Şerefittin Canda ile Söyleşi

Bir dönem Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi rektörü olan Şerefittin Canda ile Deprem, Mustafa Kemal Üniversitesi gibi konular başta olmak üzere bir söyleşi gerçekleştirdik. Söyleşi şu an itibariyle bir kitap hacmine ulaşmış durumda ve umuyoruz en kısa zamanda bir dönem Antakya’sından rektörlük gibi önemli bir görevde bulunmuş olan Şerefittin Canda’nın söyledikleri çok değerli. Antakya’nın Güzel Günlerine Selam Olsun ismini taşıyacak kitapta Şerefittin Canda kendisine yönelttiğimiz sorulara tam da bir bilim insanına yakışır düzeyde tablolarla, fotoğraflarla, gazete ve dergilerde çıkan haberlerle yanıt verdi. Bu sayımızdan itibaren o söyleşide yer alan kimi bölümleri bir dizi olarak sayfalarımıza taşıyoruz:

İşte o sorulardan biri ve Şerefittin Canda’nın yanıtı:

Yapımında emeğiniz geçen MKÜ Hastanesi, depremde (6 Şubat) ayakta kalmış, yaralıların ilk bakımı burada yapılmıştır.

Depremde ayakta kalan MKÜ Hastanesi ve döneminizin diğer yapılarını, yıkılan Hastanelerden ayıran temel özellikler nelerdir?

Antakya (Hatay) bilinen büyük bir deprem bölgesidir.
Sorun; Bu gerçeğin yetkililer, toplumun ve toplum liderlerinin unutmasıdır.
Nedeni; Ekolojik, sosyolojik ve psikolojiktir.
Hatay’ın olağanüstü doğası, insanların bu dağaya aşırı kapılması, etkilenmesi, “Orta-Doğu kültürünün etkisi” ve “Toplumsal Körlüktür” oluşmasına yol açamaktadır.
Aşağıdaki Fotoğraflar, çok düşüündürücüdür ve bunun kanıtıdır.

6 Şubat 2023 -AFAD Deprem risk haritası (MTA diri fay haritası). Antakya, bu nedenle, tarihsel zamanlar içinde birçok büyük, yıkıcı deprem geçirmiştir.

6 Şubat 2023 günü olan Pazarcık ve Elbistan merkezli büyük depremde, Antakya’da oluşan büyük yıkımdan bir görünüm, https://www.sozcu.com.tr.

Antakya, bilimsel kayıtlara göre, yaklaşık her birkaç yüzyılda bir, “büyük depremlerle yıkılmış, yeniden aynı yerde kurulmuş” olan çok ilginç bir yerdir.
6 Şubat 2023 “büyük depremi” sonrası, “yeni konutların yapımı için yoğun bir çalışma yürütüldüğü”, “güvenli yerlere doğru kentleşmede yönelim” görülmesine karşın, yine de Antik Antakya ve Antik Defne’de çalışmalar yapıldığı görülmektedir.
“Fay zonları” üzerinde yapılaşma “sağlıklı” bir tutum olabilir mi?

Birkaç Söz:
“Hataylılar ve toplumun her rengi, yapı işleri ve deprem konusunda yeterli eğitimli, duyarlı olmalı -iyilikte- birleşmelidir.”
Yapı ve “imar” işlerinin tüm tarafları, daha sağlıklı, bilimsel, saydam, denetime açık, etik ve “insana yakışır” çalışma yollarını bulmalıdır.
Hatay’da var olan, yüksek eğitimli, iyi yetişmiş bilimsel ve teknik bireylerin, bilgi ve becerisinden daha çok yararlanılmalıdır.
Meslek Odaları ve Yönetim, daha demokratik ve katılımcı olmanın yolunu bulmalıdır.
Yerel STK’ların, “siyaset” ile aşırı ilgili olması durumunda;
– İletişim yollarının kopmasına, Etki değerlerinin azalmasına,
– “Etik değerlerin” unutulmasına, Giderek “sağırlar diyaloğuna” yol açabilmektedir.
İmar işlemleri ve izinleri, yapılaşma, yapı izin belgesi, yapı denetimi, kum (deniz kumu), demir, çimanto kalitesi, temel etüdü, yapının teknik yeterliği, vb konularda;
– Toplumun tüm renkleri “rant” konusunda birleşme yerine “iyilikte” birleşirse,
– Depremler, bu ölçüde yıkıcı olmaz,
– Japonya gibi bir iz kalmadan geçip gider.
Yapı denetimi yetkilieri, bağımsız ve sorumlu olmalı, yeterli ücret almalıdır.
– Üniversite Yapı İşleri görevlileri, mühendisler ve teknik üyeler, en az Bayındırlık Müdürlüğü ölçüsünde ödeme almalıdır. “Özel şirketlerde ek iş yapmamalıdır.”
– Ana okulundan başlayarak; çevre, doğa konusunda eğitimli, bilgili ve uzak görüşlü insanlar yetişmesi, depremin yıkımlarını Japonya’da olduğu gibi önler,
– Yerel STK ve Meslek Odalarına bu konuda çok iş düşmektedir.
– Antakya ve çevre illerde yaşanan çok ağır, acı verici sonuçlar yeniden olmaz.

www.gazeteduvar.com.tr/depremzedeler-ceset-torbalari-arasinda-tedavi-ediliyor-haber-1602466
www.bsha.com.tr/mustafa-kemal-universitesi-hastanesinde-yaralilara-ilk-mudahale-yapiliyor/

Depremde, DEÜTF’den yardıma gidenler, burada hizmet vermiş, kalmıştır.
Deprem yıkımını azaltmak için yeterlilik gerektiren etkenler:
– Zemin koşulları (sıvılaşma, vb.) ve temel teknik yeterliliği,
– Malzeme kalite yeterliliği,
– Konstrüktif yeterlilik,
– Yeterli ve yetkin denetim (7×24, 365X24),
– Üniversite yapıları, bölgesel özelliklere göre geliştirlmelidir.
– “Denetimcilerin ücretleri üst düzeyde MKÜ Rekörlüğü tarafından ödenmiştir.”
Canda MŞ. Antakya Depremi, Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ), Prof. Dr. M. Nafi Toksöz Ve Prof. Dr. Jochen Schwarz. Ajans Bakırçay 03.05.2023
6 Şubat 2023 günlü deprem sonrasında, Antakya’ya MKÜ Hastanesi’nde hizmet vermek üzere ilk giden ekiplerden birisi de Dokuz Eylül Tıp Fakültesi’nden yardıma giden doktorlar ve sağlıkçılar olmuştur.
MKÜ Hatanesinde hizmet vermiş ve orada kalmıştır (7-9 Şubat 2026).
Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü ve Tıp Fakültesi Dekanlığı;
– 6 Şubat 2023 depremi sonrasında hızla karar alarak,
– ilk elde 44 kişiden oluşan Öğretim Üyesi ve yardımcılarını
– Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Hastanesi’nde
– 8, 9 Şubat 2023 gününden başlayarak görevlendirmiştir.
– Görevli sağlık ekibi, MKÜ Hastanesi’nde üst katlarda konaklamış,
– Gerekli cerrahi ve diğer tıbbi uygulamaları yapmışlardır.

Basın adına, Hatay’a anında giderek;
– 7 Şubat 2023 günü BSH’de haberleştiren,
– MKÜ Hastanesi’ndeki durumu inceleyerek duyurmaya çalışan,
– Genç Gazeteci Sn Güliz Yıldız Zeren,
– İzmir 9 Eylül Gazetesi’ndeki 16 Şubat 2023 günlü yazısında,
– “Yaşar Kemal’i’de anarak, depremle ilgili aydınlara ve halka şöyle diyor:

Mehmet Şerefettin Canda
(d. 10 Eylül 1944, Dutdibi, Antakya)
Mustafa Kemal Üniversitesi eski rektörü.

Eğitimi
ODTÜ Mühendislik Fakültesi Kimya Bölümü’nde öğrenim görmüş ardından Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuştur.

Akademik Kariyeri
Atatürk Üniversitesi, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Ege Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi’nde görev yapmış, 1980 yılında doçent, 1988 yılında ise profesör olmuştur. 2006 yılında yapılan Mustafa Kemal Üniversitesi’ndeki rektörlük seçimlerinde ikinci olmuş buna karşın rektörlüğe atanmış ve 4 yıl rektörlük yaptıktan sonra tekrar DEÜ Tıp Fakültesi öğretim üyeliğine dönmüş ve 2011 yılında yaş haddinden emekli olmuştur.

İdari Görevleri
1977-1979 yılları arasında Cumhuriyet Üniversitesi Patoloji Anabilim Dalı kurucu başkanı ve 1978 yılında Tıp Fakültesi Hastanesi başhekim vekili, 1979-1984 yıllarında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin Patoloji Anabilim Dalı kurucu başkanı, Türkiye Judo Federasyonu’nun Sağlık Kurulu Başkanı, 2006-2010 yılları arasında Mustafa Kemal Üniversitesi rektörü olarak görev yapmıştır.

9. sayıdan

Similar Posts

  • İçime Sen Yağıyorsun, Zeynep Mansuroğlu

    Karanlık gecelerdeYüreğime yıldız gibi ışıldayan,Ciğerlerime aldığımHer nefeste yine yeniden,İçime sen yağiyorsun.Kupkuru çöllerde,Susamış gönlümeSerap misali görünüpRuhuma işliyorsun.Gökyüzünde güneş olupÜşüyen bedenimiSarıp sarmalayipİçime sen yağiyorsun.Çıkmaz sokaklardaGölgem olup,Kuytu ormanlardaYolunu kaybeden,Denizlerin mavisindeKendini bulan,Göçmen kuşlar diyarında,Sıcacık topraklardaİçime sen yağıyorsunKorkularımın içindeTomurcuklanıp filizlenenGül olup açıverenSevdiğimle elimi tutupTir tir titreyenKanatlanıp uçacak yüreğimi,İlmek ilmek nakşedipİçime sen yağıyorsun 3. sayıdan

  • Kırık Ayna, Arda Eren Karasu

    Yalnızlığın soğuk kollarındaYaşarken sessiz odalardaSen gelince çözündü buzlarBahar oldu kışlarKalbim attı her görüşümde seniGözlerin hapsetti beniİşte o pazartesi topladım cesaretimi“Hoşlanıyorum” dedim kaybettim seniŞimdi her yer karanlıkYerlerde kırık aynalarSeni andırıyor hepsiSusmak, kapanmak istiyorum içimeAma unutmak istesem de seniKalbim hala senin gözlerinin hapisinde… 3. sayıdan

  • |

    Kayıp Yaşamlar, Sevgi Erol Öçal

    Bulutlar eski hatıraların kuşlarıGeçmişin rüzgarları karlı okyanus ıssızlığıSinyali sakıncalı çığlığı kıvrımlıYıldızların sessizliği o anlar Ah o sokaklar beyaza bürünmüş bir geçmişinBulutları cirit atan gökyüzündeKarga sesiyle çınlayanDüşünceli gecelerin loş ışığı Semavere od salınanİstigana gam salınanGıcırtısı köhne ahşapların sabahı başlattığıGüneşi eksik gökyüzüne uyanan rüzgarlı yürekler Kış tepelerin ardından soğuk rüzgarlar yollarkenAyrılıklar resmidir hayatBerrak sabah havasının özlemiyle terk…

  • Atatürk Sevgisi, Erhan izgi

    Atatürk’ü çocukluğumdan beri sevdim, ona karşı büyük bir saygı ve hayranlık duydum. Kitaplardan onun yaptıklarını okuyup öğrenmeye çalıştım. Onu tanıdıkça hayranlığım daha da artı. Söylev’i defalarca okudum. Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı konu alan kitapların birçoğunu alıp okuma gereği duydum. Modern Türkiye’nin doğuşunu anlatan yerli ve yabancıların yazdığı eserleri de okumaktan geri durmadım. Kazandığı savaşları ve yaptığı…

  • İÇİNDE BÜYÜYEN DÜNYA AĞRISI, Gülten Doğruyol İncesu

    Şarkılar duyulan yaraları kanatırKalpteki çarpıntıya sesteşRuhtaki çırpınışla eksik kalanBelki de özgürlüğe yol olan sevda… Söz, sözcüklerin dergâhında eğimlidirUçurum ağzında çiçek açsın diyeSabır, kendi sesinde yakılıncaDuvarın sana bakan yüzündeİnsan biraz acılarına,Biraz da sevinçlerine benziyor yaşadıkça. Saksıdaki kokular avlularda tuzlanırkenBir kırlangıç dengiyle yürüyorsunGökyüzüne bakarak…İçinde büyüyen dünya ağrısıEllerin titremiş temmuz sıcağı… İnsan ki en çok inandığı yerden kırılır…

  • |

    Hoşgörü, Gülümser Öğütçü Egüz

    Güneşin aydınlığında,Bir işaret hoşgörü.Bekler durur.“Kalplere sığınsa!”Oysa zor:Satranç taşında şah olmak,Mat etmek öfke yüklü insancıkları.Boğuluyoruz. Bu kirlenmiş atmosferde,Balıkçı oltası çeker durur,Öfke, hırs, yalan, gıybet, kin…Hoşgörü lambası sönük.Olsa ellerde çiçekler,Sevgi haykırsa.Rüzgar huzur dağıtsa,Başımızda hoşgörü bulutuYağmur olup yağsaİnsanlar insanca yaşasa. 5. sayıdan

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir