Dünyayla

Dünyayla kafama vurdular
Senin olmadığın zamanlardı
Çocuk yüzlerinden ışığı çalarlarken yakaladım
Bir okyanus içimde parçalandı

Kınına girmiş gibi tüm silahlar
Sütliman gibiyken her şey
İnsanları bir ekmeğin buharında asarlarken gördüm

Dünyayla kafama vurdular
Günün ilk ışığını zincirleyip götürüyorlardı
Buğday taneleri mavi bir urgana sarılı
Altın bir çağ durmadan zulüm doğuruyordu

Kandan ırmaklar içinde bir uygarlık büyüyordu
O kanlı kökleriyle göğüme uzuyordu

Sesim,
İçimde yırtılan bir suskunlukla boğuyordu beni

Senin olmadığın zamanlardı
Bir dünya gelip kapıma kondu
O dünyayla kafama vurdular
O dünyayla içimi oydular

Bahri Loş

Similar Posts

  • ANTAKYALI BİR ADAMA

    “İlk yenilikçi şairimiz Mahmut KURU’nun aziz anısına” 1927 yılında Ulu Cami mahallesindeBir ramazan günü doğmuş,Antakyanın dar sokaklarına açılmayanEvlerin avlularında yürümeye başlamış,Annesinin eteğini tutupTaş köprüden geçmişKapıcı Kümbetinde köşe-köşe oynamış. Gittiği ilkokulundaTürkçe, Arapça, Fransızca okumuş,Güzel havalarda öğretmenleriyleSen-Piyer Mağarasının oralardaKilise önüne kırlara çıkmış. Fransız’a başkaldırı yıllarındaYaşına bakmadan mitinglere katılmış,Halk evinde, Gençsporda, İnce sazda hayranBakakalmış; Asırlar öncesi su kemeri…

  • Samandağ Kitap Fuarı

    Değerli okurlar merhaba.8 – 16 Ağustos tarihleri arasında düzenlenen 6. Samandağı Kitap Fuarını ziyaret etme fırsatını buldum, bu fuarın Samandağı’nda düzenlenmesi, zaten çok kültürlü bir şehir olan Hatay’ın bir ilçesinde olması, kültürel hayata önemli bir katkı sağlamaktadır. Fuar boyunca standları ziyaret eden kitap severler, hem birbirinden değerli kitaplarla ve yazarlar ile tanışma fırsatı bulmuş oluyor….

  • ZAMANDA YOLCULUK: ANTAKYA

    I.Hırçın bir ırmakta buldum düşlerimi,Zamanın ve tarihin ötesinden akan.Mermer sütunlarında tenimin ılık izi…Saraylarında taş avluların, yüzümü sürdüm.Tyche, Silpius Dağı’ndan gülümsedi,Hani diz çöktürmüştü Orontes’e, kudretli ve Asi. II.Ey eğilmez başlara taç olan defnem, zeytinim!Gördüm: Agoralardan krallar geçiyordu,Asmalardan üzüm topluyordu stola giysili kızlar.Eğildim, toprak künklerinden bir su içtim.O kadim şehir, ihtişamla dünyaya gülümsüyordu. III.Arenalarda aslanlarla ben dövüştüm,Kan…

  • ANTAKYA’DAKİ KÜLTÜR VARLIKLARININ DEPREM SONRASI ONARILMASI ÜZERİNE ÖNERİLER

    ANTAKYA’DAKİ KÜLTÜR VARLIKLARININ DEPREM SONRASI ONARILMASI ÜZERİNE ÖNERİLER Antakya çevresinde ilk yerleşim tarihi MÖ 4000’lere dayanmakta olup, o dönemlerde Bereketli Hilal’de önemli bir coğrafi konuma sahip ve bu nedenle birçok medeniyetin etkileşime girerek farklı mekânsal deneyimlerin iç içe geçtiği bir yerleşim olma özelliğini bulundurmaktadır. Evliya Çelebi’ye göre Antakya kuruluş itibarıyla İstanbul’dan yaşlı bir yerleşimdir. Kent…

  • Işığını Arayan Ses

    Susma küçüğüm.Anlat hikâyeni.Sabahın ince ipliğinedeğsin sesin. Uyan.Geceadını çoktan bırakmışkaranlığın kıyısına. Ay,kırık yerlerineışık değil,sabır sürüyor. Kuşlar,henüz kimsenin adını koymadığıbir sabahıkanatlarında taşıyor. Biliyorum,bazı yaralarsessiz büyür. Bazı yollarayaklardan önceruha varır. Kim bilir…Belki de dönüş,bir yere varmak değil; Uzun zamandıriçinde bekleyensessizliği tanımaktır. Ve bir gün,İçindeki sessizlik çözüldüğünde,Bütün yollar sana çıkar.

  • DÜŞLERİM YORGUN

    Gönlüm bir pervane,Döner durur içimde.Aşkının özlemi kor olur,Kavrulur gizimde.Başım dertle dolar,Kabarır sel olur usulca.Yüreğimin direği sarsılır,Acıdan acıya gizlice. Savrulur sevda düşlerim, biryaprak gibiRüzgarın koynunda.Duygular inler saçlarımda, beklerIssız gecelerde .Yaş iner gözlerime,Kirpikler ıslanır acıylaSevgim ayazda üşür,Seni bekler gizlice … Nöbet tutar düşlerim,Geceler ağlar zemheride .Hislerim paslanır ,Acılar kabuk bağlar gönlümde.Köz olur ciğerparem,Kül suskun ben suskun. Ey!…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir