Blog

  • Susmak, Acibe Sıkar

    Yüzünde belirince yılların izi çizgilerZamanın acımasızlığına takılır gözlerinSusarsın.Kulakların duymak istemez her sözüSusarsın.Dilinin altına sığınan sözcüklerGün yüzü görmek istemezSusarsın.Gözlerin sevince ayarlı olsa daİki kaşının arasına pusu kurar acılarSusarsın.Yaşadıkların takılır aklınaSuya çarpan kağıt gibi parçalanır içinSusarsın.Yüreğin daralırAteşin düştüğü yeri yaktığına inanırsınSusarsın…İçine attıkların birikirTaş gibi ağırlaşır hayatYitirir tılsımını sözcüklerSusarsın… 3. sayıdan

  • İncir Ağacı, Mithat Çolak

    Ben bir incir ağacıyım. Kadim bir kentin kadim ağaçlarından. Yüzyıl önce düştüm toprak ananın rahmine. Köklerimin bir ucu Asi ’ye, bir ucu Habib-i Neccar’a uzanır. Antakya’nın ortasında mütevazı bir evin avlusundaydım oysa. Köklerimden su değil binlerce yıllık tarih süzülerek gövdeme ulaşıp, besler beni.Çocuklar oynardı dallarımın altında. Ne çok severdim seslerini, dallarımdaki kuş cıvıltıları gibi. En…

  • Venüs ve Adonis, Hacer Mutlu

    bir beyaz gecedilimde özgür sesler..çarmıhına tutunmuş öylece bekliyorumsıkılıyorum resimdeki çıplaklıklardan !gerçek çıplaklığımla ben ve yollar , durmadan yürüyorum.-ve hala huysuzum ben- unuturum.biliyorsun ki:sarmaşıklardır bi kadını solduran!saatlerce konuştuğun o cadde , geveze bulvarı üzerinde şimdi.nasıl oluyor da bi insan gülmez yüzlere , inan anlamıyorum !-ve hala susuyorum ben- sokağında cam şişeleri..dinliyorum adını ve yalnızlığını,ten yumağından ipliklerimi…

  • ANTAKYA ALEVİLERİNİNVAZGEÇİLMEZ HAYIR YEMEĞİ HIRİSİ, Duran Yaşar

    Hırisi, Anadolu’nun birçok yerinde, herise, herüse, hirise, hirisi gibi değişik söyleyiş biçimleriyle adlandırılmaktadır. Tırakya ve İçanadolu’da pişirilen benzer yemeğe “keşkek” adı verilir. Hatay yöresinde keşkek sözcüğü kullanılmaz. Türkçe sözlükte, “İyice dövülmüş et ve buğdayla yapılan bir yemek” olarak tanımlansa da dövülerek kabuğu çıkarılmış buğdaya da keşkek denmektedir. Hatay yöresinde, dövülerek kabuğu çıkarılmış buğdaya dövme adı…

  • Gördünüz mü, Suna Su

    Gördünüz mü.?Gökyüzünde ki renk cümbüşünüÇocuk neşesinin yansıması bu . Duydunuz mu?Yurdumun her yanını saran bu cıvıltıyi ..Doğudan batıyaKuzeyden güneye.. İşte ! Geliyorlar,Eşsiz kahraman her biri ..Yaşam müziğinin farklı tınısı her biri ..Kendi hakikatlerinin yolcusu her biri .. Aç onlara yüreğini,Sarmala küçük bedenlerini,Dindir güvenli sıcak yuva hasretini.. İşte şimdiÇiçek toplama yarısındaDaha hızlı koşuyorlar güneşe..Hepsi yaşamlarını bir…

  • Ant, Bahri Loş

    1Sana ne zaman güzel sözcükler biriktirsemÖnce dünya tozuna bulanıyor ellerimGülümsediğinde yüzün masal ülkesine dönüyorOysa ben gözlerimdeki hüznü tahttan indiremedim2Kuşları sevdikÇimenleri, börtü böceğiGökyüzüne bakışımıza düşman kesildilerTanrımızı ele geçirmek istediler3Tartıya koyduk acılarıİntikam diye öne atıldı süngülerÇocuk yüzlü bir sözcük büktü boynumuzuSevgiyi kuşandık indik sokaklaraAnt içtik yeryüzünü aşkla sulamaya 3. sayıdan Yazarın Tüm Yazıları

  • İSTERSENİZ KAMERA GÖRÜNTÜLERİNE BAKIN!, Yonca Yaşar

    Bırakın beni! Hastanede kalmak istemiyorum. Çözün ellerimi. Çözün diyorum. Yusuf da bağladı ellerimi. Kaçamadım! Kaçamadımmmm! Yine böyle sabaha karşı eve geldiği gece. yine sarhoştu. Boşanmam dedi, Yusuf. -Yusuf artık yok, kızım!, diye seslendi kolunu tutan yaşlı kadın. Başını iki yana sallayarak görevliye mahçup bir bakış fırlattı -Yalvardım, yalvardım… Bırakın beni.. Göz yaşlarına hakim olamadı yaşlı…

  • AKŞAM SEFALARI SOLARKEN, Hatice Eğilmez Kaya

    eskimiş tahta bir kapı,içeriden sürgülü;çıngırağı uyur ölü kadınlarınevlerinde! tozlu topraklı yollardaneylül geçiyor;etekleri yırtık, ceplerinde binlerce yama…masallardaki peri kızlarının bozuk paralarıçimene savrulmuş. simsiyah bakışları var yorgun bir adamınpabuçları uzun, önde!peşince gölgesi sürükleniyor,küçük adımlarla, ürkek ve telaşlı. bazı çocuklar büyürken öldü,bazılarında sayısız yara…kimilerini umacılar çalmış,kimi çocuk deli ormanlarda yitik…ve ben hâlâ düşlerimde okşarım,hiç tanışmadığım iyimser,sevilmeye inanan,ufacık yüzleri….

  • ANTAKYA’DA İPEKÇİLİK, Mine Erbek Gökbuket

    1900 yılların ANTAKYASI Ermeni, Rum, Arap Süryaniler ve çeşitli Türk boylarının yerleşkesi bir yer özelliğindedir… Süriye ile sınırdaş olduğu için Arapça Türkçe az da olsa Ermenice dil kullanılan önemli bir tekstil ticareti merkezi olup İklim bakımında bol rüzgarlı kışın sert yazın sıcak bir bölgedir… İnsanları çok çalışkan tutkulu ve rekabetçi. Azınlıkla rarası işbirliği ve sagın…

  • (ORADAYDIM II) YAŞAMAK İÇİN HATIRLA!, Neval Oğan Balkız

    Sürek avındaydı zamanKime baksam, yokŞimdi ve gelecek arasında kalmış an’lara tutsak kaldıkGeçmiş, yokHafıza ördüm kendime başıma bulutBakışlarıma yuva olsun diyeGözlerimle gezintiye çıkarım her sabahYeşiller , maviler, sarılar arasındaYolculukta kaybederim yeniden bulduklarımıYeniden bulup, kaybetmek içinElim uzanmaz pencere pervazınaGeçmez ayaklarım kapılardanYaşam kırımlarının yitik parçalarıFısıldar dururlarHıçkırıklarını duyarım, iç çekişleriniYarılan toprağın kustuğu ölüm gecesindeKaybettiği i varlığını aramaktadırTamamlamak için kendiniAyrıksı…