Şiir

  • DOĞU’NUN KRALİÇESİ ANTAKYA- HATAY, Gülizar Atan

    SINIRDAKİ AY! demekti HAT-AY!Enkazdan çıkan kolyeydi gördüğüm.Antakya taşı üzerine,elle işlenmişHİLÂL, HAÇ, DAVUT’un YILDIZI…VE en üstte ZEYTİN DALI taşıyan kuş…Öylesine bir kolye değildi budinlerin kardeşçe,bir arada yaşayışının kabul gördüğü kentim,Antakya’nın sembolüydü.Türk’ü, Arap’ı, Ermeni’si, Rum’u, Süryani’siylekardeşlik bağının simgesiydi.HİLÂL, HAÇ, DAVUT’un YILDIZI veağzında ZEYTİN DALI taşıyan kuş. Bakarsın ki üç semavi dinden, üç mezar…Yan yana yatmış uyuyor.Hem de…

  • Sensziliğin Yokuşu, Canan Sanlı

    Sevmenin ağırlığında yorulur kalbimYarama tuz basar, çoğaltırım acımıHer acıda anımsarım solgun günleriDüşlerimde maviliğin ışığına karışırımYaşarım Aslı’nın düğmelerinde tutuşan Kerem’ceMecnun’nun Leyla’sına aşık gözleriniSevdalara eğik başım, paramparça yüreğimSimurg’un sırrı yeniden doğurur mu günü!Kalbimin derinliğine gömülür konuşulan her sözcükGözlerimde uçuşan hayalinin sesi ulaşmazDüşünür, kendimi bulurum sensizliğin yokuşunda.

  • Barış, Gülümser Öğütçü Egüz

    Barış her daim,Pas tutmuş yüreklerde.Yalan, yanlış yok,Ağaç sabrı,Umut ışığı sönmemişHer daim yüreklerde.Yağmur yıkasın,Rüzgâr sürüklesin.Sıkıntıyı, acıyı.Yasemin koksunMelisa koksunHava.Cümlelerini kırmadan söylesinSevgili,Çöl kurusuna çevirmesin yüzünü,Coşkulu.Paranın zinciriSarmamış olsun insanlarıUzar gider sarmaşıkBarış sevgilisiKaybedilecek ne var kiDostlar.Düşününce…Giyeceğin sadece tahta elbise. 6. sayıdan

  • Çakıl Taşı, Oya Aksu

    görkemli katedrallerinkuytu ve nemli kıyısına düşenküçük çakıl taşı mahçup durma o kadarmahzun ve sessizbelki de kopup geldiğin kayakubbe olmuştur bir sarayaböbürlendikçe böbürlenir herkesin gözü ulu mermerdesen sabırla beklersin bir köşede ne yapsan olmazdeğişmez hayatının akışıyazık sana çakıl taşıyazık sana çakıl taşı 6. sayıdan

  • ANTAKİYE GÖKKUŞAĞI, Aba Müslim Çelik

    Çetrefilli renkleriyle içerimde doğarkenilk dizem Tanrı vergisiydiömrü, yoklar uzak sonsuzluğuiş bu parça kürkik sorularlahatırlatır sır gibi! Âlem buysa üç kişiye sade, ah, kahve çocumyandan çarklı olsun! Şöölekıvılcım yağmuru çoğaldıkça erenlerMecliste muhabbet semah döner Demgahım üst kat yol göstereniymiş neyseaşmağa eriştim kanatsız o hayallegaip âlemi bildirmecesiydi Mevla“ayıp yahu” dedi, sözü aşağı çekince uçsuz bucaksız o semavi…

  • Balina, Şener Aksu

    şarkıların demlendiği yerdeyim rengim mordan aykırıderinliklerin nefesiyim rengim mercanlarda kaldıkıyılar da uzakta kalsın o zamankıyıları martılar alsınben denizin sesiyimduy içimiiçimde bir boşluk var yıldızların ötesindeniçimde bir eğimakar sonsuzluğun elindensözün büyülendiği yerdeyim çığlığım kızıldan ötederinliklerin diliyim tenim kumsalda yandısuskunluklar kayalaşsın o zamansabahlar uykulara açsınben karanlığın içiyimal gözlerimi 6. sayıdan

  • Sevgi, Kemal Karaömeroğlu

    Sabahın alacakaranlığında bir kuşDaldan dala şarkı söylüyorsaBuna sevgi derler Ya dallar arasında dolanırken rüzgarHışırtısına kulak verdin mi yapraklarınBuna sevgi derler Niye zevk alır çiçek bal verirken arıyaUsuna vurdun mu hiçBuna sevgi derler Dalgalar nasıl atılır peşpeşeÖper de döner kıyıyıBuna sevgi derler Bulutlar geçer hani üstümüzdenYağmur yağmur düşerler ya toprağaBuna sevgi derler İsli lambaların ışığındaRenkler çiçek…

  • ANTAKYA’YA AĞIT, Fedva Çalışkan

    Şiirlerin en güzeliyle seslenmek isterim sana,Ve bilirim, o şiirlerin sebebi sensin…Sen, Antakya’m! Güneş her sabah yeniden doğarkenSeninle nefes almak ne büyük lütuf…Her yeni günde seninle var olmakToprağına, suyuna, kokuna karışmak—Şükürler etsem her sabah,Yine de yetmez… Anlatmalıyım seni,Yine, yeniden…Ama nereden başlasam,Nasıl anlatsam seni? Tarihinden mi söz etsem önce,Yoksa eşi benzeri olmayan dokundan mı?Bin yılların yankısı çınlıyor…

  • GEÇMİŞ OLSUN ANTAKYAM, Fatma Özger Bilgiç

    Kadim şehir yaslı, boynu büküldü Ruh ve beden yandı, ciğer söküldü Ağıtlar yükseldi, moloz döküldü Bu depremi dünya ilk kez görüyor! Antakya, Ata’mdan hediye bize Yıkıldı camiler, kilise, müze Çıkacaktır bu hâl inşallah düze Bu depremi dünya ilk kez görüyor! Dağılmış Antakya’m, suskun bakıyor Binalar üst üste yürek yakıyor Hocalar camisiz sela okuyor Bu depremi…

  • ANTAKYAM GÜZ GÜLLERİ, Fevziye Aşkar

    Nereye baksam sevginHangi yöne dönsemHayalini görüyorİçimi yakıyor kırık kanadınHasretin kat kat katmerlenirGüzelliğin, ilkbahar mevsimiSolmayan yüreğindedir.Şiirlere nefes verenHoşgörün dillere destanCennetin güz gülleriCanım Antakya’m Taşlı yollarında yürümekHarabe caddeleri görmekSavrulup durdum deli divaneSımsıcak kucağındaBütün kültürlere yuva oldun.Merhametin zemherideGüz güllerini açtırdı.Kederli ruhlaraKardeşliği, birlikteliği bahşettin Antakya’m Tarumar olan yıkık kentimKöpüren dalgalarındaKardeşlik sabrınlaÇareme derman oldunAç, susuz, evsizlereİyilik perisi olupGönlüme coştunKol kanat…