Kıymetli Şehrim, Özlem Yüncü
Habibi Neccar Camii anlatır tarihi—
bir dönem kilise, bir dönem cami…
Birliğe, beraberliğe açılan bir kapı,
Allah’a uzanan ortak bir yol.
Ezan, çan, hazan—
aynı gökyüzünde birleşir,
aynı kalpte çoğalır.
Işıklandırılmış en uzun caddede
geçmişin izleri,
bugünün aydınlığıyla buluşur.
Taşların dilinde tarih,
zamanın içinden geçerek
yaşar Kurtuluş Caddesi.
Asi Nehri akar güneyden kuzeye,
binlerce yılın tanığı gibi.
Her kıvrımında bir uygarlık,
her dalgasında bir halkın sesi…
Sessizce, bereketle
akar gider zaman.
İpek Yolu’nun izinde
bir duraktır Antakya—
tarihin nefesi,
her adımda yeni bir hikâye.
Medeniyetlerin iç içe geçtiği
kadim bir miras,
memleketim—
en gizemli, en otantik şehir.
Apollon’un ateşiyle yanar kalbim,
Defne’nin kaçışı
bir sonsuzluğa dönüşür.
Her adımda kaybolan aşk,
yeniden doğar
bu toprakta—
Defne düştü toprağa,
Antakya’ya
bereket düştü.
9. sayıdan