Haiku’lar, Özlem Uzun

Sırra erenler
Kendine dönenler ya
İçte hazine

Gün batarken
Leyli benden geçerken
Kadehim özlem

Gece kokusu
Hanımelinden başlar
İğde öpüşler

Kuş tüyü yastık
Gece uykular ağır
Zifir karanlık

Yaz damlar tuzlu
Kumdan kaleler yüksek
Yudumlar buzlu

Ey aşk ehli nurdan
Deste güller nardan
Latif ruhlardan

Sırlayacaklar
Toprağın koynuna ya
Çiğdemler örtü

Turnanın göçü
Dolunayın misk şavkı
Vurur yüzüne

Toprağa düşen
Değil sadece beden
Çınar yaprağı

Çolpan yıldızı
Aşıklar pusulası
Kopkoyu gece

Saklı bahçeden
Örtüsüne bürünür
Nuru ayan

Yedi kat gökte
Yedi kat yerde makam
Ortada Adem

Göz bebeğinde
Kainat devrederken
Uyku bürümüş

Bir hoyrat çıkar
Aşığın sazına eş
Karanlık ışır

Bir sır gibidir
Boynunun kıvrımı ya
Bir de gamzeler

Güneş kursudur
Hitit’in altın tacı
Bozkır erenleri

Neşet’in yanık
Kavruk sesine talip
Abdal tezene

Uykusuza lal
Aşığa sonsuz gece
Hançer derinde

Mühürlü eşik
Erenler niyaz ile
Geçiş ve demde

Arzın kalbinde
Yedi kat derinlerde
Sırdan saraylar

6. sayıdan

Similar Posts

  • Barışın Kuyumcuları, Kamil Akdoğan

    Doğrulama gibi bir şansım olmadı ama bulabildiğim bir kaynak Antakyalı şair Arif Coşkun’un doğum günü olduğunu yazıyordu 1 Mart için. Barışa en çok ihtiyaç duyduğumuz zamanlarda Barışın Kuyumcuları’nı hatırlatmak istedim ben de. Kitabına da adını veren o müthiş şiirinde “barışın kuyumcularına taş yüklemiş kara tren” diyerek ne kadar da zor olduğunu anlatıyordu barışın… Şöyle bir…

  • Bir Gün Barış, Zeynep Mansuroğlu

    (Tüm yeryüzü çocuklarına umutla) Bir gün, mavi güvercinler inecek suskun çatılara,kanatlarında mektuplar – mühürsüz, silahsız, sıcacık.Bir çiçek, dikenini bırakıp saracak düşmanı bile.Toprak, savaş çizmelerinin izini silecek usulca,ölümün değil ekmeğin izini takip edecek çocuklar.Her dilde barış, bir şarkı gibi söylenecek sofralarda.Sınırlar birer çizgi olmaktan çıkacak;eller haritalardan önce birleşecek havada.Yüreğini açıkta unutanlar çoğalacak yeniden.Kurşun sesine değil, rüzgârla…

  • Bir Doğum Öfkesi, Nede Hocaoğlu

    Sahi! Ben ölü doğdum diye yaşamadın mı? Adsız yerlerde doğdum.Toprağım yok!Hikayem yok!Pörsümüş memelerden oluk oluk umutsuzluk emdim.Her damla da emdiğim sütlerin boşluğuna çekildim. Ben ki ölü doğdum!Yedinci çığlıkta ben doğdum.İş işten diller evimden geçti.Toprağı yok mezarımın. Fildişi mermer yollarımdaki sırtları ezberledim.Bahsedilen kırılgan hat üzerinde yürüdüm.Diz yaralarıma su serptim,İyileşmeyen yaraları da heybeme yükledim. Zemheri çığlıklarda doğumları…

  • Sapan, Mustafa Özke

    nereyeatabilirbir çocukkartopunugüvenerek bileğine tutunaraktahta kızağınakardane kadarkayabilirsığınarak yüreğine filistinde olsaama olmasa kızağıve bir tutam karı olmasa azığıekmeği yağıduvardan ötedayanağı yani hiç olmasaanasından başkasıcak barınağıılık nefeslenasıl ısınırdıbeton yatağı nasıl yüreğini koyardıcanına dalaşan tankave ne kadar direnirditel örgülü hayatakartopu yerineçakıl taşı atanküçücük elleriyle sahiçocuklarnasıl başkaldırırtek sapanla silaha 6. sayıdan

  • İskenderun Şehrine Elveda, Vecihe Akdoğan

    Hicran ile çırpınan kalbimin dermanı sendinAcılarla dolan gönlüme şifa verirdinÖterdi dalgaların Hış… Hış…Ne bu coşuş ve fışkırış?Kalbimin dinmez bir sesiydiYeisimin inleyen nefesiydi Baharın Cennet’i kışın bir hazanHülyalarla doluydum her fırsatta her zamanAyrılıyorum senden hasretime yanKopuyor içimden dertli bir figan Öterdi dalgaların Hış… Hış…Ne bu coşuş ve fışkırış?Kalbimin dinmez bir sesiydiYeisimin inleyen nefesiydi Denizle ufkuna hayran…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir