Gel Diyemem, Hatice Eğilmez Kaya

sarışın bir kedinin yitikliğidir hüzün.
hüzün arayıp da bulamamak saçlarındaki ay ışığını.
sokaklar bu sabah tenha.
gökyüzünü arşınlar yorgun ayakları sonsuzluğun.
bir kadın anılarını toparlar masadan.
bütün sözler o en uzak adada esir.
antik şehirler yangın yeri…

temmuzun ortasında
sular deltalarına kururken
gökyüzünde asılı dolunay.
dünya karamsar, dünya öfkeli
deli ormanlarda kanatları tutuşmuş
tuti kuşları…

semender ateşin içinde
içi dışı ağlamaklı;
bir kanadı kızıl, öteki kara.
küllerini savurur aşkın.
kim bilir hangi yıldız kümesinden,
hangi nebula’ya sitemsiz…

gel diyemem,
gün batımı, eflatun renkli
bir masal ülkesinden duyulur sesin.
binbir gece’nin ılık nefesidir
her gülümseyiş, her ikram bu gece.

az sonra kapanacak
çiçekli perdeleri evimizin.
soframızda dinlenmiş şarap
beklemeler.

bakırdan tasta,
haykırışın gizlenir,
bileklerin prangalı ve isyankar.
ırmak gibi, dere gibi çağıldar zaman.
akıp gider ellerimden uzun parmaklarına nakkaşın.
nakkaş belki de en eski söylence…

6. sayıdan

Similar Posts

  • Ayağı Kırık Bir Masa, Ahmet Yılmaz Tuncer

    Ayağı kırık bir masayaAnlam yükleme telâşıylaGeçti ömür kaldık hep bir masanınGözlerinde gelmedi açmak pencereninPerdesini gelmedi aklımızaAçıp pencereyi sokakta oynayan çocuklaraBakmak hiç gelmedi aklımızaCamdan içeri kaçan topu patlatmakAklımız hep ayağı kırık masadaydıZamanın hüznünü atamadıkGelseydik yine eskisi gibiGöz göze seninle gelmezdiMasa aklımaBak kapı çalınıyor açmaGelen bir çocukturTopumuz kaçtı diyecekAçma sakın topları bile olmasaSokak şu an için onlaraDaha…

  • Hükmü, Ahmet Yılmaz Tuncer

    Gecenin hükmü kurulurkenSevda artığı o şehirlerdenHızlı ölümler yükselirdi gökyüzüneBiz yine bir Filistin Askısı’nda düşünürkenSevdanın yaman halleriniEylül yakalamış olurdu halimiziYapışmış halde ranzanın demirlerindenSabahın ıslak halininGelişini gözlerdim bedenimeİçimde bıraktığın sevda artığı sözlerinGelirdi başucumaVe ağlardım gökyüzüneYükselen ölümlerin ardından 3. sayıdan Yazarın Tüm Yazıları

  • Sumud Tek Umut, Edip Kadıoğlu

    Filistin,Gazze’de küçük melek Jamal…Ekmekler elinde eve on adım kalmıştı.Füzeler yağdı Jamal’a,Ekmekler elinde,Kendisi yerde…Anlık;bir evine, bir ekmeğe baktı…Sımsıkı tutmuştu ekmekleri,Bir kaç adımla eve girecekti.Geceden aç kalan ailesiyleÇorba içeceklerdi.Sadece bir an acı duydu,Rüyadaymış gibi bir bulanıklık gördü…Ve Jamal tekrar melek oldu.Çorbayı hazırlayan anne,Tüm aile üzerine ev çöktü.Bombardıman,Enkaz, gürültü, toz, duman her taraf…kapıdan gelecek ekmeği anımsayamadılar bile…Mahalle, şehir…

  • Yörük Kızı, Duran yaşar

    Haber saati. Çiçeği burnunda bir haberci. Yirmi, yirmi beş yaşlarında var yok. Olay yerinde canlı yayın yapıyor. Olayın geçtiği bir köy evini gösteriyor. “Karşıdaki metruk evi görüyorsunuz sayın seyirciler. İki kuzenin günlerce kapalı tutulduğu ev.” diyor. Haberin gerisini dinle(ye)miyorum. Gencecik, Cumhuriyet çocuğu… “Metruk” ve “kuzen.” Biri Arapça, diğeri Fransızca iki sözcük. Ne acıdır ki, “kuzen”…

  • İskenderun Şehrine Elveda, Vecihe Akdoğan

    Hicran ile çırpınan kalbimin dermanı sendinAcılarla dolan gönlüme şifa verirdinÖterdi dalgaların Hış… Hış…Ne bu coşuş ve fışkırış?Kalbimin dinmez bir sesiydiYeisimin inleyen nefesiydi Baharın Cennet’i kışın bir hazanHülyalarla doluydum her fırsatta her zamanAyrılıyorum senden hasretime yanKopuyor içimden dertli bir figan Öterdi dalgaların Hış… Hış…Ne bu coşuş ve fışkırış?Kalbimin dinmez bir sesiydiYeisimin inleyen nefesiydi Denizle ufkuna hayran…

  • Haiku’lar, Özlem Uzun

    Sırra erenlerKendine dönenler yaİçte hazine Gün batarkenLeyli benden geçerkenKadehim özlem Gece kokusuHanımelinden başlarİğde öpüşler Kuş tüyü yastıkGece uykular ağırZifir karanlık Yaz damlar tuzluKumdan kaleler yüksekYudumlar buzlu Ey aşk ehli nurdanDeste güller nardanLatif ruhlardan SırlayacaklarToprağın koynuna yaÇiğdemler örtü Turnanın göçüDolunayın misk şavkıVurur yüzüne Toprağa düşenDeğil sadece bedenÇınar yaprağı Çolpan yıldızıAşıklar pusulasıKopkoyu gece Saklı bahçedenÖrtüsüne bürünürNuru ayan…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir