Sessiz Çığlık, Defne Can
Gökyüzü susar,
Rüzgar dinler,
Kalbimde bir yankı
Derin izler.
Söylenmeyen söz,
Duyulmayan ses,
Belki de en büyük çığlık bu,
Bilmezler..
9. sayıdan
Gökyüzü susar,
Rüzgar dinler,
Kalbimde bir yankı
Derin izler.
Söylenmeyen söz,
Duyulmayan ses,
Belki de en büyük çığlık bu,
Bilmezler..
9. sayıdan
Ben bir incir ağacıyım. Kadim bir kentin kadim ağaçlarından. Yüzyıl önce düştüm toprak ananın rahmine. Köklerimin bir ucu Asi ’ye, bir ucu Habib-i Neccar’a uzanır. Antakya’nın ortasında mütevazı bir evin avlusundaydım oysa. Köklerimden su değil binlerce yıllık tarih süzülerek gövdeme ulaşıp, besler beni.Çocuklar oynardı dallarımın altında. Ne çok severdim seslerini, dallarımdaki kuş cıvıltıları gibi. En…
KANAYAN TOPRAK: GAZZEBir Halkın Sessiz Çığlığına Dair “Bir çocuğun ölümü, bütün insanlığın ölümü değil midir?”— Hz. AliGazze…Artık yalnızca bir coğrafya adı değildir.O, yeryüzünün vicdanına düşen kara bir lekedir;Çünkü iki yıldır orada, insanlık öldürülüyor.Yaklaşık 70 bin Filistinli—kadın, erkek, çocuk—enkazın altında ya da açlığın sessiz kuyularında can verdi.Hastaneler bombalandı, okullar yıkıldı, camiler ve kiliseler kül oldu.Bir kent,…
kimseler bilmesin kanadığınıbir evin. biteceğimi sandılar dainsanın kötülüğü kadar olduğunu mesela kaşımı çatsam, üstüme yürürhayat. kucağına atıldım dünyanın amapişman olunmamış günahım daha dilindeki kötü sözcükleri de götür giderkenzaten adım yoktu son duraktaritmi kaçsın istemem aynaların hangi sözcük daha ağır ve ıslakyol erinin yola dökülen hatıra defterinde benzer mi yüzün biriktirdiğin yalnızlığaörter mi geceyi masallarayak izi,…
Anlamsız kalır şu beş günlük ömrüm,Gelmeden seninle göz göze.Yükseliyor göğe yavaşça gönlüm,Konuşurken seninle yüz yüze. Ne yapsan, kalbime hep bir zulüm,Eriyor ettiğin her bir söze.Gelsin alsın beni şu kasvetli ölüm,Kalbim dönsün koca bir güze. Bu kalbin karanlığı ebedidir,Ama senin tek bakışın bitirir.Işıklar yanar ansızın içimde,Bıraktın beni şimdi şuracıkta. Kalbim kaldı bomboş, açıkta,Kitleyemiyorum,Anahtarı unuttum gönlünde. (*)…
Baba Asaf Asfuroğlu ve birkaç giimciyle başlayan bir yolculuk. Antakya Cumhuriyet dönemi Cam sanatının canlanmasının başlangıç olmuş. Amcaları Ali ve Ferit Asfuroğlu babaya destek vermiş ve Ali amca Paşabahçe fabrikalarında bir sure çalıştıktan sonra Antakya’ya dönerek usta-ögrenci işletmeci kimliği ile cam üreti¬minde efsane olmuşlar. Baba Asfuroğlu üretilen camları kamyonu ile Anadolu’nun bir çok şehrinde sata¬rak…