırdılar ablukayı.

6. sayıdan

Similar Posts

  • İç Seferleri, Cansu Ekmekçi

    Ay, ağır ağır taşır gecenin rahmindeSuskunama zamanla yoğrulmuş bir öfkeyi.Ha döktü,ha dökecek mahremini,yüzyıllardır sakladığı iç seferleri,kendi gövdesine işlenmişsırlı çentikleri. Kızıl bir sancı gibi kabarırgöğsündegeceye değmeyen sözcükler.Yaralı bir hafızadır bazen ay,unutmanın hüznüyle bükülmüşkadim bir bilicidir aslında. Çünkü bilir:Her suskunluk,bir çığlığınana rahmine düşmüş halidir.Ve her öfke,henüz doğmamış bir hakikatinkanlı sancısıdır. Ay ne zaman eğilse toprağa,toprak da çözer…

  • Portre, Canan Sanlı

    Neredeyim, ne düşünüyorum?Her şey olup bitiyor yenidenYeniden,yeni başlangıçlarlaSürekli yer değiştiriyor evren. Kahırbela, “geliyorum” demez;Ansızın geliverir işteSardunyaları sularkenBir kahve içimi sohbetteKapını çalar,paldır küldür dalar içeri. Yaşamın kıyısında ilerliyorÇözülmeyi bekleyen bulmacalarKocaman kentin damarlarındaKan ve ölüm, dikenli bulutlar…Filistin, cehennemin ortasında yanıyor. Kana susamış zebanilerinÇocuk, kadın görmüyor gözleriDaralan ufuklarda kayboluyor uzayÇözülen her bulmacada kalp ağrısı;Yaşayan, yaşatan eksiliyor kanlı hücrede….

  • BİZ SIĞAMADIK DÜNYAMIZA, Zeynep Mansuroğlu

    Sahi! Ben ölü doğdum diye yaşamadın mı? Adsız yerlerde doğdum.Toprağım yok!Hikayem yok!Pörsümüş memelerden oluk oluk umutsuzluk emdim.Her damla da emdiğim sütlerin boşluğuna çekildim. Ben ki ölü doğdum!Yedinci çığlıkta ben doğdum.İş işten diller evimden geçti.Toprağı yok mezarımın. Fildişi mermer yollarımdaki sırtları ezberledim.Bahsedilen kırılgan hat üzerinde yürüdüm.Diz yaralarıma su serptim,İyileşmeyen yaraları da heybeme yükledim. Zemheri çığlıklarda doğumları…

  • Antakya Türküsü, Kemal Karaömeroğlu

    Aşıver hele bir şu ToroslarıAdana’dan Antakya’ya yol giderBu “şehr-i dilara” bir garip kenttirYağmur yağar, caddeleri sel gider Yüz sürülür toprağına taşınaŞükredilir ekmeğine aşınaKolay kız vermezler ilin dışınaYazgısına küsmüş olan dul gider Mehtabı var, bulut ile evlidirVadileri ayvasıyla ünlüdürKarı sevmez, yağsa bile binde birAmma Lodos patlar ise dal gider Göçü bilmez, hoşnuttur tüneğindenBağlanmıştır toprağına derindenYerlisini sökemezsin…

  • Çıplak Ayak İzleri, Sevim Yunus Habip

    Çocukları Kalkan yapan erklerSağır ve körTırpan mı vurdular merhametine?Duygular, yürekler taşEski yüzünü arar, yüzsüz bir sokakFersiz gözlerinde kimliksiz yaşamToprak susan kalemAğlayan nar çiçeğiTükenmiş kapılardaNedir bu ızdırap orta dünyada?Kör-kuyu suskunluğunda ağzı,Kin ile sulansa da öbek öbekKumdaki çıplak ayak izleriSizden daha kalıcı.

  • GÜNEYİN ECESİ, Acibe Sıkar

    Uygarlıkların düğümüMedeniyetlerin beşiğisinZamanın ayasında yankılanan melodisinBilgi akımının aydınlığıHoşgörünün öyküsüGüneyin Ece’ sisinAntakya’m…Toprağın tarih ,taşların sevdaların fısıltısıAsi’ ye yansıyan masalsınRüzgarlarınla sohbet eder minarelerAnadolu’ nun ilk ilhamıHabib-i Neccar’daZamanın ötesinde yankılananİnançların zarif sesi.Sessiz duvarlarda sırlar saklayanDünyanın ilk mağara kilisesiMaziyi anlatır.Kervan yollarının hikayelerini taşırÜlkemizin, tarihi uzun çarşısıDar sokakların baharat kokusundaTürkülerini söyler.Dünyada ilk aydınlatılan Herod caddesiKandil gibi aydınlatır karanlığı.İnsan elleriyle, kayalardan,…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir