|

Aşk ve Ateş, Cemal Karsavran

sardı benliğimi ateş çemberi
çırılçıplak
temmuzun on beşi
kavrulur toprak
yanar alev alev çatır çıtır

sarı başaklar
suya hasret toprak çatlak
umutsuz yarınlar uçurum
kızıl alevler altın sarısı
kızgınlığı turuncu

ve ateş kan kırmızı
çatlar dudaklarım
yangınlardayım
gölgen dolanır başımda
çember çember

aşk yakar içerden
ateşle dans eden yürek
döne döne alev alev
döner başım
yangınlarla

islenmemiş anason sarhoşluğu
her alevle Akdeniz lodosu yalar tenimi
titrek mum alevi serin sıcak
dans eder başımda
aşk ve ateş

Similar Posts

  • Hayalet Sandal, Arzu Kök

    Sıkı sıcak sarılışlarınızKopmaz bağlara dolanmış kollarınızYetmez sentetik kelimelerleÇözülmeyen bir ardı olur ufkun.Bu ne kımıldanışlardır, denizinSaklı soğuk koylarında dururDuruk bakış yalın yalnızlıkYalımda arar yakalanmışlıkDudak bükümlerinde çekilir içiniz.Tayfları derinde gizleyen gözİncidir denizciye,Sır aynalar gösterenYakamoz derisi duyumsatanDenizciye ezgidir, SizsizBir ufuk önünde çözülür.Kalkış sırrı kumullardırSessiz bir şey bakınca dipteKımıl kımıl, hani akışkanYapışkan bir canlıO kayıverir iç bulantlarında…Sıkı sıcak sarılışlarınızda…

  • Kül Kokulu Aksanımla, Murat Boğurucu

    Böyle kedersiz, inançla doldurulmuş bir ağızlaKül kokulu aksanımla öpemedim sıcak yağmurunu memleketimin.Çöl oluyor bütün kentler kuruyor ağzımdaki sevinçSusunca yüzümü içimde bir damla su kalmaz. Yazıyı öğrendiğim defterimdi hamal gibi taşıdığım hayal reçetesiGençliğimin neşesi jiletlenmiş kavgalı bir okul çıkışında,Sosyolojik ıstıraplarla bütlerine kaldığım a-kıllı hocalar,Bağırdığım her yokuştur şimdi burda içimde durmakta. Aşkın cam kenarına oysa hiç oturmadım,Ölümün…

  • İncir Ağacı, Mithat Çolak

    Ben bir incir ağacıyım. Kadim bir kentin kadim ağaçlarından. Yüzyıl önce düştüm toprak ananın rahmine. Köklerimin bir ucu Asi ’ye, bir ucu Habib-i Neccar’a uzanır. Antakya’nın ortasında mütevazı bir evin avlusundaydım oysa. Köklerimden su değil binlerce yıllık tarih süzülerek gövdeme ulaşıp, besler beni.Çocuklar oynardı dallarımın altında. Ne çok severdim seslerini, dallarımdaki kuş cıvıltıları gibi. En…

  • Antakya, Günay Güner

    Kentler çocukluk, yeniyetmelik, yetişkinlik. Çimilen suları, yağmurla kokan toprağı, hortuma dönüşen tozu, bulutu… Algı, soyutlama çağındaysan bütünleşirsin tarihiyle kentin. Artık ne kent sensiz, ne sen kentsiz olabilirsiniz.Antakya sıradışı, üstün, bilge insanlar yurdu. Ne yazdığımın ayrımındayım, genelleme değil bu sözüm. Gerçek. Nasıl oluştuğu ayrı konu bu toplumun.Antakya’nın tinsel kazıbilimcisi saydığım Kâmil Akdoğan’ın belirlediği gibi, Romalı ozan…

  • |

    BULUTLARI ISIRMAK, Ayaz Sarsıl

    Ben bir çocuğum yaşamak istiyorumKorkusuz özgürce ve doyasıyaYollarda o coşkun Asi yatağındaÇöp değil rengarenk çiçekler arasında Bir yağmur yağdı sular taştı yineEvimiz kirlendi çöple çamurlu suylaOysa ben gökten düşen her damladaKorkmak değil çocukça sevinmek istiyorum Uykumdan sıçradım bu gece korkuylaO karanlık suların uğultusuylaBenimse her sabah güzel dünyayaGözlerimi umutla açmam gerek Güneşin ışıltısıyla parıldasın her yerPamuk…

  • “HATAY’A ÇETE REİSİ OLACAĞIM”

    ATTİLA İLHAN 100 YAŞINDASaygıyla Anıyoruz HATAY’A ÇETE REİSİ OLACAĞIM 1936 kışında, Fransızca La Tribüne des Nations gazetesinde çıkan bir yazıdan şu satırları tüyleriniz ürpermeden okuyabilecek misiniz bakalım: Kemalistler kendi işlerine yabancıların müdahalesini katiyyen kabul etmiyorlar, fakat Türkiye arazisinin bir sömürge değil, kelimenin gerçek manası ile içinde yeni bir ulusun yetişmeye başladığı bir yurt olduğunu anlayabilenlere…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir