BİR DEMET SOLMUŞ PAPATYA, Atahan Çakmakkaya
Tanışmadım onunla hiçbir zaman
Ne adını biliyorum ne başta herhangi bir şey hakkında
Sadece o alışmış sıradanlıklarımız içerisinde
Kanıksadığımız ancak
Varlığı yokluk ile sınadığı zaman
Ani bir telaş ile farkına vardığımız
Ve aslında ne kadar da ihtiyacımız olduğumuzu ona
Tam da o korkulu şaşkınlık anı içerisinde
Fark ettiğimiz alışkanlıklarımız gibi
Sessiz bir tutku ile bağlı olduğumuz
Fark etmeksizin onu
Ben işte böyle hissediyorum şimdi
Yazarken ona dair olan bu küçük şiiri
Çünkü ben de tıpkı sizler gibi
Ne adını biliyorum onun
Ne de başka herhangi bir şey
Onun hakkında
Günlük hayatlarımızın
Sorumlulukları birer
Kum torbası gibi ağır ve çekilmez
Üstümüze üstümüze geldiği
Birer zorunluluk olarak bizler tarafından
Gereken katlanılması
Bitkinlik ile çerçevelenmiş iken yüzlerimiz
Eski ve kırık bir cam parçası ile
Belirverirdi o büyük ve sarı otobüsü ile
Sanki hiç beklemiyormuşçasına
Kalkış saatini taze bir heyecan ile
Sevir ve hızlı adımlar ile
Yönelirdik kapısına doğru
Zarif şoförümüzün egemenliği altındaki
Araca doğru kaçarcasına
Günün yorgunluk hissi olarak
İçimize çöken kıskacından bir tortu olarak
Ne birbirimize ne de ona bakardık
Ya da bendim sadece
Bakışlarımı kaçıran ondan
Kıskanç bir gence ait olan
Tıpkı bu şiirim gibi
Usul usul alırdık yerlerimizi
Perdenin kapanma anının yaklaştığını
Fark eden bir tiyatro seyircisi gibi
Nefesimizi tutardık adeta
Son perdenin açılması için
Kapanmasını beklerdik
Oyunumuzun bu perdesinin
Bir an önce sonlanması için
Sevdiklerimizin yanında
Ya da evlerimizde
Hayali ile aşkın
Lirik bir şarkıyı dinler gibi yalnız
Ama bu bir başka şirin konusu elbette
Dağıtmamalıyım duygularımı
Düşünerek kıymetli olanı
Kaybolduğu zaman
Bakışlarımızın alanından
Tamamlanırdı gün benim için
Adeta tamamlanmış gibi yolculuğum
Henüz başlamış olan
Yine fark ederdim
Her gün her an binerken
Sıradan davetinin aracına onun
Evet fark ederdim her ne kadar
Herhangi bir şey bilmediğimi söylemiş olsam da hakkında
Tanıyordum aslında onu
Seni tanığım gibi ey benim adsız okuyucum
Çünkü benim de yeteneğim budur işte
Çoğul bir ruha sahip olan ama
Tekmiş gibi bir algı bahşeden bizlere
O yumuşacık narı duyumsamak yani insan kalbini
İşte ben fark etmesem de fark ederdi
Hislerim onları bir demek papatyayı
Her gün taze canlı olan
Yenilene her gün gün doğumun umudu
Ilık sabah ışıkları güneşin
Hemen yanı başında duran bir demek papatyayı
Alışkanların doğası bu ya zannederiz
Her günün aynı olacağı
Bir önceki gün ile ama hınzır kader
Tasarımlar yapar bir günlük işlerimizi yaparken
Benim bu şiiri yazarken olduğu gibi tıpkı
Çünkü bir gün acı bir gerçek gibi
Belirdi ki karşımda
Zarif şoförümüz artık hizmet etmeyecekti bizlere
Günün son yolculuğunu tamamlarken
Ama kalmıştı geriye ondan
Her zaman durduğu yerde yine duruyordu
Bir demek papatya hatırlatırcasına sahibesini
Ama o yoktu ve solmuştu papatyalar
Birkaç gün daha eşlik edecek olan bizlere
Buruk bir sessizlikle yoksul
Bir demek solmuş papatya ve sonra
Görünmez olacaktı tamamen bizlere
Tanışmadım onunla hiçbir zaman
Ne adını biliyorum ne başta herhangi bir şey
Onun hakkında sadece bu şiir
Ona dair olan.
9. sayıdan