Acibe Sıkar

  • Valizimdeki Ağırlık

    O sabah neden beyazlar içindeydim, bilmiyordum. Üzerimde uzun, parlak, büyük desenler taşıyan bir elbise vardı. Tenime yabancı değildi; aksine, yıllardır beni bekliyormuş gibi üzerime oturmuştu. Rahattı, hafifti ve bana yakıştığını hissediyordum. Ama anlamını bilmediğim bir ağırlık da taşıyordu. İçimde, bu elbisenin beni alışık olmadığım bir yolculuğa çıkaracağına dair açıklayamadığım bir his vardı. Nereye gideceğimi bilmiyordum;…

  • |

    Köklerime Dönüş, Acibe Sıkar

    Bir kıyıydın,Ben sana çarpan sabırsız bir dalga.Aynı taşa yazıldım durmadan,Sen hep suyun suskunluğu. Bir yangındım,Rüzgârlara bırakılmış.Sana değdikçe kor oldum,Sen serin bir gölge. Oysa ben tohumdum,Toprağın gizli cebine bırakılmış.Yağmur duamdı,Rüzgâr adımı bilmeden geçti. Köklerim karanlıkta konuştu,Gövdem sessizce kalınlaştı.Beni kimse görmedi;Büyümek zaten görünmez. Gece gibi,Bir gövdeye sarıldım.Kök olmak isterkenYaprak gibi savruldum. Ben bağ aradım,Sen mevsimden kopmuşYalnız bir…

  • |

    Serin Bir Yer, Acibe Sıkar

    bazı kelimelerağır gelir insanabazıları içinkalbin tam ortasına otururve orada dinlenirbu satırlaryük taşımak için değilbırakmak için yazıliçinburada bir serinlik vargölge gibi değilferahlık gibigüneşin yakmadığıama aydınlattığı bir yergözlerini kapatve aceleyi bırakşimdi hiçbir yereyetişmen gerekmiyorzamansana dokunmadanakıyornefesinuzun zamandıİliilk kezkendine yer buluyorbu bir boşluk değilbir açıklıkoradan giriyoriyileşmeunutmakher şeyi silmek değildirbazı şeylersilinmezamaağırlığını bırakırhatıralarcan yakmayı unuturumut iseyüksek sesli bir söz değildiroiçinden tamamdiyebildiğinilk…

  • |

    YIKINTILARIN ARASINDA, Acibe Sıkar

    Ey Filistin,Toprağın gözyaşından yoğrulmuş dua,Taşlarında bir yürek çarpar hâlâ,Sokaklarında yankılanır sabrın sesi. Yırtılmış kefen gibi üstüne serilmiş gökyüzündeki bulutlar hıçkırık tutar.Küllerle çizilmiş sabahın içindeKuş kanadında saklı özgürlük düşlerini görür çocuklar Oyuncaklar öksüz, beşikler sessizTop yuvarlanmıyor artık sokaklarda.Çocukların ayak izlerini taşır hâlâ kum taneleriDualar yaralı bir kuşun kanadında süzülür göğe. Bir çocuk , yırtık terliğinde babasının…

  • | |

    Eksik Esen Rüzgar, Acibe Sıkar

    Sesim duvarların taşlarına çarpıp yankılanırkenZamansız bir fısıltıya dönüştüm.Beni çağıran olmadıGözlerim başkalarının baharında üşüdü.Ellerim ekmeği bölerken aç kaldı.Gölgelerden süzülen ışığı toplayıp avucumda biriktirdim ,gün başkalarına doğarken .Adımlarım iz bırakmayan sessiz bir düş gibi süzüldü.Rüzgar başka yelkenlere esti ben eksik kaldım .Sözlerim sesimin yabancısıGözlerim aynalardan uzakKalemim sadık bir dostYazdıkça yeniden benVar oldukçaYol alan bir iz. 6. sayıdan

  • |

    GÜNEYİN ECESİ, Acibe Sıkar

    Uygarlıkların düğümüMedeniyetlerin beşiğisinZamanın ayasında yankılanan melodisinBilgi akımının aydınlığıHoşgörünün öyküsüGüneyin Ece’ sisinAntakya’m…Toprağın tarih ,taşların sevdaların fısıltısıAsi’ ye yansıyan masalsınRüzgarlarınla sohbet eder minarelerAnadolu’ nun ilk ilhamıHabib-i Neccar’daZamanın ötesinde yankılananİnançların zarif sesi.Sessiz duvarlarda sırlar saklayanDünyanın ilk mağara kilisesiMaziyi anlatır.Kervan yollarının hikayelerini taşırÜlkemizin, tarihi uzun çarşısıDar sokakların baharat kokusundaTürkülerini söyler.Dünyada ilk aydınlatılan Herod caddesiKandil gibi aydınlatır karanlığı.İnsan elleriyle, kayalardan,…

  • |

    ÖZGÜRLÜĞE ADIM, Acibe Sıkar

    Geçmişe bakmadan yürüdümŞehrin duvarları geride kaldı.Taşlara kazıdığım suskunluğu,Beni esir eden duvarları,Gölgeleri bir bir düşürdüm.Beni tutan sesleri duymadım.Geri dönmemi bekleyen ,Gözlere bakmadım.Kucağımda taşıdığım yüzleri,Toplum,korkular,emirler…KamburlaşanYüklerimi bıraktım.Ve ilk kez hafifledim.Bugün kendim için adım attımKendi ışığımla, kendi yoluma,Korkusuzca yürüyorum.Rüzgar gibi savrulmuyorum artıkBen kendim fırtına oldumÖzgürlüğe, yarınlarıma.İlk kez gerçekten, 4. sayıdan

  • Susmak, Acibe Sıkar

    Yüzünde belirince yılların izi çizgilerZamanın acımasızlığına takılır gözlerinSusarsın.Kulakların duymak istemez her sözüSusarsın.Dilinin altına sığınan sözcüklerGün yüzü görmek istemezSusarsın.Gözlerin sevince ayarlı olsa daİki kaşının arasına pusu kurar acılarSusarsın.Yaşadıkların takılır aklınaSuya çarpan kağıt gibi parçalanır içinSusarsın.Yüreğin daralırAteşin düştüğü yeri yaktığına inanırsınSusarsın…İçine attıkların birikirTaş gibi ağırlaşır hayatYitirir tılsımını sözcüklerSusarsın… 3. sayıdan

  • Mayıs Akşamı, Acibe Sıkar

    Sarhoş muydu zamanBu kadar hızlı akıyordu ruhlarda ?Gecenin katran karasındaÇukurlara aldırmadanSürükleniyordu.Ölümler,Soğuk rüzgar gibiTeğet geçiyorduYakınlardan…Kimler aç kalmıştı sevgilere?Kimler ay ışığına yalnızlıklarını fısıldadı?Kimler derin sevdalarda boğulmayı istedi?Sorma kader onlaraBu Mayıs akşamında.Sorma gömülen saltanatın tarihine…Yaralı birer kırlangıçtıBu yürekler.Gökyüzünü unutmuş,Uçmayı unutmuşKanatlarında yükYüreklerinde hasret.Zamanın sarhoşluğunda,Yürekler kaybolmuştu.O Mayıs akşamındaGölgelerine gömülmüştü 2. sayıdan

  • Yoksun, Acibe Sıkar

    Karanlıklara haykırdım durdumSana olan hasretimİçimde büyüdüSustumYıldızlar cılız ışıklarıylaruhuma tutunmaya çalışırkenSeni aramaktanyorgun düşen yüreğimbedenimle eşitlenirkenYoksunRuhumda kopan fırtınalarDalgalarla boğuştuSığınıp huzur bulacağımLimandınYürüdüğüm yollardaYörüngemde hep vardınBaşımı dayayacak omuzdunHayallerimi süsleyenbeyaz atlımdın.Yıldızlar soluklaştıGece bir yankı olduYoksun Soranlara gidişini anlatamadımGözyaşlarımı kimse görmediGece göğü parça parça solduİçimin boşluğunda kayboldu.Karanlığımasenin aydınlıkları toplayıpgetirmeni bekledimAma yoktunVe gecenin siyahındaSessizliğimde kayboldun