ENGEBELİ DÜZLÜK

gördüm sisli bir dağ yolunda

yürüdüğü patika
bağlamada bir tel
adımının her notasında
hükümetlerin saltanatını türkülerin yıktığı

dudakları öpülmemiş sözcükler tapınağı

yatırmış ateşi örse
örselediği dumanla örülen ki bir bulut olup da göğe
ilave yol güz düzlüğü
rüzgarların uğuldadığı

uzağıyla yakını dolaşık birbirine

durgun sulara yol verdiği parmak uçlarında
bir şüphe taşırdı
taşardı arkını tanrıya gecikmeli her dua
sesli harflerin azınlığa düştüğü bir dilde

geçti hayatının geri kalanını çıplak ayakla

engebeli bir bakışı vardı
dört mevsiminden biri üçüne kuzey
ötesi bir hiçliğin İç Anadolu’su
kadim kayalıkların kadehinde şavkıyordu Ay

Murat Yazıcı

Similar Posts

  • ANTAKYA’DAKİ KÜLTÜR VARLIKLARININ DEPREM SONRASI ONARILMASI ÜZERİNE ÖNERİLER

    ANTAKYA’DAKİ KÜLTÜR VARLIKLARININ DEPREM SONRASI ONARILMASI ÜZERİNE ÖNERİLER Antakya çevresinde ilk yerleşim tarihi MÖ 4000’lere dayanmakta olup, o dönemlerde Bereketli Hilal’de önemli bir coğrafi konuma sahip ve bu nedenle birçok medeniyetin etkileşime girerek farklı mekânsal deneyimlerin iç içe geçtiği bir yerleşim olma özelliğini bulundurmaktadır. Evliya Çelebi’ye göre Antakya kuruluş itibarıyla İstanbul’dan yaşlı bir yerleşimdir. Kent…

  • Çocukluğu

    Kalbi sızladı, yüreği kanadı.Uzaklara bakarken uzaklara.Bırakıp gittiği, toprağı evi.Anımsadı eskiye dair çocukluğunu.Mutluluğunun Zirve yaptığı,Farkında olmadığı sevincini.O masum saf çocukluğu.Sokak aralarında, okul yolunda.Mahallenin çocuklarıyla,Neler neler oynayıp, haylazlık yapmıştı.İçinden derin derin ah çekti.Menfaat gözetmeden paylaşılan.Ekmek, komşunun bahçesinden,Koparılan meyveler.Top sektirme, ebelemece.Gece vakitlerine kadar sokakta,Koşturmalar, eğlenmeler.Evine çıkılan dik yokuşun,Alnında boncuk terleri.Bacadan çıkan dumanın.Sıcak sımsıcak yuvanın,Sevgisini taşıyordu bulutlara.Beyaz badanalı dört…

  • Gençliğim

    Eski gökyüzü bulutsu damlalardaBeyaz aydınlık gizli derin kuyudaParlak çiğ şafak öğütülmüş ufuktaPeşindeyimsönmeyen yıldızlarınKalbim Güneş bahar gözlerimAcı tutmaz yüreğimSaçlarım tütün dumanlıKokusu çay buğusuYakar türküler boğazıTatları acı buruk kekremsiSürgün tetikçisi ey hayatGülüşümde çocuk yanımÇığlıklarımda kuşları rüzgarınTutuşur yalnızlığı kuytularınÇivit mavisi yıllarınsoğuk bacalarında Gençliğim saklı

  • ZAMANDA YOLCULUK: ANTAKYA

    I.Hırçın bir ırmakta buldum düşlerimi,Zamanın ve tarihin ötesinden akan.Mermer sütunlarında tenimin ılık izi…Saraylarında taş avluların, yüzümü sürdüm.Tyche, Silpius Dağı’ndan gülümsedi,Hani diz çöktürmüştü Orontes’e, kudretli ve Asi. II.Ey eğilmez başlara taç olan defnem, zeytinim!Gördüm: Agoralardan krallar geçiyordu,Asmalardan üzüm topluyordu stola giysili kızlar.Eğildim, toprak künklerinden bir su içtim.O kadim şehir, ihtişamla dünyaya gülümsüyordu. III.Arenalarda aslanlarla ben dövüştüm,Kan…

  • DÜŞLERİM YORGUN

    Gönlüm bir pervane,Döner durur içimde.Aşkının özlemi kor olur,Kavrulur gizimde.Başım dertle dolar,Kabarır sel olur usulca.Yüreğimin direği sarsılır,Acıdan acıya gizlice. Savrulur sevda düşlerim, biryaprak gibiRüzgarın koynunda.Duygular inler saçlarımda, beklerIssız gecelerde .Yaş iner gözlerime,Kirpikler ıslanır acıylaSevgim ayazda üşür,Seni bekler gizlice … Nöbet tutar düşlerim,Geceler ağlar zemheride .Hislerim paslanır ,Acılar kabuk bağlar gönlümde.Köz olur ciğerparem,Kül suskun ben suskun. Ey!…

  • Akdeniz’in Emaneti

    Kelimeler yorulur da bazen, taşlar yorulmazmış.Bunu bana Akdeniz’in o mağrur rüzgârı söyledi.Dediler ki, bir nehir varmış buralarda, adı Asi,Kendi yatağına sığmaz, rüzgâra karşı akarmış.İşte öyle bir şey bir şehri kalbinde taşımak…Biz bu çağın o yaralı gecesinden geçip gelen gençleriz,Yüreğimizde taşırız yıkık duvarların sızısını.Gözlerimizle görmedik belki o eski neşeli meydanları.Biz ezbere biliriz, o dar sokakları, avluları…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir