Bir Gün Barış, Zeynep Mansuroğlu

(Tüm yeryüzü çocuklarına umutla)

Bir gün, mavi güvercinler inecek suskun çatılara,
kanatlarında mektuplar – mühürsüz, silahsız, sıcacık.
Bir çiçek, dikenini bırakıp saracak düşmanı bile.
Toprak, savaş çizmelerinin izini silecek usulca,
ölümün değil ekmeğin izini takip edecek çocuklar.
Her dilde barış, bir şarkı gibi söylenecek sofralarda.
Sınırlar birer çizgi olmaktan çıkacak;
eller haritalardan önce birleşecek havada.
Yüreğini açıkta unutanlar çoğalacak yeniden.
Kurşun sesine değil, rüzgârla savrulan yaprağa kulak verilecek.
Dağlar, sadece gölge yapacak sevdalara.
Silahlar paslanacak, isimleri unutulacak bir masalda.
Gökkuşağı, aynı anda yedi milletten çocukla geçecek köprüden.
Barış, bir göçmen kuş gibi gelecek:
ve kimse “nerelisin?” diye sormayacak.

Nebihe Karasu
Antakya, 1 Mayıs 2025

4. sayıdan

Similar Posts

  • Bir Doğum Öfkesi, Nede Hocaoğlu

    Sahi! Ben ölü doğdum diye yaşamadın mı? Adsız yerlerde doğdum.Toprağım yok!Hikayem yok!Pörsümüş memelerden oluk oluk umutsuzluk emdim.Her damla da emdiğim sütlerin boşluğuna çekildim. Ben ki ölü doğdum!Yedinci çığlıkta ben doğdum.İş işten diller evimden geçti.Toprağı yok mezarımın. Fildişi mermer yollarımdaki sırtları ezberledim.Bahsedilen kırılgan hat üzerinde yürüdüm.Diz yaralarıma su serptim,İyileşmeyen yaraları da heybeme yükledim. Zemheri çığlıklarda doğumları…

  • GÜLÜŞÜN RENGİ, Arif Berberoğlu

    Gülüştür insanın gönül şifresiYüreği havalandıran ses‘İnsan gülen hayvandır’ demiştiGözyaşları içinde Aristoteles. Gülüşün de renkleri var elbetteRenklerince otların böceklerin:Yetmez yaralarını örtmeyeRenksizdir mutsuz adamın gülüşü örneğinYılan tıslaması insana kıyanınkiGülücüğü şeftali çiçeği bebeklerinDemir parmaklığın gülüşü olmazAma taş da gülümser duvarlarında mutlu bir evinKurşundur namussuzun sırıtmasıGülüşü karadır, yanık ekin tarlasıdır aç çocuklarınKan gülmez, ateş ve gül soyundandır gülüşüSeven kadının….

  • Giden Gitmiş Nasılsa, İbrahim Tığ

    kimseler bilmesin kanadığınıbir evin. biteceğimi sandılar dainsanın kötülüğü kadar olduğunu mesela kaşımı çatsam, üstüme yürürhayat. kucağına atıldım dünyanın amapişman olunmamış günahım daha dilindeki kötü sözcükleri de götür giderkenzaten adım yoktu son duraktaritmi kaçsın istemem aynaların hangi sözcük daha ağır ve ıslakyol erinin yola dökülen hatıra defterinde benzer mi yüzün biriktirdiğin yalnızlığaörter mi geceyi masallarayak izi,…

  • AŞKIN GÜZÜ, Arda Eren Karasu

    Anlamsız kalır şu beş günlük ömrüm,Gelmeden seninle göz göze.Yükseliyor göğe yavaşça gönlüm,Konuşurken seninle yüz yüze. Ne yapsan, kalbime hep bir zulüm,Eriyor ettiğin her bir söze.Gelsin alsın beni şu kasvetli ölüm,Kalbim dönsün koca bir güze. Bu kalbin karanlığı ebedidir,Ama senin tek bakışın bitirir.Işıklar yanar ansızın içimde,Bıraktın beni şimdi şuracıkta. Kalbim kaldı bomboş, açıkta,Kitleyemiyorum,Anahtarı unuttum gönlünde. (*)…

  • Ecmed, Zeynep Mansuroğlu

    Üşüyordu narin bedeni,Elleri tir tir titriyordu.Gözleri annesini aradı,Yıkıntıların arasında yalnızdı.Daha dün gibi, evi vardı,Annesi, babası, kardeşleri,Aynı sofrada soba başında,Mutlu bir yuvası vardı.Komşu çocuklarıyla top koşturup,Seksek oynadığı sokaklarSavaş alanına dönmüştü.Anne, baba, ölmüş.Kardeşler dağılmıştı.Ecmed bomba seslerinden,Çok ama çok korkardı.Yalnız kalınca daha da korkar oldu.Günlerdir aç, sussuzdu.Yorgun, harap bitap düşmüştü.Yemek dağıtılan kampa ulaştı,Geç kaldığı için yemek kalmamıştı.İzdihamda yere…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir