AKŞAM SEFALARI SOLARKEN, Hatice Eğilmez Kaya

eskimiş tahta bir kapı,
içeriden sürgülü;
çıngırağı uyur ölü kadınların
evlerinde!

tozlu topraklı yollardan
eylül geçiyor;
etekleri yırtık, ceplerinde binlerce yama…
masallardaki peri kızlarının bozuk paraları
çimene savrulmuş.

simsiyah bakışları var yorgun bir adamın
pabuçları uzun, önde!
peşince gölgesi sürükleniyor,
küçük adımlarla, ürkek ve telaşlı.

bazı çocuklar büyürken öldü,
bazılarında sayısız yara…
kimilerini umacılar çalmış,
kimi çocuk deli ormanlarda yitik…
ve ben hâlâ düşlerimde okşarım,
hiç tanışmadığım iyimser,
sevilmeye inanan,
ufacık yüzleri.

sonbahar buluttur en çok,
lacivert gökyüzü,
yerlerde sürüklenen sarı ve hasta eller,
kıymeti bilinmedik yaz günlerinin küskünlüğü…

anlamalıyız artık
evrenin kördüğüm olduğunu.
yerkürede sürüp giden kavgayı.
bitimsiz baharlar hiç gelmeyecek,
eflatuna boyamayacak antik şehrin nakkaşı,
gergefimizde işlediğimiz,
sarı solgun akşam sefalarını…

acımak biricik yaprağını sele kaptıran ağaç!

Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir