Blog

  • Hükmü, Ahmet Yılmaz Tuncer

    Gecenin hükmü kurulurkenSevda artığı o şehirlerdenHızlı ölümler yükselirdi gökyüzüneBiz yine bir Filistin Askısı’nda düşünürkenSevdanın yaman halleriniEylül yakalamış olurdu halimiziYapışmış halde ranzanın demirlerindenSabahın ıslak halininGelişini gözlerdim bedenimeİçimde bıraktığın sevda artığı sözlerinGelirdi başucumaVe ağlardım gökyüzüneYükselen ölümlerin ardından 3. sayıdan Yazarın Tüm Yazıları

  • insancıklar, bedriye korkankorkmaz

    batakhanelerde sızan sular gibihayatta karışan ve hayatları boyuncasessizliğe ve ıssızlığa sığınan insanlar tanıdımküfür ve ıstırapları servetleriydi gürültülü sokaklarda kayboluyorduduyulmayan anlam çığlıklarıtefecilerin ellerine düşmüştühayalleri ile çocukları kadınlarının müşteri bekledikleriköşe başları yangın yeriydiyanlarından geçenler hakaretleriniyüzlerine kusuyordu bayağı kişilerdi onlarhastaydı çocukları, sarhoştu gizlerisuçları ise inadına yaşamaktı hiçlik içinde haykırıyorlardıgerçekleri dünyayaitilip kalkılaninsancıklardı marazi gururlarıruhsal incelikleriacılarına layıktı gürültüsüz, patırtısız yaşıyorlardıinceliklerle…

  • ZÜRAFA BOYUNLU KIZ, Şehnaz İşeri

    Şükür kavuşturana sevgili bilgisayarım bugün sana anlatacağım masalımın kahramanı, Tayland’ın Burma sınırındaki Ban Mai Nai Soi Mülteci Kampının yanındaki köyde yaşayan on üç yaşındaki genç kız Mulo. Masalım günümüzden çok da eski olmayan bir zamanda geçiyor. Bir varmış bir yokmuş güneydoğu Asya’daki Burma adlı bir ülkede iç savaş çıkmış. Bu ülkede yaşayan Karen Kabilelerinden pek…

  • HAYKIRIYORUM UZAKLARA, Fevziye Aşkar

    İçimde fırtınalar kopuyorÖmrüm hızlı ve yorgunYüreğim alevlerde yanıyorHaykırışlarım dinmiyorGece gündüzYürüyorum yıkık, virane yollardaYürüyorum sönmüş umutsuzluğaHaykırıyorum uzaklara Derinlerdeki acı örselendiKör, dipsiz bir kuyudaNereye gittiğimi bilemedenZifiri karanlıkta hayalet gibiGüle,sümbüle, uçan bülbüleYitip giden güzelliğeHaykırıyorum uzaklara Körelmiş özlemlerimPaslandı tüm sevinçlerimGüneşin parıltısıAydınlatmıyor içimi.Uçsuz bucaksız, ağaçsızDikenli yollardaSimsiyah toz bulutu gibiSavrulup gidiyorum Nazım ‘ın, Sabahattin Ali’ninŞiirlerine dalsamBu kabuslar biter mi?Dermansız yaramaDerman olur…

  • Hafızanın Kırık Aynası, Sevim Yunus Habip

    Eski taşlar, yeni unutuşlar-Gittiğinde bir sokakKaldırım çizgileri nasıl tamamlanır? Silinmiş seslerin yankısı,Boğuldu duvarların ardında.Çözülemeyen bir denklem gibiEksik bilinmeyenlerle. Hafızanın çatlaklarından sızıyor, anılarKimliği belirsiz bir şehrinYeniden inşa edilen yüzündeTanıdık olmayan gölgelerle. Gitti çocukluğumuz,Bugünümüz, yarınımızKırık bir aynada,Yansımayan suretler gibi. Ve şimdi,Zamanı tersine katlasakGeri dönemeyecek hiçbir şey,Hatırlamak da bir harabe işi. 3. sayıdan

  • Kadın, Selma Sayar

    KADIN Yitip Gidenlere Saygıyla…Yirmi birinci yüzyıldayız ama kadına şiddet hala devam ediyor. Oysa kadın; estetiğin, güzelliğin adı, emeğin, doğurganlığın simgesi, ezilmişliğin, sömürünün, cinsel tabuların mağduru, gülüşün, ağlayışın, şaşkınlığın, mutsuzluğun, şiddetin öznesi, dostluğun, yoldaşlığın yol arkadaşı, samimiyetin, naifliğin, hoşgörünün, paylaşımın tacı…Uzayıp gider benzetmeler ve betimlemeler. Ne yazılsa eksik. Hal böyle olunca dünyayı erkekle tamamlayan kadına ne…

  • Yeniden, Asya Akkaya

    Nabzımın sokaklarında attığıEzeli bir aşktınYavan adımlarlaYollarında yürümeden önceHüzün kol geziyor Kurtuluş’ta şimdiBağrıyanık’taAğlıyor taşlarSessiz..Kayalar sökülmüş bağrından koca bir asrınHerod’un karanlığında sönmüş gibi yıldızlarDünyanın kalbi dar kendineAma söz sanaÇamurun zulmünde batakları tutmayacak gözlerimDirileceğizYeniden.. 3. sayıdan

  • İçime Sen Yağıyorsun, Zeynep Mansuroğlu

    Karanlık gecelerdeYüreğime yıldız gibi ışıldayan,Ciğerlerime aldığımHer nefeste yine yeniden,İçime sen yağiyorsun.Kupkuru çöllerde,Susamış gönlümeSerap misali görünüpRuhuma işliyorsun.Gökyüzünde güneş olupÜşüyen bedenimiSarıp sarmalayipİçime sen yağiyorsun.Çıkmaz sokaklardaGölgem olup,Kuytu ormanlardaYolunu kaybeden,Denizlerin mavisindeKendini bulan,Göçmen kuşlar diyarında,Sıcacık topraklardaİçime sen yağıyorsunKorkularımın içindeTomurcuklanıp filizlenenGül olup açıverenSevdiğimle elimi tutupTir tir titreyenKanatlanıp uçacak yüreğimi,İlmek ilmek nakşedipİçime sen yağıyorsun 3. sayıdan

  • İsyana Dağ Olurum, Mehmet Öksüz

    Adım adım ilerlerim insanların sırlı yüreklerineAğlarım çalan her şarkının melodisineDağların buzlu ovalarına duygularınaYürek kalemimi coşturup tek tek dökülürüm.Yaşarım hassas ruhların acılı duygularındaDile gelmeyen dertli şairin sessiz çığlıklarındaHikayenin türkünün ezginin asi sokaklarındaKalplerde sevgi bedenlerde fırtına estiririm… Ben hayatı tabiatı sevginin özünde anlatırkenİnsanlardaki sevgi asaletini kelimelere dökerkenYürek dilinin hırçınlığını kaleme hissettirirkenHayallerden kopup duygu denizinde kaybolurum… Az sözlerle…

  • Bİ’SERİ

    Okulun bahçesi ağaçlarla bezenmişti. Binamız yeniydi. Öncesinde, ayrı binada olan yatakhane son yılımda, dersliklerimizin üzerine taşınmıştı. Kız İlköğretmen Okulu yatılı öğrencileri olarak haftada bir ya da on beş günde bir öğretmenler eşliğinde hamama götürülüyorduk.Hamam günümüzdü. Görevli öğretmenimizle birlikte kırk kız hazırlanıp gidecektik.Bizi taşıyacak otobüsün gelmesi yakındı. Koridorda yankılanan sesle toparlandık.-Herkes hazırsa çıkalım, sıraya girin. Hadi…