Şiir

  • Düş, Bahri Loş

    Sularımın sınırlarıyla baş başa kalacaktımKüçük bir ağacın altına oturacaktımGöğe bakacaktımSerin bir rüzgar esecektiBen çayımı içecektimÖnümden çocuklar geçecektiMasumluk büyütecektimİçimde bir kadın yeryüzünü ışığa bezeyecektiBir kış gelecekti sıcak, tok veDemirin ucu bükülmüşKıyılar şehri yaralarından öpecektiBir güneş doğacaktıKaranlık bir daha dirilmemek üzere ölecekti 4. sayıdan

  • Bir Gün Barış, Zeynep Mansuroğlu

    (Tüm yeryüzü çocuklarına umutla) Bir gün, mavi güvercinler inecek suskun çatılara,kanatlarında mektuplar – mühürsüz, silahsız, sıcacık.Bir çiçek, dikenini bırakıp saracak düşmanı bile.Toprak, savaş çizmelerinin izini silecek usulca,ölümün değil ekmeğin izini takip edecek çocuklar.Her dilde barış, bir şarkı gibi söylenecek sofralarda.Sınırlar birer çizgi olmaktan çıkacak;eller haritalardan önce birleşecek havada.Yüreğini açıkta unutanlar çoğalacak yeniden.Kurşun sesine değil, rüzgârla…

  • KUŞ OLSAM, Zeynep Mansuroğlu

    Göklerde kuş olsam,Uçup gitsem .Tanımadığım diyarlaraHer mevsimÖzgürce uçabilmekEngellenmeden gidebilmekHayattaki yasaklar olmadanÖzgürce açabilmekKonacağım yerlereGidebilmenin rahatlığınıMutluluğun tadına varmakEsaretin, zulmün olmadığıSonsuz diyarlaraÖzgürce uçabilmekSavaşların, kötülüklerinGörülmediği topraklaraKimsenin kimseyeŞiddet uygulamadığıSevgilerin, mutluluklarınDiyarlarına varmakUmutlarımı yitirmedenHayattaki güzellikleriYaşayabilme umuduylaUçabilmek özgürce 4. sayıdan

  • ÖZGÜRLÜĞE ADIM, Acibe Sıkar

    Geçmişe bakmadan yürüdümŞehrin duvarları geride kaldı.Taşlara kazıdığım suskunluğu,Beni esir eden duvarları,Gölgeleri bir bir düşürdüm.Beni tutan sesleri duymadım.Geri dönmemi bekleyen ,Gözlere bakmadım.Kucağımda taşıdığım yüzleri,Toplum,korkular,emirler…KamburlaşanYüklerimi bıraktım.Ve ilk kez hafifledim.Bugün kendim için adım attımKendi ışığımla, kendi yoluma,Korkusuzca yürüyorum.Rüzgar gibi savrulmuyorum artıkBen kendim fırtına oldumÖzgürlüğe, yarınlarıma.İlk kez gerçekten, 4. sayıdan

  • HER GÜN SİZİ SAYIKLARIM, Şekip Güzelmansur

    6 Şubat 2023 depreminde kaybettiklerimize…Sesi kulağımızda çınlayan dostlara,bir daha hiç göremeyeceğimiz sokaklara,boş kalan evlere, suskun kalan çocuklara…Ve bu şiiri yüreği hâlâ dost diye atanlara ithaf ediyorum. Her gün sizi sayıklarım dostlarım,yıkık evlerin gölgesinde sesiniz gezinir hâlâ.Bir çocuk ağlar içimde —adı unutuş,yüzü sizin gibi sıcak,elleri soğuk… Geceyle gündüzü karıştırdım,sokak lambaları gibi titriyor yüreğim.Adınızı duvarlara fısıldadım,her taşta…

  • MELİKE-İ ŞARKİYYE YA DA ORİENTİS APİCEM PULERUİM İÇİN GAZEL, Nuri Taner

    -Mehmet Karasu’ya- Ararat ’tan gelen bir yel sarsar Amanosları taşından, kayasındanOrientis apicem puleriun’a selam getirir Nuh’un anasından. Kadim tapınakların duvarlarından çınlayan yakarılar, zeytin ve üzüm ile yarışırOrontes in gök mavisi sularına Nuh’un Gemisi’nin kutlu suları karışır. Melike-i Şarkiyye ’ sin güzelliğinle, Cite du Diue olarak anılıyorsun yüreklerde,Baharı nakışlayan Amik Ovası ’nde şimdi Fellahin türküleri dillenir…

  • Köz Köze, Veysel Çolak

    Çabuk çürüdü gördüğün rüyaummazdım, köz köze yaşıyoruz sanmıştımbırakıp gittin başlattığın kavgayıbitti çocukların oyunu, camlar kırıldıhuysuzdu annelerin sesi, soğumuştu evhazırdı yolların uçurumu. Düşündüm. Yazdıkça kirlendi şiirleriminsan ölüleri düştü içlerine, ölü zamanlarkendi yanımda bile değilim, bil bunudeğil mi ki sen bırakıp gittin verdiğin sözübırakıp gittin başlattığın kavgayı. Ne koydun yerlerine yaşadığın günlerinbir eylül sonu, bir unutmak mı?Birileri…

  • Nerede Kalmıştık Antakya’m, Süleyman Okay

    Bir tandır sıcaklığında yorgansız gecelergeceler boyu yıldızlar parkta uyurarada bir göz kırparkayar nöbet değiştirir yakamıza konarışık böcekleri uğurdan kanatlarıyla Zil zurnadır artık Antakyasevdaları emer en sıcak uçlarındanÇiçek Kahvesi’nden geçilir karşı kıyıya çimerekçimmek arınmaktır günahlarındangünahlar işlenmek içindir kanaviçe sevişmelerle Kantara Çıkmazı’ndan çıkarak geldimhoş geldim masanızaarmonika mı ağzınızdaki Bağdat türküsüacaip baş mı bağlar Antakya hanımlarıbellelerde bulgur kurutursokuda…

  • Duygular, Sevgi Erol Öçal

    güneşin altın renkli çorbasında duygular lalpuslu bir gülüş esir bakışlardadüşünceli her dem gözyaşlarıateşe sarılı buzdan bedenleraniden çöken sonbaharyağmur gözlü kurşunlanan notalaryalnızlık ağlıyor kırık kalplerdeyanmış su içler şu sıralarkalemden kan damlıyor beyaz düşlerekorkunçetrafı kara renkleri çürük törpülenmiş ömürlerölü dünyanın taze binaları cennetıssız gece korku mevsimidehşet saatler vuruyor ince düşünceleriacı çığlıklar kırık hayaller mesut odalara hapistükenen sayfalar…

  • Kırık Ayna, Arda Eren Karasu

    Yalnızlığın soğuk kollarındaYaşarken sessiz odalardaSen gelince çözündü buzlarBahar oldu kışlarKalbim attı her görüşümde seniGözlerin hapsetti beniİşte o pazartesi topladım cesaretimi“Hoşlanıyorum” dedim kaybettim seniŞimdi her yer karanlıkYerlerde kırık aynalarSeni andırıyor hepsiSusmak, kapanmak istiyorum içimeAma unutmak istesem de seniKalbim hala senin gözlerinin hapisinde… 3. sayıdan