|

ŞEHİR, İNSAN VE ANLAMLI YAŞAMI, Bahri Loş

İnsan yaşamının temelinde yaşamsal ihtiyaçlar vardır. Bir şehir kurulurken bu yaşamsal ihtiyaçlar göz önüne alınır. Binalar, yollar, alt yapılar, kurum, kuruluşlar vs. Şehrin oluşumu için son derece önemlidir. Ancak bütün bunların temelinde insan vardır, her şey insan içindir. İnsanın refah dü-zeyi ve huzuru sahip olduğu maddi ve manevi değerlerin toplamıyla mümkün olur. İnsanın gele-ceği tasarlanırken onun nasıl bir birey olarak yetişeceği sorusu bize yol gösterici olmalıdır. Önemli olan bütün bir şehir inşa edilirken insanın nasıl inşa edileceğidir. Çocuklarımıza, gençle-rimize nasıl bir gelecek inşa edeceğimizdir. Var olan maddi ve manevi bütün unsurlar insan için, birey için olduğuna göre onun geleceğini inşa ederken çok kapsamlı ve derin çalışmalar içerisin-de olmamız gerekir. İnsan olgusunu dikkate almadan, onun geleceğini, nasıl yetişeceğini hesaba katmadan ilerleyebilmek mümkün değildir. Bir şehir yükselirken aynı zamanda sosyal, kültürel, edebi, sportif ve daha farklı pek çok yönden donatılması gerekir. Çocuklarımız ve gençlerimiz ilgi ve yeteneklerine göre kendilerini ifade edebilecekleri ortamlar bulabilmelidir. Çocuklarımız, gençlerimiz kendilerini ifade edebilecekleri uygun ortamlar bulamadıkları zaman ilgileri ister istemez farklı zararlı alanlara kayabiliyor. O ortamlar sağlıklı olmadığı için bir süre sonra o gençle-rimiz boşluğa düşüyor ve bu durum giderek suç teşkil eden sonuçlara ortam hazırlıyor. Ergenlik-ten gençliğe adım atan çocuklarımız konuşma ve dinleme ihtiyaçlarını karşılamadan yetişiyor. Çocuk konuşmak, anlatmak, dinlemek, öğrenmek ve fikir yürütmek ister. Hızlı bir yaşam içerisin-de olduğumuzdan çocuklarımızın bu ihtiyaçlarını karşılamakta, her ne kadar kolay gibi gözükse de, yetersiz kalıyoruz. Anlaşılan bir çocuk bir süre sonra başkasını anlamaya başlar. İlgi ve yete-neklerini keşfeder. Yardımcı olunursa doğru tercihlerle yanlış yolları mukayese eder, zamanını etkili kullanmayı ve doğru zamanda doğru yerde olmayı öğrenir. Çocuklarımıza merak duymayı ve öğrenmeyi, akıl yürütmeyi, farklı düşüncelere saygı duymayı ve tartışma kültürünü, onlara yaratacağımız ortamlarda, yaparak yaşayarak öğretebiliriz.

Huzurlu, güvenli şehirler kurabilmek insanı pek çok yönden donanımlı hale getirmekle müm-kündür. Kanunları içselleştiren, başkalarının hakkına saygılı olan, kibirli olmayan, adil, merha-metli, görev bilinci oluşmuş, alçakgönüllü, paylaşmayı bilen, insancıl bireyler yetiştirdiğimizde hem bireysel hem de toplumsal huzurumuzu sağlamış oluruz. Bütün bunları kazandırabilmek için üzerinde durulması gereken temel nokta iyi niyetli bireyler yetiştirmektir. İnsana, hayata ve topluma İyi niyetle bakan bir kişi, gereken bilgiyi de elde ettikten sonra hem kendine hem top-luma gereken katkıyı sağlamış olacaktır. Bilgiyi iyi niyetle öğrenme ve iyi niyetle kullanma bireyi ve toplumu yanlıştan korur ve zararı en aza indirir. Bu yüzden eğitimde öğrenme olgusunun önüne iyi niyet getirilmelidir.

Çocuklarımıza ve gençlerimize bilgiyi iyi niyetle öğrenme ve iyi niyetle kullanma öğretildikten sonra onlara “amaçlı yaşamak” öğretilmelidir. Belirli bir gaye ve amaç için yaşayanlar daha mutlu olmakla kalmayıp daha huzurlu bir toplum için de katkı sağlarlar. Anlamlı davranışlar, anlamlı çabalar bireyi de anlamlı kılar. Bireyin mesleğiyle ilgili gönüllü olarak bir faaliyet yürütmesi, sivil toplum kuruluşlarında yer alması, şehit çocuklarına yönelik, toplumsal şiddeti önlemeye yöne-lik, bazı hastalıkları önlemeye yönelik ya da sporu özendirme, şiire ilgiyi artırmaya yönelik, kitap-lara yönlendirme ve daha pek çok alana yönelik anlamlı amaç oluşturulabilir. Bir genç çıkıp ben daha adil bir yaşam için hukuk okumak istiyorum, diyebilir. Başka bir genç bazı hastalıkları yen-mek için tıp okuyup bilim insanı olmayı hedefleyebilir. Kültür, sanat ve sportif alanları artırmaya yönelik anlamlı amaç oluşturulabilir. Bütün bunların dışında başka konularda da anlamlı amaç oluşturmak mümkündür. Anlamsal amaçlar hem bireysel hem toplumsaldır, her iki tarafa da hizmet eder. Sadece kendini düşünen ve iyi niyetten yoksun bireyler yetiştirmek toplumun hu-zurunu sarsar. Bu yüzden daha güzel bir yaşam için iyi niyet, bilgi ve anlamlı amaçlar rehberimiz olmalıdır.

9. sayıdan

Yazarın Tüm Yazıları

Similar Posts

  • Aşkın Gülüşü, Leyla Şahin

    işte sana geliyorumyumuşakbaşlı rüzgarların kanatlarında bir yer bul banasuyun ışıltılı sesleri aksın bir yanımızdan,bir yanımızı defneler sarsın…demir kollarının yumuşaklığında uyanayım sabahlarızeytin ağacının gözlerinde büyürken bir çekirdeksenin olayım. sakızağacının kokularına bürünsün saçlarımızdiri gövdemiz yürüsün kuşlara doğruunutulmuş şarkılar bulsun…gülüşün badem ağacının çiçek açmış dallarıölümü alsın elimizden. bir gemi getirdim kapına: birlikte gidelim.sen içli, uzun geceli kadınlar için…

  • |

    ÖLMEMİŞ ÖLÜLER, Aslıhan Tüylüoğlu

    Hayalet dünyanın kör sokaklarıİnsansız kalacak bir gün bu hırs meydanındaYüreği çarpan ölüler unuttukları içinÇiçeklere bakınca sevgiye baktıklarını Kan kuduruyor hırsından, para deliriyorSulanıyor haritada çizgiler kanımızdanPekmezi çıkacak yine yoksul halklarınSatılacak petrol diye geleceğimizHaklı bir sebep gösterilecekÖzgürlük, barış diyeVatan yahut millet belki Özgürlük, parası olanın olacak amaBarış, savaşmamışınVatan! Altında yattığın toprakKemiklerini saklasın diye çarpıştınMillet paramparça, komşuna bileDüşman…

  • |

    SUSKUNLUĞUM, Aysel Çınar Demirci

    Ey dört mevsimin bahar olduğu yıllarEy dağlarımın menekşe nergis kekik kokularıEy ruhumun baş eğmeyen yıldızlarıEy gecede AyGündüzde GüneşEy yüreğimdeki aşkEzan sesleriÇan sesleriVe ey şanlı Bayrağım Ve işteGökkuşağı rengi Hatay’ım. Ey sofularEy hacı efendilerÖmrümün kanayan yaralarıEy her yanımı sırılsıklam yapanRengi mor a çalankan kırmızı iyileşmeyen yaralarım.Ey sol kaburgamın altındareşit olmayan cimcime kızlarVe bir solukta alınan taze…

  • |

    Anya, Zerrin Keskin

    Alacanın karanlıkla kucaklaştığı bir vakitte, yılgın kirpiklerini araladı. Zihni, akşam mı sabah mı olduğuna karar vermeye çalışırken, dağınık saçlarının arasından kendisine bakan kadınla göz göze geldi. Bakışlarını kaçırarak yataktan kalktı. Ayaklarını kucaklayan terliklerin yerçekimine yenik düşmesine aldırış etmeden dört beş adım attı. El yordamıyla bulduğu düğmeye dokununca, kristallerin tatlı oynaşları ortaya çıktı. İpek sabahlığını üzerine…

  • |

    Zaman Zaman İçinde, Yonca Yaşar

    rengarenk bir salıncaktaydıyosun gözlerinden tanıdımuzattı minik elinisiyah beyaz bir fotoğraftanağaçlar aynı, gök aynıydı uzandım, indirdim usulcahep beklemiş gibiydi benielimdeki kitaba kaydıkendi ismini okudusesli sesli gülümsedi,avuçlarımı açtı sonraelimdeki deliklere şaşarakaradı durdukendi çizgilerini yürüdük,Asi’nin üstündendar sokakların peşindenolmuşları ben, olmamışları oanlattık durdukbirbirimizi dinlemeden yağmura karıştı yaşlarımızne onu, ne beni, ne de hikayemiziseçemedi kimsebaktığı albümlerden 8. sayıdan

  • |

    Balina, Şener Aksu

    şarkıların demlendiği yerdeyim rengim mordan aykırıderinliklerin nefesiyim rengim mercanlarda kaldıkıyılar da uzakta kalsın o zamankıyıları martılar alsınben denizin sesiyimduy içimiiçimde bir boşluk var yıldızların ötesindeniçimde bir eğimakar sonsuzluğun elindensözün büyülendiği yerdeyim çığlığım kızıldan ötederinliklerin diliyim tenim kumsalda yandısuskunluklar kayalaşsın o zamansabahlar uykulara açsınben karanlığın içiyimal gözlerimi 6. sayıdan

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir