|

Filistin Şiiri Üzerine, İsmail Özdemir

İki olay Filistin Arap şiiri üzerinde derinden etki yaptı. Birincisi siyonist hareketin Filistin’in bir kısmını hükmü altına alıp halkından yaklaşık bir milyonunu Arap ülkeleri ve dünyanın çeşitli yerlerine sürdüğü 1948 yılındaki Filistin Felaketi ( Nekbe)… ikincisi is, siyonist hareketin Arap rejimlerini 1967 yılında uğrattığı bozgundur ki bir “devlet” olmuş bir hareket bununla Birleşmiş Milletler’in , üyeliği mültecilerin yurtlarına dönmesine bağlı koşullu bir üyesine dönüşmüştür… Bu nedenle “İsrail” uluslar arası kurumun…meşrutiyeti olmayan biricik üyesidir…Ancak ve buna rağmen ve 48 yılından önce Britanya’dan almış olduğu destek… ve Amerika önderliğindeki bütün Batı’dan aldığı destekle…bundan sonra Filistin’in çevresindeki bölgelere ve ülkelere yayılmacı, saldırgan ve ırkçı bir savaş başlattı… Suriye…Lübnan… Mısır… işte böyle yayıldı ve 1967’nin Haziran’ından önce Filistin Kurtuluş Örgütü ve onun direnişçi kollarında temsil edilen direniş hareketinin etrafında birleşmiş olan Filistin halını sistemli bir biçimde yok etme operasyonuna başladı.
Birinci olayın… içinde şiir de olmak üzere… edebiyat hareketi üzerindeki etkisi için şöyle denebilir: Filistin Felaketi Arap toplumunda bir dizi değişiklik meydana getirdi, bu da edebiyat üzerinde , daha çok şiir de ortaya çıkan önemli bir etki yarattı… Geleneksel sütun şiiri içinde yenileşmeye başlayan şiirde… ve bunun dışındakinde; ancak buradaki şiirde Filistin davası, Arap kasidesinin yapısı, içeriği ve ufku içinde dolaylı yoldan işlenen bir konu oldu… sütun kasidesi ise Filistin uğruna verilen mücadeleyle ilgili tarihler ve olaylara ait münasebetlerin esiri kaldı.
İkinci olay, 67 Haziran’la Arap kasidesi Filistin davasını veri ve hedef olarak eksenine alıp ufuklara taşıdı ve genelde Arap şiir hareketi içinde doğmuş olan Filistin Arap şiiri…ve özellikle modern alanı…Arap ve Filistinli alımlayıcıya doğru yolculuğunu sürdürecek… egemen siyasal iklimlerin gölgesinde varlığını kabul ettirdi, hatta o tarihten itibaren Filistin kasidesi yalnız Filistinli Arap şairlerin yazdığı bir şiir olmaktan çıkıp genel olarak Arap şairlerin şiiri haline geldi, ancak Filistin Arap şairi, Filistin Arap halkının siyonist düşmana karşı giriştiği kavganın hareketine eşlik ettiği için ayrıcalıklı konumunu korudu…
Ve bu, bir paranın iki yüzüne sahip olunmasını gerektirdi şiirin, bu 1948’den beri Filistin’deki direnişçi şairler ile Arap ülkelerin ve diğer sürgün yerlerine halklarıyla birlikte yayılan, Filistin dışındaki şairler görüngüsüyle tecelli etti…
Her ne kadar birincisi Filistin içinde ve dışındaki okur ve eleştirmenlerin daha çok ilgisini çektiyse de, kapsayıcı bir biçimde baktığımızda şüphesiz ikincisi de daha az önemli değildir.
Ancak Filistin içindeki ve dışındaki direniş şiiri görüngüsünü tanımak için bir adım daha atmadan önce Filistin topraklarındaki şiir hayatının iki dönemi arasında sınır çizen bir giriş kaçınılmaz olacak Birincisi Filistin’deki Britanya mandasından önceki dönem…ve onun izleyen dönem…
İlkin Filistin şiiriyle öteki Arap ülkeleri arasında şiirin işlediği konuların doğasına ilişkin özlü farklar yoktu; eğer bu dönemin, Halil es-Sekâkinî, Ebû İkbal el-Ya’kuubi ve is’af en-Neşâşibi gibi adlarını sayarsak… Filistinde bu dönemin sahih şiir açısından pek şanslı olmadığını anlayabiliriz. Ya da eleştirmen Dr. İhsân Abbâs’ın dediği gibi, şiir nazmeden pek çok kimse için bu şiir geçici bir aşamaydı ve düşünsel olgunluk dönemlerinde, Halil es-Sekâkini ve İs’af en-Neşâbibi gibiler bundan çabucak vazgeçtiler.
Ardından Britanya mandası dönemi geldi. Bu da bir çok farklı durum ve etkiler doğurdu… böylece Filistin şiiri yeni konulara yönelik: Mandater devlet Britanya’nın siyasetini, siyonizm yanlısı oluşunu kınamak, göç şeklini almış olan siyonist istilânın tehlikelerinden sakındırmak gibi aynı şekilde Filistin’deki şiir , halk direnişini, devrimi ve adanmayı… ve şehit düşenlerin temsil ettiği kahramanlıkların ebediliğini öven bir tavır aldı, şehit olmayı ve vatanseverliğin önemini yüceltti ve halkı toprak içinde yaşayan … Britanya ve siyonist düşmanla işbirliği içindeki unsurlarla ilgili karşılaşacağı tehlikeler konusunda uyardı, önderliğe göz diken seçkinlerin aralarındaki çekişmeleri kınadı ve sağlam bir vatani birliği gereği üzerinde durdu.
Arap şiirinde romantik bir akımı olduğu halde… Filistin’deki Arap şiirine halkın karşı karşıya kaldığı meydan okumalar nedeniyle romantizm çok geç olalı…özellikle de şiire.
Sudan’da et-Ticani Yusuf Beşir, Tunus’ta Ebu’l Kaasım eş-Şâbbi ve Mısır’da Mahmûd Tâhâ’nın şirleri acı çeken özneyi merkeze almanın somutlaşmasıydı… Oysa Filistin’deki şiir Britanya mandasına, onun silahlı kuvvetlerine siyonist harekete ve onun terörist kuvvetlerine karşı bir var olma savaşına girmiş olan yığınlara yöneliyordu…
Bu dönemin Filistininde üç şair öne çıktı. İlki romantik Arap şiirine bağlı kalan Mıtlak Abdülhâlık idi, öte yanda şairleri İbrahim Tükaan, Abdülkerim el-Kermi Ebû Selmâ mücadele içindeki halka seslenmeyi seçtiler…daha sonra bir başka şair, Abdurrahim Mahmud çıktı ortaya ve diyebiliriz ki, o ve Ebû Selmâ yurtçu direniş şiirlerini büyük ölçüde romantik bir kalıba dökmeyi başardılar… sonunda şair, 1948’deki eş-şecere çarpışmasında şehit düşmesi hayata ve ölüme dair bir tür romantik tipi temsil etti… ve bu, şiire, Arap yurdu ve Filistin topraklarında cereyan eden savaşa ilişkin gerçeklik algısına yüklendi. Yine eleştirmenler başından beri ölümle hemdem olmasına rağmen sevgisindeki gücün, EbuSelva’nın yurtsever şiirini canlı akışıyla besleyen kaynak olduğu konusunda birleşmillerdir… Ebu Selma hem seksenlerin başlarını görmesi hem de şiirinin çerçevesini yenilenmeye çalışmasıyla öteki kuşakdaşlarından ayrılır.
Buradan Filistin Arap şiiri, 1948 ve 1967 yılları arasında, modern Arap şiiriyle birleşeceği bir kapıya gelir… Artık yenileşme hareketinde bu şiirin bir parçasıdır ve bu dönemde bir dizi şair çıkar sürgünde… örnek olsun diye şunları sayabiliriz. Fevvâz id, Mahmûd el Kaysi, Halid Ebû Halid, İzzüddin el-Menâsıra, Abdürrahim Owar… Bunlara koşut olarak 1948’den beri işgal altındaki Filistin’de yaşayan başka şairler çıktı ortaya: Mahmûd Derviş, Semih el-Kaasım, Tevfik zeyyâd ve Sâlim Cibrân gibi…
1967 yılını izleyen dönemde ise şiirleri aynı anda gerçekçi, devrimci ve romantik olabilen pek çok şair belirdi; bu şiirler 1967^den beri yükselişe geçmiş olan Filistin Arap devrim hareketi bağlamında, yaratıcı bir kültürel araç gördüğü şiirle uyarma kışkırtma ve müjdeleme işleri gördü, ancak bu kasidelerde hüzün tonu az değildi, bu da karşıtını, hüzne galip gelmeyi, Filistin Arap halkının topraklarını işgal edip onu evinden süren ve Filistin’de insan, taş ve ağaçlar üzerinde katliam yapmaya koyulan düşmana karşı galip gelmeyi çağırıyordu.

Eleştirmen Ahmed Süreyh’e göre, Filistin Arap şiirinin imgesi Filistin’deki tarihsel aşamaların bir parçası ve bir asır boyunca süren gerçekliğinin ikisidir… Tâ ki 20. yüzyılın ortalarına kadar ancak Altmışların ortasına gelince Filistin Arap şiir haritasının uğradığı değişiklikler belirgin hale geldi; Filistinli şairlerin şiirleri biçim ve içerik bakımından Ebû Selmâ, Yusuf el-Hatib, Kemâl Nâsır’da klasik olmak ve Fedâ Tükaan, Muin Besisû, Hanna Ebû Hanna’da ki gibi romantik ve Tevfik Sâyıg, Cebrâ İbrahim Cebrâ, Selmâ el- Hadrâ el- Ceyyûsi’deki gibi sembolik ve Mahmûd Derviş, Tevfik Zeyyâd, Semih el-Kasım ve Râşid el- Hüseyin’deki gibi gerçekçi-devrimci olmak arasında salındı, öte yandan bir çoğu, çeşitli eğilimleri aynı şiirde birleştirdi.

Yetmişlerin ortalarında, başında Ebû Selmâ, Mahmûd Derviş ve Muin Besis^’nun olduğu bir şair grubu Filistin şiirine yol açıyor, onları yeni bir şair kuşağının temsilcisi şairler çevreliyordu; İzzüddin el-Menâsıra, Muhammed el-Kaysi, Abdüllatif Akıl, Murid el-Bargti gibi ve bunların bir kısmı Arap şiir dünyasında varlığını kabul ettiren çok katmanlı modernist bir şiir yazmaya yöneldi, Fantastiğin dışında ama “şiir davası” nın ve “dava şiiri”nin sınırları içinde; ve onu incelemeye değe ve modern Arap şiirinin gelişiminde etkili kılan bir sanatsallığa ulaştı ki bu araştırılmaya değe bir kanudur, çünkü bu gerçekçi bir zeminin temelleri üzerindeki bir tür yeni sûfiliği açıklamaktadır.

(Hâlid Ebû Hâlid (1968 kuşağına Filistinde gerilla eğitimi veren şair, yazar, aktivist)

Arapçadan çeviren: İsmail Özdemir

6. sayıdan

Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir