Gel Diyemem, Nilüfer Uçar

yaprak dökse her yanım bir damla iyilik kalır bende
kuyuya düşen ay parçası, aklımın sevabı, bölünmeyen hecem
beyin fırtınam kesişsin yolumuz değsin parmak uçlarımız
uzansan değer başın arşa destanlar yazdığın yere
turnadağ’ım, dil anahtarım, taşı delen damlam
çavdar ekmeğim, ışığın baharım olur bir bilsen
iyimser meleğim

dudakla yürek arası serin kanlı yolcu
zaman örgüsünü örer, söz bata çıka yol alır
sesimin gizli öznesi çırpındıkça kanatlanan sevincim
bir kalmışlık içindeyim şenlik ateşinde Pollyanna’m

sabahın iliklerinden bulduğum oğlum, kızım, sevgi denizim
yokluğun intiharım, koynumda büyüttüğüm inci tanesi
zamanın dar aralığında sızan ışık
çöz kör düğümü iyilik olsun kavgamız

       incinmiş acıları imleyen iyimser yanım
            sen ki, dilimin acar kızı, kirpiğime tutunan gözyaşım
                sevgimle kundaklarım seni 
                     bilir misin; toprağın su, yüreğin iyilik hasretini 
                          savrulup gitmeden buruşuk güz yaprağı gibi
                               ölüm kuşkusu düşmesin yüreğe, gel karlar kraliçem 

sevgiyle büyüttüm tek bir imgene dokunmadan
bir çözümü olmalı dedim, bileğime nakışladım ömürlük adını
hakikat ve güzellik cennetim olur, susuzluğuna adadım kendimi
cömert nehirler ol, ak iyimserlik deltama
ah! hayatımı özgür kıl ruh şahikam

6. sayıdan

Similar Posts

  • (ORADAYDIM II) YAŞAMAK İÇİN HATIRLA!, Neval Oğan Balkız

    Sürek avındaydı zamanKime baksam, yokŞimdi ve gelecek arasında kalmış an’lara tutsak kaldıkGeçmiş, yokHafıza ördüm kendime başıma bulutBakışlarıma yuva olsun diyeGözlerimle gezintiye çıkarım her sabahYeşiller , maviler, sarılar arasındaYolculukta kaybederim yeniden bulduklarımıYeniden bulup, kaybetmek içinElim uzanmaz pencere pervazınaGeçmez ayaklarım kapılardanYaşam kırımlarının yitik parçalarıFısıldar dururlarHıçkırıklarını duyarım, iç çekişleriniYarılan toprağın kustuğu ölüm gecesindeKaybettiği i varlığını aramaktadırTamamlamak için kendiniAyrıksı…

  • Kapı, Meral Kutluğ

    Gözlerini açtı. Hiçbir şey göremiyor gibiydi; elleriyle ovuşturdu, göz kapakları sarkık ve buruşuktu. Hava henüz aydınlanmamıştı. Başucundaki komodinin üzerinde, ilaç kutularının yanında duran, kalın camlı gözlüğü taktı. Zorlukla doğrulup bacaklarını aşağıya sarkıttı. Ayakları iri ve sıskaydı. Parmakları uzun ve çirkin görünüyordu. Eskiden de böyle miydi acaba? diye geçirdi aklından. Bu çirkin ayakları görmemek için mümkün…

  • Düş, Bahri Loş

    Sularımın sınırlarıyla baş başa kalacaktımKüçük bir ağacın altına oturacaktımGöğe bakacaktımSerin bir rüzgar esecektiBen çayımı içecektimÖnümden çocuklar geçecektiMasumluk büyütecektimİçimde bir kadın yeryüzünü ışığa bezeyecektiBir kış gelecekti sıcak, tok veDemirin ucu bükülmüşKıyılar şehri yaralarından öpecektiBir güneş doğacaktıKaranlık bir daha dirilmemek üzere ölecekti 4. sayıdan

  • Kafes, Arif Berberoğlu

    Her yüz bir kayıp ilanı başka bir yüzdemimozalar açmış karşı bahçede ne yazarkirli bir paçavra gerili üstümüze, gök niyetineçürüme inmiş temel demirlerine kadarpaslı ve karanlık bir kafes her pencerebir bodrum katına sıkışmış yaşıyoruzçırpınıyoruz lağım suları içinde Ve fareler, hayatlarından memnunkimi çocuk odasında, şişmiş kitapların üzerindekimi tuşlarında gezinmekte piyanonunfareler, dişlek ve açgözlerimize gözlerimize saldırmaktalargirip çıkmaktalar kıvrımlarına…

  • Serin Bir Yer, Acibe Sıkar

    bazı kelimelerağır gelir insanabazıları içinkalbin tam ortasına otururve orada dinlenirbu satırlaryük taşımak için değilbırakmak için yazıliçinburada bir serinlik vargölge gibi değilferahlık gibigüneşin yakmadığıama aydınlattığı bir yergözlerini kapatve aceleyi bırakşimdi hiçbir yereyetişmen gerekmiyorzamansana dokunmadanakıyornefesinuzun zamandıİliilk kezkendine yer buluyorbu bir boşluk değilbir açıklıkoradan giriyoriyileşmeunutmakher şeyi silmek değildirbazı şeylersilinmezamaağırlığını bırakırhatıralarcan yakmayı unuturumut iseyüksek sesli bir söz değildiroiçinden tamamdiyebildiğinilk…

  • GÜLÜŞÜN RENGİ, Arif Berberoğlu

    Gülüştür insanın gönül şifresiYüreği havalandıran ses‘İnsan gülen hayvandır’ demiştiGözyaşları içinde Aristoteles. Gülüşün de renkleri var elbetteRenklerince otların böceklerin:Yetmez yaralarını örtmeyeRenksizdir mutsuz adamın gülüşü örneğinYılan tıslaması insana kıyanınkiGülücüğü şeftali çiçeği bebeklerinDemir parmaklığın gülüşü olmazAma taş da gülümser duvarlarında mutlu bir evinKurşundur namussuzun sırıtmasıGülüşü karadır, yanık ekin tarlasıdır aç çocuklarınKan gülmez, ateş ve gül soyundandır gülüşüSeven kadının….

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir