Anthony Shirley ve Üç Kardeşlerin Yolculuğu

Seyahat(name)lerdeki Antakya 9

Üç Kardeşler: Anthony, Robert ve Thomas Shirley’nin Antakya Anlatısı

İran, Rusya, Türkiye ve İspanya güzergâhlarında geçen maceralı bir anlatının içinde Antakya; yıkık surları, yol hikâyeleri ve abartılı Doğu tasvirleriyle görünür.

Kişiler Anthony, Robert ve Thomas Shirley
Temel Kaynak The Three Brothers, 1825
İlgili Eser Sir Anthony Sherley: His Relation of his Travels into Persia
Antakya Kaydı Kitabın 33. sayfasında Antakya anlatısı

Anthony Shirley ve Üç Kardeşlerin Yolculuğu

1565–1635 yılları arasında yaşamış İngiliz seyyah Anthony Shirley, İngiltere’de doğmuş ve İspanya’da hayatını kaybetmiştir. Gezi notları, 1613 yılında Sir Anthony Sherley: His Relation of his Travels into Persia adıyla yayımlanmıştır.

Bu yazıda yararlanılan asıl kaynak ise 1825 yılında Londra’da yayımlanan The Three Brothers; Or the Travels and Adventures of Sir Anthony Sherley, Sir Robert Sherley Sir Thomas Sherley: In Persia, Russia, Turkey, Spain, Etc adlı eserdir.

İran Merkezli Bir Macera, Antakya’ya Uzanır

Kitabın adından da anlaşılacağı üzere üç kardeşin asıl ilgi alanı İran’dır. Bernard Lewis’in aktardığına göre, Şah Abbas döneminde İran Osmanlı modeline göre yeni bir piyade ve topçu birliği kurmak isteyince Robert ve Anthony Shirley 1598 yılında İngiltere’den İran’a gelmiş ve uzun süre Şah’a yardım etmiştir.

Buna rağmen seyahat anlatısında yalnızca İran değil; Rusya, Türkiye, İspanya ve Akdeniz güzergâhları da yer alır. Antakya bu geniş coğrafya içinde kısa fakat dikkat çekici bir durak olarak karşımıza çıkar.

Yeniçeriler, Yol Güvenliği ve Oryantalist Abartılar

Anthony Shirley’nin kitabında dönemin Osmanlı düzenine ilişkin gözlemler ve yorumlar vardır. Sipahiler ve yeniçeriler hakkında bilgiler verir; yolculuk sırasında başlarından geçen olayları aktarır.

Antakya’ya iki buçuk gün mesafedeyken karşılaştıkları yeniçerilerin önce kendilerine dostça davrandığını, sonra tavırlarını değiştirerek mallarını istediklerini yazar. Bazılarının direndiğini, dayak yediğini fakat kendilerinin bir şey yapamadığını belirtir.

“Çünkü Türkiye’de şöyle bir kanun vardır. Şayet bir Hristiyan bir Müslümana vurursa ya Türk olmayı kabul edecektir ya da sağ kolunu kaybedecektir.”

Böyle bir kanunun gerçekten var olup olmadığı ayrı bir tartışma konusudur. Ancak bu cümle, seyyahın Osmanlı toplumunu anlamaktan çok kendi zihnindeki kalıplarla anlattığını gösterir. “Türkiye”, “Müslüman” ve “Türk” kavramları metinde birbirine karışır; sıkıntılardan 12 parça altın vererek kurtulduklarında ise aynı kişiler için bu kez “medenileşmemiş paganlar” ifadesini kullanır.

Girit, Kıbrıs, İskenderun ve Antakya

Grubun rotası Girit üzerinden Kıbrıs’a uzanır. “Kutsal Topraklar”ı görme arzusundaki Anthony Shirley’nin öncülüğünde küçük bir tekneyle İskenderun’a doğru yola çıkarlar. Anlatıya göre olumsuz hava koşulları nedeniyle ancak altı gün sonra aç ve susuz biçimde İskenderun’da karaya ayak basabilirler.

Antakya’ya geldiklerinde iki yeniçerinin yaşadığı bir yerde kalırlar. Macar kökenli bu iki yeniçeri aynı zamanda kardeştir. Seyyahlara iyi davranır, serbest dolaşma izni verir ve belalardan korunmaları için yanlarına bir adam katarlar.

İskenderun

Yolculuk anlatısında İskenderun, açlık, susuzluk ve zor hava koşullarından sonra ulaşılan ilk kara durağıdır.

Antakya

Anthony Shirley’ye göre Antakya bir tepenin kenarında yer alır ve büyük ölçüde yıkık, harap durumdadır.

Halep Yolu

Üç gün Antakya’da kalan kardeşler, ardından altı günlük bir yolculukla Halep’e hareket ederler.

Yıkık Bir Kent, Sağlam Kalan Surlar

Anthony Shirley’nin gördüğü Antakya, “bir tepenin kenarında konumlanmış” ve oldukça harap durumdaki bir kenttir. Ona göre şehirde sağlam kalan tek şey surlardır.

Türk egemenliğinde yaşayan Hristiyanlara ilişkin anlatısında da yine sorunlu ve genelleyici ifadeler bulunur. Hristiyanların mezarlarının üzerinde bir lamba yanması için her yıl vergi ödediklerini aktarır.

Mesafeler, Abartılar ve Okura Hikâye Sunma İsteği

Üç kardeşin anlatımlarından Antakya’da üç gün kaldıkları ve sonrasında Halep’e hareket ettikleri anlaşılır. Ancak mesafeler konusunda verdikleri süreler dikkat çekicidir.

Kıbrıs’tan İskenderun’a deniz yoluyla altı günde geldiklerini, İskenderun civarında olduğu anlaşılan bir yerden Antakya’ya iki buçuk günlük mesafe bulunduğunu, Antakya-Halep arasının ise altı gün sürdüğünü yazarlar.

Pek çok seyyah, “Orient” diye tanımladıkları coğrafyalarda gördüklerini abartma yoluna gitmiştir. Bunun en önemli nedenlerinden biri, döndükleri Avrupa’da bu bölgeler hakkında bilgisi az ama merakı yüksek bir okur kitlesine ilginç hikâyeler sunma isteğidir.
Kaynakça:
The Three Brothers; Or the Travels and Adventures of Sir Anthony Sherley, Sir Robert Sherley Sir Thomas Sherley: In Persia, Russia, Turkey, Spain, Etc, George Manwaring, Londra, 1825.
Bernard Lewis, Ortadoğu: İki Bin Yıllık Ortadoğu Tarihi, Arkadaş Yayınları, 5. Baskı.

Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir