Gölgesi Zamanda Saklı, Neval Ogan Balkız

Oradaydım…
Yitik bir hafızadır zaman,
Dolaşır sokaklarda soluksuz.
Ayak izlerinde arar yaşanmışlığı,
gölgesini kaybeden derviş.

Görmek için geleceği, geçmişe bakıyorum
kör bir baykuşun gözlerinde.
Kokusunu arar rüzgar,
Sahibini eskitmiş ayakkabıların unutulduğu taş avlularda,
çığlık çığlığa dökülür karanlık,
ölü gözleridir pencereler.
Dönüşü yok terk etmelerin fırlatıldığı kapılar,
kapalıdır ardına kadar.

Simsiyah bir yağmur yıkar durmadan
üst üste yan yana uzanan ölüleri,
toprak ıslanmaz, çok dilli dualarla kutsar kendini.
Zeytin ağaçlarında yuva yapmış arap bülbüllerin figanıdır artık,
ve denktir tüm ağıtlara,
hiçbir suyla yunmaz suçların doğurduğu acılar.
Oradaydım.

Ey Antiochia…
Söylemedik daha tüm mıvvellerini senin,
biz ki senin yaseminlerinden ve zakkumlarından yaratıldık.
Khresis’in tuttuğu tepsideki anahtarlara tutunduk
ve geldik kıyametten.
Gözlerini aç, şafağı sıyır, sabahlardan al.
Eksik kalmış söz kesiğinden sızan kanı sil,
defne ve reyhan kokularını sürün.
Bahardır çünkü gelen,
çiceğin ağzında…

(Mıvvel: Arapça ağıt, hüzünlü uzun hava)

  1. Sayıdan

Similar Posts

  • Sancı Veysel Çolak

    Bugün hiç uyumadın, yine düşündünsözcüklerin kanamalı, sancılı ve uyumsuz,kayboldun işte, bekleme bulunmayıarayanın yok, anımsa vurulduğun mitingiduyulmamıştı meydanda kalan sesin. Günler geçti, bir süre konuşuldunsenin için güzel şeyler düşünenler de oldusevdiğini söyledi biri durup dururkenbir soru olarak kalacak hayatındasen ise çok sevmiştinöldü dediler gördükleri yüzünden. Rüyalarına girecek bazı gecelergöreceksin onu kitaplarını karıştırırkendeğiştirmiş masa örtüsünü deanılarını toplayıp…

  • |

    ŞİİRİN GÖĞÜNDE ANADOLU: ARİF COŞKUN’UN TOPLUMSAL DUYARLIK COĞRAFYASI, Canan Sanlı

    “Ben bir taze ormanım/ İhtiyarlığım dibimde/ Daha çok budayacaklar/ Ama tükenir miyim” Arif Coşkun, Türk edebiyatında özellikle şiir alanında yer alan değerli şairlerimizden biridir. 1 Mart 1928 tarihinde Hatay’ın Antakya ilçesinde doğmuştur. Lise öğrenimini tamamlayamamış, ortaokul son sınıfta okulunu bırakmak zorunda kalmıştır.Bir süre memur olarak çalışmış, bu işi uzun yıllar sürdürmüştür. 1969 yılında İstanbul’a taşınmıştır….

  • İncir Ağacı, Mithat Çolak

    Ben bir incir ağacıyım. Kadim bir kentin kadim ağaçlarından. Yüzyıl önce düştüm toprak ananın rahmine. Köklerimin bir ucu Asi ’ye, bir ucu Habib-i Neccar’a uzanır. Antakya’nın ortasında mütevazı bir evin avlusundaydım oysa. Köklerimden su değil binlerce yıllık tarih süzülerek gövdeme ulaşıp, besler beni.Çocuklar oynardı dallarımın altında. Ne çok severdim seslerini, dallarımdaki kuş cıvıltıları gibi. En…

  • UMUT EKEN KADIN, Fevziye Aşkar

    Umut eken kadın,Şiirin en derin toprağına,Sessizce tohum bırakan.Suskunluğun çağınıGeride bırak,Ağır ağır açan umut çiçeğine bak,Direnişin zafer bayrağını,Dik durunuşunla göğeVaran sensin.Kızıl Saçlarında mücadelenin umut meşalesini yakan Yeryüzü, sabrının selamını taşır.Acıyı koynundaBüyüten,Tarlada, fabrikada, sokakta gericiliğeKarşı yükselen o SessizÇığlık sensin. Dağların ardından gelen kekik kokuluSevdanAşkın en yalın haliYarenliğin en vefalı yüzü,Damarlarında dolaşanGecede yıldızları kaldırır.Ak sütünle dostluğu helal edenKaranlığı…

  • |

    Göz Göze Gelmek, Sevim Yunus Habip

    Duvarın dibinde üç gölge‘’Amin’’‘’Amen’’Ve sessizlikBelki en derin dua budur Sesleri karıştırır bir çocuk‘’Merha…selam…shalom…’’Tebessüm düşer aralarına Taşlar bile alışmışEzanla çan,Karışıyor aynı havaya Ekmek uzatır bir kadınHamur değilGönül yoğurmuştur Açılır pencerelerIç içe geçer evlerEğilir bir yabancı camdanYavaşlar biraz dünya Anlamadığın bir yüzAnlatabilir sana seniÇekindiğin o anBelki kalbinin ilk sözcüğüdür. Öteki,Bir başkası değilSenin başka bir halin HoşgörüAnlatmaktan çok…

  • ÇİÇEK UYKUSU, Murat Boğurucu

    Koyu sohbetlerde nesli tükenen adamlara yazılmış şiirler okunuyorSokağın ışıksız gölgesinde susları duyulacak eğer biraz daha ağlarsa kadınlar.Akşamın kalbinde gün biter kuşlar çekilir bacaları mor çatılara.Sığınaklarını su basar kiracıların; yalnız kalan ağacın çürür meyveleri,Ucuz rüyaların erken saati düşer toprağa. Soyut iklimler biriktirir pencerelerSabah duasında, ütüsüz giyilir aydınlık.Okul sıralarında yarım kalan masalların tınısı var hâlâ.Hâlâ sıvası yapılmamış…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir