Soyadım, Ada Çaparoğlu

Ben küçüğüm
Hayallerimse büyük.
Tuttum kardeşimi elinden,
Soyadımızı değiştirelim mi ? Dedim.
Evet ,dedi
Sen düşün,
Ben de düşüneyim.
En sevdiğim renk
Pembe.
Peki, senin sevdiğin renk hangisi
Yeşil dedi kardeşim
Bundan sonra,
Benim soyadım pembe,
Kardeşimin soyadı yeşil oldu

Similar Posts

  • KUŞ OLSAM, Zeynep Mansuroğlu

    Göklerde kuş olsam,Uçup gitsem .Tanımadığım diyarlaraHer mevsimÖzgürce uçabilmekEngellenmeden gidebilmekHayattaki yasaklar olmadanÖzgürce açabilmekKonacağım yerlereGidebilmenin rahatlığınıMutluluğun tadına varmakEsaretin, zulmün olmadığıSonsuz diyarlaraÖzgürce uçabilmekSavaşların, kötülüklerinGörülmediği topraklaraKimsenin kimseyeŞiddet uygulamadığıSevgilerin, mutluluklarınDiyarlarına varmakUmutlarımı yitirmedenHayattaki güzellikleriYaşayabilme umuduylaUçabilmek özgürce 4. sayıdan

  • Portre, Canan Sanlı

    Neredeyim, ne düşünüyorum?Her şey olup bitiyor yenidenYeniden,yeni başlangıçlarlaSürekli yer değiştiriyor evren. Kahırbela, “geliyorum” demez;Ansızın geliverir işteSardunyaları sularkenBir kahve içimi sohbetteKapını çalar,paldır küldür dalar içeri. Yaşamın kıyısında ilerliyorÇözülmeyi bekleyen bulmacalarKocaman kentin damarlarındaKan ve ölüm, dikenli bulutlar…Filistin, cehennemin ortasında yanıyor. Kana susamış zebanilerinÇocuk, kadın görmüyor gözleriDaralan ufuklarda kayboluyor uzayÇözülen her bulmacada kalp ağrısı;Yaşayan, yaşatan eksiliyor kanlı hücrede….

  • ÖZGÜRLÜĞE ADIM, Acibe Sıkar

    Geçmişe bakmadan yürüdümŞehrin duvarları geride kaldı.Taşlara kazıdığım suskunluğu,Beni esir eden duvarları,Gölgeleri bir bir düşürdüm.Beni tutan sesleri duymadım.Geri dönmemi bekleyen ,Gözlere bakmadım.Kucağımda taşıdığım yüzleri,Toplum,korkular,emirler…KamburlaşanYüklerimi bıraktım.Ve ilk kez hafifledim.Bugün kendim için adım attımKendi ışığımla, kendi yoluma,Korkusuzca yürüyorum.Rüzgar gibi savrulmuyorum artıkBen kendim fırtına oldumÖzgürlüğe, yarınlarıma.İlk kez gerçekten, 4. sayıdan

  • Taş Olsa Çatlar, Zehra Öztürk

    Dingin bir dağın eteğindenNasırlı bir çift el çıkardı.Kesti, yonttu, cilaladı.Getirdi kalabalığın, cümbüşün içine.Eminönü, Mısır Çarşısı arası,Bir sokak ötede çiçek pazarı.Sokak arasından sızanDeniz havası olmasa,Orta yerinden çatlardı.Zor alıştı,Ne topuklar geldi geçti.Ne hayatlar aktı.Kimi oturup saatlerce ağladı.Kimi zilzurna sarhoş,Üstünde sabahladı.Kaç sokak kavgasınınSessiz şahidi.Parfüm kokulu topuklar,Vazgeçemediği sevgilisi.İşçinin, emekçinin sadık bekçisi.En yakın sırdaşıKöşedeki dilenci.Çıkmaz sokağın demirbaşı,Alelade bir kaldırım taşı.Gecenin…

  • Savaş Çocuğu, Nebihe Karasu

    Ah, şu atlaslar, şu haritalarKim çizdi bu soğuk sınırları?Kırmızı, mavi…Dünya dar geldi, yetmedi toprağı. Gözlerinde ağır bir bulut,Yaşlar katre katreİçine akıyor sessizce.Vuslat erişilmez o çizginin ötesinde,Virane kalmış yuvası,Yurdu paramparça bir hayal. Güneş arar ince bir hüzme,Ama karşısında kara dehlizler.Ardında kan, barut kokusu,Önünde derin bir bilinmezlik.Gökyüzü bile yıldızlarını saklamış,Gece karanlık, umut uzak…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir