Ey İnsan, Özlem Yüncü

Topraktı özümüz,
yine toprağa döneceğiz.

Dünyaya geliş bile
hüzünlü bir sarsıntıdır:
bir ağlayışla açılır gözler,
ışığa alışmak zaman ister.

Zordur insan olmak.
Hayat,
mesakkatli bir yol.

Ağlarsın,
yorulursun,
tükenirsin.

Kimi zaman dikenli,
kimi zaman engelli,
kimi zaman taşlarla dolu
bir yürüyüştür bu.

Emek ister,
sevgi ister,
en çok da sabır.

Yürüdükçe
değişir yüzün:
bir an gülersin,
bir an ağlarsın;
kimi zaman mutlu,
kimi zaman hüzünlü.

Asıl kayıp,
azimden uzak düşmektir.
Kültürü, saygıyı
yolda bırakmaktır.

Zordur insanın hayatı,
evet;
ama
bu eziyet,
bu tükeniş,
bu yorgunluk
herkes için değildir.

Kimi
hayattan gülerek geçer,
kimi
ince ayrıntılara takılmadan
yaşamanın yolunu bilir.

Ve sonunda
yeniden hatırlarız:
Topraktı özümüz,
yine toprağa döneceğiz.

O hâlde
en büyük zenginliğimiz
ne biriktirdiklerimizdir
ne geride bıraktıklarımız;

edep,
saygı,
sevgi
ve
hoşgörüdür.

Ey insan…

8. sayıdan

Similar Posts

  • İlkbahar Yüklü Bulutlar, Servet Sarıca

    “Anlamak yok çocuğum, anlar gibi olmak var”Necip Fazıl Kısakürek anlamayın diye tufanlar içinde haykırandım,ezgileri rüzgâr andıran;hey gidi deve yüklü kalbursuz adam:gerçekliğin derin sancısını nasıl da geçer sandın! yüreğim ilkbahar yüklü bulutlar kadar zifiri,damla damla dökülmeye hazır,hazır dirseklerini çürütmüş hayatın endamını seyretmeye! sorgusuz sualsiz bir anlaşılmak;bir yürekle böyle bütünlük kurmaksusmak, susamak, umursamak! anlık nöbet değişimden sonsuzluğa…

  • SESSİZLİKTEN SONRA, Özlem Vesile Yüncü

    Antakya’mı yırtan bir ışıkgeceyi deldi…ardından —kıyametin sesi:kocaman bir gürültü,göğe savrulan taşlar,dize çöken binalar… Oğlum!Kızım!Yavrum!diye yırtınan analar…“Annem!” diye çığlık çığlığagözyaşında boğulan çocuklar… Bir çığlıkta dondu zaman,bir sessizlikte bitti hayat.Ama bazı çırpınışlar —günlerce sürdü enkaz altında… “Sesimi duyan var mı?”Yooook…yok…yok… Anlayamazsın bu yangını,ailen eksiksizken,ellerin sıcak bir ele dokunurken…Antakya’m,memleketim,toprağımtoprak oldu. Neye üzülür insan önce?Her sabah “günaydın”her akşam “iyi…

  • GÜLÜŞÜNDE BAHAR, Ali Çağan Karasu

    Gözlerinde yıldızlar,Gökkuşağı dolmuş avuçlarına,Küçücük ellerinle dünyayı tutmuşsun,Ve hayallerinle boyamışsın maviyi. Bir çiçek gibi büyüyorsun,Rüzgarı dost, güneşi sırdaş bilerek.Kuşlar senin için şarkı söylüyor,Bulutlar oyun arkadaşın. Yağmurda dans ediyor ayakların,Toprağa can veren su gibi,Coşkuyla taşır yüreğin,Hayatı sımsıkı sarıyorsun. Her sabah yeniden uyanıyor dünya,Senin kahkahalarında filizlenerek.Kalbin bir orman, gökyüzü kadar geniş,Her yaprağında umut, her dalında yaşam. Ah, çocuk,Senin…

  • ZEYTİN AĞACININ GÖLGESİNDE, Sevim Yunus Habip

    Zeytin ağacının gölgesinde bir çocuk,Elinde taş-Taşın ağırlığı değil-yurdun kalp atışı. Dumanla örtülmüş gökyüzüBir güvercin hala yolunu biliyor.Toprak yanık,Fakat toprağın dili hala yeşil. Bir annenin ninnisinde saklıdır direniş,“Uyu yavrum,” der,“Sabırla örülür özgürlük.” Zeytin dallari kırılır belki,Ama kökleri unutmaz suyu,Bir gün rüzgâr dönecek Filistin’e,Uçurtma uçuracak çocuklar yeniden-Gökyüzü kadar özgür gözleri. Ve biz, uzaktan izleyenler,Biliriz ki,Her taşta, her…

  • SEMİRA’NIN GÖZLERİ, Arif Berberoğlu

    Ve indirdiler cehennemi yeryüzünegök tavan eriyip damlıyorbebek teni maviliğin eteklerineseni bekliyor o şehirTanrı’nın ölüme söz geçiremediği şehirkızgın bir demir üstünde..boğuyor ateşin sesi suyun sesiniher taraf köz konacak yer arıyorgüvercinler Gazze’de Semira, çiçekçi kız, on birindesarılmış yanık bir zambak demetinekulaklarında toprağın iniltisidüş görmek istiyor sadeceen güzel ayet bilerek yaşamayıgezegenin bütün dillerinde Ve boşluğa çakılı çığlıkve boşluğa…

  • Şerefittin Canda ile Söyleşi

    Bir dönem Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi rektörü olan Şerefittin Canda ile Deprem, Mustafa Kemal Üniversitesi gibi konular başta olmak üzere bir söyleşi gerçekleştirdik. Söyleşi şu an itibariyle bir kitap hacmine ulaşmış durumda ve umuyoruz en kısa zamanda bir dönem Antakya’sından rektörlük gibi önemli bir görevde bulunmuş olan Şerefittin Canda’nın söyledikleri çok değerli. Antakya’nın Güzel Günlerine…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir