Şiir

  • GELİNCİK GÜLÜŞLÜ DÜNYA, Sevgi Erol Öçal

    Düşler gömülü kıraç topraklaraCivan acıların gelincik gülüşlü dünyasındaAlevler yalaza durur derinlerdeAzgın umarsız aç bulutlardaİsyankar ruhlar çıplak gölgelerin paslı prangasındaAsma bahçelerine yağan aykırı yağmurVahşi fısıltıların ürkek tedirginliğindeUzaklıklar hoyrat tebessümler çıplakCamlara çarpan yaşam soluğu bıçak yarasıİnce mavilikte İnciten rüzgarSisli gecede korkulu düşYürek çarpıntısı gelin bohçasıDüşler gömülü kıraç bozkırlaraCivan acıların gelincik gülüşlü dünyasında… 5. sayıdan

  • MEYHANE ANTAKYA, Edip Kadıoğlu

    Tandırda yapılanı,halebisi,tırnaklısı,küncülüsü… Ekmeği o kadar sevdik kigöbeğimizi leğende taşıyarak yaşadık. Mezeler —renk renk,her biri başka bir diyardan gibi. Bir duble rakı,bir sohbet:iş,komşu,siyaset… Ardından meyve gelir.Bir duble daha.Künefesiz olur mu? Lezzetin bedeli ağır.Kaldık masada —bizi kaldırana şükür! 5. sayıdan

  • İç Seferleri, Cansu Ekmekçi

    Ay, ağır ağır taşır gecenin rahmindeSuskunama zamanla yoğrulmuş bir öfkeyi.Ha döktü,ha dökecek mahremini,yüzyıllardır sakladığı iç seferleri,kendi gövdesine işlenmişsırlı çentikleri. Kızıl bir sancı gibi kabarırgöğsündegeceye değmeyen sözcükler.Yaralı bir hafızadır bazen ay,unutmanın hüznüyle bükülmüşkadim bir bilicidir aslında. Çünkü bilir:Her suskunluk,bir çığlığınana rahmine düşmüş halidir.Ve her öfke,henüz doğmamış bir hakikatinkanlı sancısıdır. Ay ne zaman eğilse toprağa,toprak da çözer…

  • Gül Vakti, Bahri Loş

    1Senin için bir ülke fethedememAma seni bir çocuğun yüreğine götürebilirimŞiirini şaşıran bir çocuğun yüreğineTitreyen ellerineİnip yükselen göğsüneGülümsemesine 2Hoyrat rüzgarlar geçti başımızdanDenizlerin kıyısından geçipiyotunu içimize çekemediğimiz zamanlarDünya bu, iflahını kesiyor insanınAma istersen gözlerine bakıpdünyanın dışına nasıl çıkılır gösterebilirim 3Gül vaktidirGüzellik artıyor bahçelerdeŞehir şehir çözülüyor yüreğimin buzlarıKaldır başını göğe bakÇocuk düşlerine inanma vaktidir 5. sayıdan

  • Meltemce, Meltem Yuvarlak

    Meltemce – “İçindeki Çocuğu Unutma”* Zaman geçti, büyüdük…Sorumluluklar arttı, hayaller azaldı.Ama bir zamanlar içimizde,Koşulsuz gülen bir çocuk vardı. O çocuk hâlâ orada.Bir gülüşte, bir şarkıda,Kendiliğinden edilen bir “iyi ki”de yaşıyor.Senin hâlâ en saf halin o çocukta saklı. Bazen gözyaşların indiğinde usulca,O çocuk sarılmak ister sana.“Üzülme,” der, “Ben buradayım.”Ve sen, yorgun ruhunu o çocukla iyileştirirsin. Hayat…

  • YANAN CENNET, Nebihe Karasu

    Kutsalımızdı ağaç,Mabedimizdi orman.Köylüydü bir zaman,Kentli oldu insan —Unuttu doğayı,Unuttu toprağı. Konut dendi,Otel dendi,Yeşilimiz azar azar silindi.Uğursuz bir el uzandıTopraktan kopardı bizi,Kökümüzü kırdı sinsi. Küstü su,Sitem etti ağaç;Bahçe soldu,Bostan kurudu.İhmal miydi bu, yoksa rant mı?Her yanını sardı niran yurdumun. Ciğerlerimiz köz,Dışarısı alev alev.Bu nasıl bir cehennem?Yanıyor cennet ülkem! İzmir, Bilecik, Seferihisar —Çığlık çığlığa inliyor dağlar.“Yanan sadece…

  • Hoşgörü, Gülümser Öğütçü Egüz

    Güneşin aydınlığında,Bir işaret hoşgörü.Bekler durur.“Kalplere sığınsa!”Oysa zor:Satranç taşında şah olmak,Mat etmek öfke yüklü insancıkları.Boğuluyoruz. Bu kirlenmiş atmosferde,Balıkçı oltası çeker durur,Öfke, hırs, yalan, gıybet, kin…Hoşgörü lambası sönük.Olsa ellerde çiçekler,Sevgi haykırsa.Rüzgar huzur dağıtsa,Başımızda hoşgörü bulutuYağmur olup yağsaİnsanlar insanca yaşasa. 5. sayıdan

  • BULUTLARA DOLAŞTI AYAKLARIM, Nurdan Öztürk

    Yıldızların vurduğu durgun bir gecedir karanlık suda düşlerinDalgalanır saclarıUzak ormanlarda kalır sesiAkşam serinliğinde bir şarkıda hatırlanan yarSu çiçekleri kadar berrak ve kaybolandır, ellerinin arasında.Rüzgâr öper savruk düşleriniŞimdi onun etekleri havalanmadadırAğlıyor mudur?Diz çöksem başucuna uyanır mıKeskin kelimelerinin acıttığı ellerimizin acısı geçer miZordur ayrılıklar bilirimGece gibi karanlıktır beklemekVe sabırsızlık aç bir kurt gibi kemirirHalledilmesi gereken ne çok…

  • KÜLTÜRÜN NEFESİ ANTAKYA, İlkay Kazmacı

    Bir şehir düşünün, sokaklarında adımlarınızdan önce tarih yürür.Her taşında bir alfabe, her sesinde başka bir dua gizlidir.İşte orası Antakya’dır.Sadece bir şehir değil, medeniyetin hafızasıdır.Antakya’yı anlamak, sadece haritada bir yer bulmak değil;bir duanın kıyısında, bir yemeğin buğusunda, bir melodinin gölgesinde insan olmayı hatırlamaktır.Habib-i Neccar’ın gölgesinde çan sesiyle ezan yan yana çalınır burada.Bir sokakta Arapça bir selam,…

  • GÜNEYİN ECESİ, Acibe Sıkar

    Uygarlıkların düğümüMedeniyetlerin beşiğisinZamanın ayasında yankılanan melodisinBilgi akımının aydınlığıHoşgörünün öyküsüGüneyin Ece’ sisinAntakya’m…Toprağın tarih ,taşların sevdaların fısıltısıAsi’ ye yansıyan masalsınRüzgarlarınla sohbet eder minarelerAnadolu’ nun ilk ilhamıHabib-i Neccar’daZamanın ötesinde yankılananİnançların zarif sesi.Sessiz duvarlarda sırlar saklayanDünyanın ilk mağara kilisesiMaziyi anlatır.Kervan yollarının hikayelerini taşırÜlkemizin, tarihi uzun çarşısıDar sokakların baharat kokusundaTürkülerini söyler.Dünyada ilk aydınlatılan Herod caddesiKandil gibi aydınlatır karanlığı.İnsan elleriyle, kayalardan,…