Kıymetli Şehrim, Özlem Yüncü

Habibi Neccar Camii anlatır tarihi—
bir dönem kilise, bir dönem cami…
Birliğe, beraberliğe açılan bir kapı,
Allah’a uzanan ortak bir yol.

Ezan, çan, hazan—
aynı gökyüzünde birleşir,
aynı kalpte çoğalır.

Işıklandırılmış en uzun caddede
geçmişin izleri,
bugünün aydınlığıyla buluşur.
Taşların dilinde tarih,
zamanın içinden geçerek
yaşar Kurtuluş Caddesi.

Asi Nehri akar güneyden kuzeye,
binlerce yılın tanığı gibi.
Her kıvrımında bir uygarlık,
her dalgasında bir halkın sesi…

Sessizce, bereketle
akar gider zaman.

İpek Yolu’nun izinde
bir duraktır Antakya—
tarihin nefesi,
her adımda yeni bir hikâye.

Medeniyetlerin iç içe geçtiği
kadim bir miras,
memleketim—
en gizemli, en otantik şehir.

Apollon’un ateşiyle yanar kalbim,
Defne’nin kaçışı
bir sonsuzluğa dönüşür.

Her adımda kaybolan aşk,
yeniden doğar
bu toprakta—

Defne düştü toprağa,
Antakya’ya
bereket düştü.

9. sayıdan

Similar Posts

  • GÜLÜŞÜNDE BAHAR, Ali Çağan Karasu

    Gözlerinde yıldızlar,Gökkuşağı dolmuş avuçlarına,Küçücük ellerinle dünyayı tutmuşsun,Ve hayallerinle boyamışsın maviyi. Bir çiçek gibi büyüyorsun,Rüzgarı dost, güneşi sırdaş bilerek.Kuşlar senin için şarkı söylüyor,Bulutlar oyun arkadaşın. Yağmurda dans ediyor ayakların,Toprağa can veren su gibi,Coşkuyla taşır yüreğin,Hayatı sımsıkı sarıyorsun. Her sabah yeniden uyanıyor dünya,Senin kahkahalarında filizlenerek.Kalbin bir orman, gökyüzü kadar geniş,Her yaprağında umut, her dalında yaşam. Ah, çocuk,Senin…

  • Kurt Kapanı, Mithat Çolak

    Annesini, çadırın önünde oturmuş, ağlarken buldu. Yüzü, her zamanki halinden daha soluktu. Yanına çömeldi. Güçlükle: Sessizce, iyice süzülüp zayıflamış oğluna baktı. Derin bir iç geçirdi. Toprak aynı toprak, gökyüzü aynı gökyüzüydü.Akdeniz binlerce yıldır Gazze’ nin kıyılarını kucakliyordu umarsızca.Hatta zeytin ağaçları bile aynı sayılırdı.Bu daracık coğrafyada tüm canlılar barış içinde, birbirini incitmeden yaşayıp gidiyordu. Sadece insan…

  • Yeniden, Asya Akkaya

    Nabzımın sokaklarında attığıEzeli bir aşktınYavan adımlarlaYollarında yürümeden önceHüzün kol geziyor Kurtuluş’ta şimdiBağrıyanık’taAğlıyor taşlarSessiz..Kayalar sökülmüş bağrından koca bir asrınHerod’un karanlığında sönmüş gibi yıldızlarDünyanın kalbi dar kendineAma söz sanaÇamurun zulmünde batakları tutmayacak gözlerimDirileceğizYeniden.. 3. sayıdan

  • BİR DEMET SOLMUŞ PAPATYA, Atahan Çakmakkaya

    Tanışmadım onunla hiçbir zamanNe adını biliyorum ne başta herhangi bir şey hakkındaSadece o alışmış sıradanlıklarımız içerisindeKanıksadığımız ancakVarlığı yokluk ile sınadığı zamanAni bir telaş ile farkına vardığımızVe aslında ne kadar da ihtiyacımız olduğumuzu onaTam da o korkulu şaşkınlık anı içerisindeFark ettiğimiz alışkanlıklarımız gibiSessiz bir tutku ile bağlı olduğumuzFark etmeksizin onuBen işte böyle hissediyorum şimdiYazarken ona dair…

  • |

    Eksik Esen Rüzgar, Acibe Sıkar

    Sesim duvarların taşlarına çarpıp yankılanırkenZamansız bir fısıltıya dönüştüm.Beni çağıran olmadıGözlerim başkalarının baharında üşüdü.Ellerim ekmeği bölerken aç kaldı.Gölgelerden süzülen ışığı toplayıp avucumda biriktirdim ,gün başkalarına doğarken .Adımlarım iz bırakmayan sessiz bir düş gibi süzüldü.Rüzgar başka yelkenlere esti ben eksik kaldım .Sözlerim sesimin yabancısıGözlerim aynalardan uzakKalemim sadık bir dostYazdıkça yeniden benVar oldukçaYol alan bir iz. 6. sayıdan

  • Venüs ve Adonis, Hacer Mutlu

    bir beyaz gecedilimde özgür sesler..çarmıhına tutunmuş öylece bekliyorumsıkılıyorum resimdeki çıplaklıklardan !gerçek çıplaklığımla ben ve yollar , durmadan yürüyorum.-ve hala huysuzum ben- unuturum.biliyorsun ki:sarmaşıklardır bi kadını solduran!saatlerce konuştuğun o cadde , geveze bulvarı üzerinde şimdi.nasıl oluyor da bi insan gülmez yüzlere , inan anlamıyorum !-ve hala susuyorum ben- sokağında cam şişeleri..dinliyorum adını ve yalnızlığını,ten yumağından ipliklerimi…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir