MÜPTELANIN MÜPTELASI, Cemal Karsavran

kara bulutların içinden
şimşekti çakan
sesindi bir nefeslik
doludizgin yağan
boşalıp silip attığım
geçmişten kalan ne varsa

an seninle yaşadığımdır
bir nefesin ömürdür
yıllara meydan okuyan
sultan süleyman’dan hediye
sunusu dile düğümlenen ferda
uzun geceler kadar

ayçiçeği açan gözlerinde gözlerim
kelimeler tükensin dilin söylemesin
susuşunla kalayım
nefes nefese izlenen
uzun metrajlı film gibi
müptelanım müptelan

3. sayıdan

Similar Posts

  • Kederle Boyanmış, Gülten Doğruyol İncesu

    Yağmur duasını beklemeSürgün edilmiş çok zamandır güller yerden göğe.Ağlamak doyurmuyor yağmalanmış toprağıGörüp öylece bakmakla yeşermeyecek emeğimiz.Gül-e(ke)cekse yer-yüzümüzHangi vakitlerde yeşerecek ağzımızdaki gülüş. Dünyanın karanlık biçimidir hüzünÖlümün koynunda yatan kız çocuklarını düşün.Morlukları saklanmayan kadınlarıKolu kırılmış kalbi kurumuş nehirleri…Kölelik kaderimiz değildir bizimDüşümüz değil bu kederle boyanmış hayatlar… Göç mevsimi değil bu karartıNerede bu güvercinlerHangi beyazlığın avlusunda uyuyor?Şu uçurumlar…

  • Tanıksın Yeryüzü, Hasan Çapik

    yürek teknesindeneler yoğurmadımtanıksın yeryüzü bilinmezliğindebir yolculukmuş yaşamne bir formül ne bir harita vardığın yer, başlangıç!bir başınasın herkes kadarmatruşka öyküler diyarında hazır mıydı öykülerbir tanrının belleğindesenin için yazılmış sanmıyorum! ki yazıizini sürer olanlarındaldırıp düş deryasına “yaralı ve yayvan yürümektedir yaşam “ *tuttum dikenleri arsız ve pek bol gövdesindenkoklamak için bir gülü, bir gülü binbir hazla çünkü…

  • Gölgesi Zamanda Saklı, Neval Ogan Balkız

    Oradaydım…Yitik bir hafızadır zaman,Dolaşır sokaklarda soluksuz.Ayak izlerinde arar yaşanmışlığı,gölgesini kaybeden derviş. Görmek için geleceği, geçmişe bakıyorumkör bir baykuşun gözlerinde.Kokusunu arar rüzgar,Sahibini eskitmiş ayakkabıların unutulduğu taş avlularda,çığlık çığlığa dökülür karanlık,ölü gözleridir pencereler.Dönüşü yok terk etmelerin fırlatıldığı kapılar,kapalıdır ardına kadar. Simsiyah bir yağmur yıkar durmadanüst üste yan yana uzanan ölüleri,toprak ıslanmaz, çok dilli dualarla kutsar kendini.Zeytin ağaçlarında…

  • Hayalet Sandal, Arzu Kök

    Sıkı sıcak sarılışlarınızKopmaz bağlara dolanmış kollarınızYetmez sentetik kelimelerleÇözülmeyen bir ardı olur ufkun.Bu ne kımıldanışlardır, denizinSaklı soğuk koylarında dururDuruk bakış yalın yalnızlıkYalımda arar yakalanmışlıkDudak bükümlerinde çekilir içiniz.Tayfları derinde gizleyen gözİncidir denizciye,Sır aynalar gösterenYakamoz derisi duyumsatanDenizciye ezgidir, SizsizBir ufuk önünde çözülür.Kalkış sırrı kumullardırSessiz bir şey bakınca dipteKımıl kımıl, hani akışkanYapışkan bir canlıO kayıverir iç bulantlarında…Sıkı sıcak sarılışlarınızda…

  • 6 ŞUBAT ANTAKYA’NIN HAFIZASI VE UMUDU, Nebihe Karasu

    Dünya, var oluşundan bu yana sayısız felakete tanıklık etti. Depremler, toprak kaymaları, seller… Doğa, kimi zaman insanın hem yurdunu hem de canını sınayan ağır imtihanlar sundu. Bu felaketler yalnızca maddi yıkımlara değil, insanın ruhunda derin yaralara da yol açtı. Ve her seferinde insan, hayatta kalmak için yeniden ayağa kalkmanın yollarını aradı. Antakya, bu kadim coğrafyanın…

  • SESSİZ SESSİZ AĞLAR, Fevziye Aşkar

    Kadın, Sessizce çalışırGecesini gündüzüne katık eder.Yaralanır kalbi, yarası sarılmaz.Eşine, çocuklarınaKul köle olur.Harcanır, sineye çekerKaranlıklar adınıÇığlık çığlığa, feryat eder.Yokluğa sabırlıdır.Lime limedir ciğeriVolkan olur, lav olur savrulurAç yatar, ağıtlar yakarHayatı ile öder, öldürülürSessiz sessiz ölür.Kadın yağmur yağdırırRahmet verir, taşa toprağaDünyayı taşır, beynindeTomurcuk olur, sevgi sararAvucunda yeşerir yaşamDüşleri yeşildir, her zamanKadın çalışır, çalışırKilim dokur gibi .Çile çile dert…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir