Blog

  • GEÇMİŞ OLSUN ANTAKYAM, Fatma Özger Bilgiç

    Kadim şehir yaslı, boynu büküldü Ruh ve beden yandı, ciğer söküldü Ağıtlar yükseldi, moloz döküldü Bu depremi dünya ilk kez görüyor! Antakya, Ata’mdan hediye bize Yıkıldı camiler, kilise, müze Çıkacaktır bu hâl inşallah düze Bu depremi dünya ilk kez görüyor! Dağılmış Antakya’m, suskun bakıyor Binalar üst üste yürek yakıyor Hocalar camisiz sela okuyor Bu depremi…

  • Zarf, Gülnaz Kavvas

    Alevler arasında çaresizce bir bu yana bir o yana döndü. Birden önüne açılan uçsuz bucaksız yolu gördü ve hızlıca koşmaya başladı. Yolun sonuna geldiğinde mavi ışıklı ok başka yönü gösterdi. Arkasına baktı. Alevlerin onunla yarışırcasına peşinden hızla ilerlediğini gördü. Ok yönünde nefes nefese koşmaya devam. Yol bitiyor bir ok daha, nereye kadar derken kulakları delen…

  • CANIM ANTAKYAM HAT-AY: SINIRDAKİ AY, Gülizar Atan

    Hatay adını, Atatürk, 2 Kasım 1936 da vermiş olup Hatay’ın anlamı, “SINIRDAKİ AY” demekmiş… Annem!..İskenderun, Antakya, Kırıkhan, Reyhanlı, Belen, Samandağ, Arsus, Defne, Harbiye, Amanos dağları…Asi nehri, Amik Ovası, Yarıkkaya…Buralardan sözeden anneciğimin sesi geliyor kulaklarıma. Her gün; oralara olan özlemini dinlerdim son zamanlarında. O gün söz ettiği; seksen yıllık altın yaldızlı 2 adet, ince İngiliz porselen…

  • Hatay Atamızın Emaneti, Hatice Altunay

    Sevgili Hatay ülkemizin biricik gözdesi,Seçkin Zengin, araştırmacı ve kültür emekçisi şairimiz ve yazarımız uzun bir aradan sonra bana basılı dosyalar göndermesiyle yeniden yazıya döndüm. Hayat arkadaşımın 14 Mart günü evimizde ağır bir kalp krizi geçirmesi sonucu geçirdiğimiz yoğun bakım süreçlerinden bugüne gelmiş olmamız ile Atamızın ölüm döşeğinde Hatay benim milli meselem demesi ile pek manidar…

  • ANTAKYAM GÜZ GÜLLERİ, Fevziye Aşkar

    Nereye baksam sevginHangi yöne dönsemHayalini görüyorİçimi yakıyor kırık kanadınHasretin kat kat katmerlenirGüzelliğin, ilkbahar mevsimiSolmayan yüreğindedir.Şiirlere nefes verenHoşgörün dillere destanCennetin güz gülleriCanım Antakya’m Taşlı yollarında yürümekHarabe caddeleri görmekSavrulup durdum deli divaneSımsıcak kucağındaBütün kültürlere yuva oldun.Merhametin zemherideGüz güllerini açtırdı.Kederli ruhlaraKardeşliği, birlikteliği bahşettin Antakya’m Tarumar olan yıkık kentimKöpüren dalgalarındaKardeşlik sabrınlaÇareme derman oldunAç, susuz, evsizlereİyilik perisi olupGönlüme coştunKol kanat…

  • GELİNCİK GÜLÜŞLÜ DÜNYA, Sevgi Erol Öçal

    Düşler gömülü kıraç topraklaraCivan acıların gelincik gülüşlü dünyasındaAlevler yalaza durur derinlerdeAzgın umarsız aç bulutlardaİsyankar ruhlar çıplak gölgelerin paslı prangasındaAsma bahçelerine yağan aykırı yağmurVahşi fısıltıların ürkek tedirginliğindeUzaklıklar hoyrat tebessümler çıplakCamlara çarpan yaşam soluğu bıçak yarasıİnce mavilikte İnciten rüzgarSisli gecede korkulu düşYürek çarpıntısı gelin bohçasıDüşler gömülü kıraç bozkırlaraCivan acıların gelincik gülüşlü dünyasında… 5. sayıdan

  • MEYHANE ANTAKYA, Edip Kadıoğlu

    Tandırda yapılanı,halebisi,tırnaklısı,küncülüsü… Ekmeği o kadar sevdik kigöbeğimizi leğende taşıyarak yaşadık. Mezeler —renk renk,her biri başka bir diyardan gibi. Bir duble rakı,bir sohbet:iş,komşu,siyaset… Ardından meyve gelir.Bir duble daha.Künefesiz olur mu? Lezzetin bedeli ağır.Kaldık masada —bizi kaldırana şükür! 5. sayıdan

  • “ANTAKYA KÜNEFESİ” TARİHİ BİZİM KÜNEFECİ RAGIP BEKFLAVİOĞLU İLE KÜNEFE ÜZERİNE SÖYLEŞİ, Fahir Abacı

    “ANTAKYA KÜNEFESİ” TARİHİ BİZİM KÜNEFECİ RAGIP BEKFLAVİOĞLUİLE KÜNEFE ÜZERİNE SÖYLEŞİ Antakya’da Gastronomi Çarşısında (Hatay Valiliğinin desteği ile kurulan) çok özenilerek hazırlanan bu nezih çarşıda Ragıp Bekflavioğlu ile mekanında bir araya geldik. Depremden sonra esnafın soluklanacağı işini icra edeceği bu güzel mekan Antakya için gerçekten önemli. Gastronomi Turizmi kapsamında Antakya’ya gelenler bu mekanda Hatay mutfağından beklentilerinin…

  • İç Seferleri, Cansu Ekmekçi

    Ay, ağır ağır taşır gecenin rahmindeSuskunama zamanla yoğrulmuş bir öfkeyi.Ha döktü,ha dökecek mahremini,yüzyıllardır sakladığı iç seferleri,kendi gövdesine işlenmişsırlı çentikleri. Kızıl bir sancı gibi kabarırgöğsündegeceye değmeyen sözcükler.Yaralı bir hafızadır bazen ay,unutmanın hüznüyle bükülmüşkadim bir bilicidir aslında. Çünkü bilir:Her suskunluk,bir çığlığınana rahmine düşmüş halidir.Ve her öfke,henüz doğmamış bir hakikatinkanlı sancısıdır. Ay ne zaman eğilse toprağa,toprak da çözer…

  • Gül Vakti, Bahri Loş

    1Senin için bir ülke fethedememAma seni bir çocuğun yüreğine götürebilirimŞiirini şaşıran bir çocuğun yüreğineTitreyen ellerineİnip yükselen göğsüneGülümsemesine 2Hoyrat rüzgarlar geçti başımızdanDenizlerin kıyısından geçipiyotunu içimize çekemediğimiz zamanlarDünya bu, iflahını kesiyor insanınAma istersen gözlerine bakıpdünyanın dışına nasıl çıkılır gösterebilirim 3Gül vaktidirGüzellik artıyor bahçelerdeŞehir şehir çözülüyor yüreğimin buzlarıKaldır başını göğe bakÇocuk düşlerine inanma vaktidir 5. sayıdan