Ne Vakit Seni Düşünsem, Bahri Loş

Ne vakit seni düşünsem
dünya olup kanıyorum
Ve her akşam bu şehir gözlerini giyinse de
Her sabah hayata yine sensiz başlıyorum

Ne vakit seni düşünsem savaş meydanında
bir çocuk olup vuruluyorum
Ve siyasi bir argümana dönüşüyor acılarım
eli kanlı liderlerin dilinde

Ne vakit seni düşünsem
yabancı bir diyarda kendimi unutup kayboluyorum
Ve siliniyor hafızamda ne varsa
Siyah bir noktaya dönüşüyor dünya

Ne vakit seni düşünsem
düşlerini soğuk yağmurlara kaptıran bir çocuk olup üşüyorum
Ve koca ülkelerin gücü
yetmiyor acılarımı dindirmeye

Ne vakit seni düşünsem
bir mülteci olup denizler dolusu acılar biriktiriyorum
Ve ölümü kurtuluş olarak görecek kadar
çaresizliğe bürünüyorum

Ne vakit seni düşünsem

gürültü dolu bir dünya içerisinde sus pus oluyorum

Ve geleceği bilinmez bir yarını bekliyorum

  1. sayıdan

Yazarın tüm yazıları

Similar Posts

  • SEMİRA’NIN GÖZLERİ, Arif Berberoğlu

    Ve indirdiler cehennemi yeryüzünegök tavan eriyip damlıyorbebek teni maviliğin eteklerineseni bekliyor o şehirTanrı’nın ölüme söz geçiremediği şehirkızgın bir demir üstünde..boğuyor ateşin sesi suyun sesiniher taraf köz konacak yer arıyorgüvercinler Gazze’de Semira, çiçekçi kız, on birindesarılmış yanık bir zambak demetinekulaklarında toprağın iniltisidüş görmek istiyor sadeceen güzel ayet bilerek yaşamayıgezegenin bütün dillerinde Ve boşluğa çakılı çığlıkve boşluğa…

  • Ahşap Köprü, Hülya Bayındır

    Gökkuşağının görüldüğü yağmur bitimlerinde;Düşler kuranların konakladığı,Ahşap bir köprüyüm ben…Duyarım umutların, umutsuzlukların sesini,Her bir parçam zamanın tanığı,Her bir parçam yürek yanığı…Her bir parçam,Küçük sırların,Büyük özlemlerin sandığı.Hüzünler çöker üstüme yağmurlar dolusu,Uzak hayaller sürtünür yüzüme,Rüzgârın fısıldadığı… Mevsimlere benziyor insanlar;Kimi kış tutar avuçlarında,Kiminin kucağında,Yaz sıcaklığının ışıldayan başağı,Bir yanımda geçmiş, hüzünle süzülen su,Diğer yanımda gelecek, umutla açan bir çiçek…Gıcırdar ruhum…

  • Taş Olsa Çatlar, Zehra Öztürk

    Dingin bir dağın eteğindenNasırlı bir çift el çıkardı.Kesti, yonttu, cilaladı.Getirdi kalabalığın, cümbüşün içine.Eminönü, Mısır Çarşısı arası,Bir sokak ötede çiçek pazarı.Sokak arasından sızanDeniz havası olmasa,Orta yerinden çatlardı.Zor alıştı,Ne topuklar geldi geçti.Ne hayatlar aktı.Kimi oturup saatlerce ağladı.Kimi zilzurna sarhoş,Üstünde sabahladı.Kaç sokak kavgasınınSessiz şahidi.Parfüm kokulu topuklar,Vazgeçemediği sevgilisi.İşçinin, emekçinin sadık bekçisi.En yakın sırdaşıKöşedeki dilenci.Çıkmaz sokağın demirbaşı,Alelade bir kaldırım taşı.Gecenin…

  • Tazelensin Yaşamlar, Sevgi Erol Öçal

    çöl çiçekleri açınca vahadayağmurun ellerinden tutçiselesin özgürlüğü kararmış yürekleregöğsü beyaz dağlardaöksürürken bulutlartazelensin yaşamlarnefeslensin umutlarçoğalsın soluklananlarkelebek kanadında uçan masum çocuklarsert kışların türkü bakışlı bebeleri üşümesinuyansınlar esen koyu poyrazlauyansınlar özgürcetatsınlar özgürlüğü tatsınlardenizle gökyüzünün ışıdığı gün mavisindetopla genç ellerinle topla Memleketin yıldızlarınıgençliğin uzak olduğu şimdilerde uzanıp o yıllaraefsunlu hayallerin buzlu camlara çizildiğisınır ötesi esen sert tipilereyorgunluktan körelmiş Sevgilerin…

  • Zaman Zaman İçinde, Yonca Yaşar

    rengarenk bir salıncaktaydıyosun gözlerinden tanıdımuzattı minik elinisiyah beyaz bir fotoğraftanağaçlar aynı, gök aynıydı uzandım, indirdim usulcahep beklemiş gibiydi benielimdeki kitaba kaydıkendi ismini okudusesli sesli gülümsedi,avuçlarımı açtı sonraelimdeki deliklere şaşarakaradı durdukendi çizgilerini yürüdük,Asi’nin üstündendar sokakların peşindenolmuşları ben, olmamışları oanlattık durdukbirbirimizi dinlemeden yağmura karıştı yaşlarımızne onu, ne beni, ne de hikayemiziseçemedi kimsebaktığı albümlerden 8. sayıdan

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir