Bahar, Nebihe Lena Karasu
Günler uzar
Çiçekler açar
Güneş ışığını saçar
Bahar gelince
Yağmur yağar
Şimşek çakar
Bulut şaka yapar
Bahar gelince
Kanımız kaynar ip top oynar çocuklar
Kuşlar uçar arılar vızıldar
Bahar gelince
- Sayıdan
Günler uzar
Çiçekler açar
Güneş ışığını saçar
Bahar gelince
Yağmur yağar
Şimşek çakar
Bulut şaka yapar
Bahar gelince
Kanımız kaynar ip top oynar çocuklar
Kuşlar uçar arılar vızıldar
Bahar gelince
“Tarihin izinde yürüyen ayaklar yorulmaz; çünkü o yürüyüş, zamana ve irfana dayanır.” 1803 yılı…Antakya’nın kanaat önderlerinden biri olan Şeyh Ali Zubarî, yanına aldığı birkaç hikmet sahibi dostuyla birlikte, halkının sesi olmak üzere zorlu bir yolculuğa çıkar. Tam 65 gün boyunca, dağlar aşar, ovalar geçer ve İstanbul’a ulaşır. Padişahın huzuruna çıkar, Antakya halkının dertlerini, umutlarını, taleplerini…
Kadim Antakya mutfağını yaşatan giz bir şifre içermektedir. Bu şifreyi içeren mutfak kültürü olmasa Antakya çoktan yok olurdu. Şifre bir gizi içeriyor doğru, bu giz bizi araştırmalara ve bizi bugüne taşıyan sebeplere ulaşmaya zorlayandır. İşte bu giz Sümerlerden günümüze kadar gelebilen ve beş bin yıldır yok olmayan mutfak kültürümüzü içeriyor. Antakya’nın var olmasının mayası mutfağımızdaki…
Her nefeste, bir yudum sevgi ile bütünleşen eller; hayatın tüm sıkıntılarını içine atan gönüller, her gece incinen yürekler, ağlayan gözler, kaybolan sevinçler, yitirilmiş güzellikler var bu yer kabuğunda.Masum insanlar acımasızca öldürülüyor, insanların hayatı tümüyle tehlikede; anneler, babalar, kardeşler, dostlar isyanda. Zavallı bedenler acı içinde kıvranıyor. Matemler büyüyor, anbean ölümler yaşanıyor ve insanlar durmadan ağlıyor. İçimizdeki…
6 Şubat 2023’te meydana gelen ve 11 ilimizi etkileyen depremler, yalnızca fiziksel bir yıkıma değil, aynı zamanda derin ve çok katmanlı bir toplumsal travmaya yol açmıştır. Maraş merkezli başlayan ve Hatay’da büyük bir yıkımla patlayan bu afet, klasik anlamda bir “doğal afet” olmanın çok ötesinde; ihmal, eşitsizlik, yönetişim sorunları ve yapısal kırılganlıkların açığa çıktığı tarihsel…
Ben bir çocuğum yaşamak istiyorumKorkusuz özgürce ve doyasıyaYollarda o coşkun Asi yatağındaÇöp değil rengarenk çiçekler arasında Bir yağmur yağdı sular taştı yineEvimiz kirlendi çöple çamurlu suylaOysa ben gökten düşen her damladaKorkmak değil çocukça sevinmek istiyorum Uykumdan sıçradım bu gece korkuylaO karanlık suların uğultusuylaBenimse her sabah güzel dünyayaGözlerimi umutla açmam gerek Güneşin ışıltısıyla parıldasın her yerPamuk…
Kızıl bir denizdeAkşam iniyor gözlerimeKısa uçuşlarındaKuşlar uyanıkGam taneleriEndişe kuyularıMakas altındaYetmiyor bilmekVe hatırlamakİçini soğutmadan hayataBir göz daha gibiBir kulakYanında taşımak gerekiyor yaşamıYaşamak.. 8. sayıdan