Sessiz Çığlık, Defne Can
Gökyüzü susar,
Rüzgar dinler,
Kalbimde bir yankı
Derin izler.
Söylenmeyen söz,
Duyulmayan ses,
Belki de en büyük çığlık bu,
Bilmezler..
9. sayıdan
Gökyüzü susar,
Rüzgar dinler,
Kalbimde bir yankı
Derin izler.
Söylenmeyen söz,
Duyulmayan ses,
Belki de en büyük çığlık bu,
Bilmezler..
9. sayıdan
ATTİLA İLHAN 100 YAŞINDASaygıyla Anıyoruz HATAY’A ÇETE REİSİ OLACAĞIM 1936 kışında, Fransızca La Tribüne des Nations gazetesinde çıkan bir yazıdan şu satırları tüyleriniz ürpermeden okuyabilecek misiniz bakalım: Kemalistler kendi işlerine yabancıların müdahalesini katiyyen kabul etmiyorlar, fakat Türkiye arazisinin bir sömürge değil, kelimenin gerçek manası ile içinde yeni bir ulusun yetişmeye başladığı bir yurt olduğunu anlayabilenlere…
Bir zeytin tanesi sanki o gözlerBakıyor derinden dağların kızıDolaşır semada sevdalı sözlerGönlüme akıyor dağların kızı. Kokusu menekşe saçıyor sankiToprakta gelincik açıyor sankiDokunup kalbime uçuyor sankiNaz edip kaçıyor dağların kızı. Aşk dolu öyküler okunsun diyeSevgiler kederden sakınsın diyeSaçına taç ördüm dokunsun diyeÖzgürlük takıyor dağların kızı. 3. sayıdan
Medeniyetler şehridir,Buram buram tarih kokar her yanı.Sıkışık, dip dibe odun sobalı evleri samimiyetten doğmuş birer yuvadır;Taştan örülü evleri çağların sesini taşır.Kıvrım kıvrımdır sokakları,Aşk vardır, samimiyet vardır sokaklarında;Göğe uzanan çocuk sesleri, çınlayan kahkahalar yükselir.Eski Antakya’nın sokaklarındaKomşuluk ilişkileri candan öte birer efsanedir.Zaman kavramını yitirir insan;Antakya’nın daracık sokaklarındaki oturma kaldırımlarındaDert yüklenir komşularına, derman arar komşularına;Eğlencesi, derdi, kederi, mutluluğu,…
Kadim şehir yaslı, boynu büküldü Ruh ve beden yandı, ciğer söküldü Ağıtlar yükseldi, moloz döküldü Bu depremi dünya ilk kez görüyor! Antakya, Ata’mdan hediye bize Yıkıldı camiler, kilise, müze Çıkacaktır bu hâl inşallah düze Bu depremi dünya ilk kez görüyor! Dağılmış Antakya’m, suskun bakıyor Binalar üst üste yürek yakıyor Hocalar camisiz sela okuyor Bu depremi…
MÖ 300 civarında Büyük İskender’in komutanlarından SELEUCUS NİCATOR tarafından kurulduğu bilinen bir Şehir olduğu bilinmektedir. SİLPİUS DAĞI (Habibi Neccar Dağı) kenarında kurulmuş olup tam ortasından ASİ NEHRİ geçmektedir.BÜYÜK ROMA İMPARATORLUĞUNUN üçüncü, dünyanın dördüncü büyük Şehridir. Bu Coğrafyanın büyüsüne kapılan Uygarlıklar KALKOLİTİK (MÖ 5000-4000) çağlardan başlıyarak bu bölgede çeşitli medeniyetler kurmuşlardır. Gelip geçen bu uygarlıklar daha…
Ben uyurken, kelimeleriminNöbetini tut…Sessiz renklerle ayır kötülerini, eflatun bir karanlığın…Sarı rüyalarında boğulanÇocukların danslarınıBilmediğim şehirlerin kaldırımlarına çiz.Tahtsız otoritemeSaygıda kusur etmeyen iç sesimSahte heyecanlarla çırpınırkenUyandır….Kelimelerimi ver banaUzak iklimlerde aynı gökyüzü kışı yaşarkenSesimi duyurAyak seslerimin şarkısını dinle kulağını toprağa dayayarakİnadına çiçeklensin bahçemBak ;Bir at nefesini bıraktı avucuma….Avucumda senin dünyan…Evren kavrulduKirpiklerim kırıldı….Kelimelerimi ver bana…. 8. sayıdan