Zeynep Mansuroğlu

  • Çocukluğu

    Kalbi sızladı, yüreği kanadı.Uzaklara bakarken uzaklara.Bırakıp gittiği, toprağı evi.Anımsadı eskiye dair çocukluğunu.Mutluluğunun Zirve yaptığı,Farkında olmadığı sevincini.O masum saf çocukluğu.Sokak aralarında, okul yolunda.Mahallenin çocuklarıyla,Neler neler oynayıp, haylazlık yapmıştı.İçinden derin derin ah çekti.Menfaat gözetmeden paylaşılan.Ekmek, komşunun bahçesinden,Koparılan meyveler.Top sektirme, ebelemece.Gece vakitlerine kadar sokakta,Koşturmalar, eğlenmeler.Evine çıkılan dik yokuşun,Alnında boncuk terleri.Bacadan çıkan dumanın.Sıcak sımsıcak yuvanın,Sevgisini taşıyordu bulutlara.Beyaz badanalı dört…

  • Kadın, Zeynep Mansuroğlu

    Duygusuz bir bedenDili olmayan heykelHer yere yetişenSon model bir robot.Ruhunun güzelliğini örten,Dikenli duvarlar.Yüreğinde kopan fırtınaKendi ruhunu yıpratır.Bir kelebek gibi narin,Kıraç buzlu rakımlarda,Kardelen olup baş kaldıran.Karlı bir kıştan sonraİlkbahar ışıltısı.Kapkara madendeGün ışığı görmektir kadın.Sert rüzgarda, savrulan bedeniHayat döngüsünde,Yerini bulmaya çalışan,Çiçekleri hep kırpınan,Sarmaşık gül.Sulanıp sürekli kırpınanGüneş ışınlarını görmeyeYüreği kanasa daKan damlaları bedenini sulayıpİliklerine kadar işler.Ona vurulan her…

  • |

    Terkedildik, Zeynep Mansuroğlu

    Her taraf yıkıkHerkes bulunduğu yerin yabancısı.Taş moloz, toz her yanımız,Güneş halimize acıyor.İş makineleri vızır vızır,Geçmişimizi , umutlarımızı taşıyor.Birer birer enkaza dönmüş umutları.Döküyor asi nehrinin kenarına.Darmadağın oldu hayatlar.İnsanlar hayata tutunabilmek için,Karıncalar gibi, gece gündüzDurmadan çalışıyorTerkedilmişlik acıEl uzatan yok,Öldünmu kaldın mı soran yok.Herkes bir çıkmazda.Güzelim defne ağacı,Acısından kokusunu saklarZeytin ağacı meyvesini göstermekten çekinir oldu.Kel dağı yüksekte çaresiz…

  • |

    Ecmed, Zeynep Mansuroğlu

    Üşüyordu narin bedeni,Elleri tir tir titriyordu.Gözleri annesini aradı,Yıkıntıların arasında yalnızdı.Daha dün gibi, evi vardı,Annesi, babası, kardeşleri,Aynı sofrada soba başında,Mutlu bir yuvası vardı.Komşu çocuklarıyla top koşturup,Seksek oynadığı sokaklarSavaş alanına dönmüştü.Anne, baba, ölmüş.Kardeşler dağılmıştı.Ecmed bomba seslerinden,Çok ama çok korkardı.Yalnız kalınca daha da korkar oldu.Günlerdir aç, sussuzdu.Yorgun, harap bitap düşmüştü.Yemek dağıtılan kampa ulaştı,Geç kaldığı için yemek kalmamıştı.İzdihamda yere…

  • |

    BİZ SIĞAMADIK DÜNYAMIZA, Zeynep Mansuroğlu

    Sahi! Ben ölü doğdum diye yaşamadın mı? Adsız yerlerde doğdum.Toprağım yok!Hikayem yok!Pörsümüş memelerden oluk oluk umutsuzluk emdim.Her damla da emdiğim sütlerin boşluğuna çekildim. Ben ki ölü doğdum!Yedinci çığlıkta ben doğdum.İş işten diller evimden geçti.Toprağı yok mezarımın. Fildişi mermer yollarımdaki sırtları ezberledim.Bahsedilen kırılgan hat üzerinde yürüdüm.Diz yaralarıma su serptim,İyileşmeyen yaraları da heybeme yükledim. Zemheri çığlıklarda doğumları…

  • |

    KUŞ OLSAM, Zeynep Mansuroğlu

    Göklerde kuş olsam,Uçup gitsem .Tanımadığım diyarlaraHer mevsimÖzgürce uçabilmekEngellenmeden gidebilmekHayattaki yasaklar olmadanÖzgürce açabilmekKonacağım yerlereGidebilmenin rahatlığınıMutluluğun tadına varmakEsaretin, zulmün olmadığıSonsuz diyarlaraÖzgürce uçabilmekSavaşların, kötülüklerinGörülmediği topraklaraKimsenin kimseyeŞiddet uygulamadığıSevgilerin, mutluluklarınDiyarlarına varmakUmutlarımı yitirmedenHayattaki güzellikleriYaşayabilme umuduylaUçabilmek özgürce 4. sayıdan

  • İçime Sen Yağıyorsun, Zeynep Mansuroğlu

    Karanlık gecelerdeYüreğime yıldız gibi ışıldayan,Ciğerlerime aldığımHer nefeste yine yeniden,İçime sen yağiyorsun.Kupkuru çöllerde,Susamış gönlümeSerap misali görünüpRuhuma işliyorsun.Gökyüzünde güneş olupÜşüyen bedenimiSarıp sarmalayipİçime sen yağiyorsun.Çıkmaz sokaklardaGölgem olup,Kuytu ormanlardaYolunu kaybeden,Denizlerin mavisindeKendini bulan,Göçmen kuşlar diyarında,Sıcacık topraklardaİçime sen yağıyorsunKorkularımın içindeTomurcuklanıp filizlenenGül olup açıverenSevdiğimle elimi tutupTir tir titreyenKanatlanıp uçacak yüreğimi,İlmek ilmek nakşedipİçime sen yağıyorsun 3. sayıdan

  • MEVSİMLERİN BÜYÜSÜ, Zeynep Mansuroğlu

    Yine bir sonbahar günüDışarda hüzün yaprakları.Rüzgarda bir oraya, bir buraya,Dans edercesine savruluyor.Çisil çisil yağıyor yağmurlar,Acı veren duyguları yikarcasina.Hafiften esen, meltem rüzgarı,Umutları, yeniden filizlendiriyorDoğadaki binbir renginHüzünlenen acılar gibiFarklı farklı tonlara bürünüyor.Ağaçlardaki yapraklar,Ayrılmak zorunda olan,İki sevgilinin elleriniYavaş yavaş bırakırcasınaAğaçtan yere dökülüyor.Toprak kucağını açıyor,Bir ananın çocuğuna açması gibi,Kucaklıyor dökülen yaprakları.Bağrında topluyor kış boyu,İlkbaharın gelmesiyle,Yüreğinde, sevgiyle harmanlananRengarenk yapraklarıTaze umutlara…

  • Filistinli Riman, Zeynep Mansuroğlu

    Ne bu zulüm bu acımasızlık,Büyüklerin doyumsuzluğu.Her şeye sahip olma hırsı.Yavaş yavaş öldürüyor beni.Küçücük bedenimle,En ağır yükü ben taşıyorum,Dalıp gidiyorum uzaklara,Bir masal aklıma geliyor.Günün ışımasıyla erkendenOkula giden çocuklar.Bağda bahçede sokak aralarında,Özgürce korkusuzca oynayan.Yüzlerinde dondurma pamuk şekeri lekesi,Ellerinde toplarıylaNefes nefese coşkuyla oynuyorlar.Bomba sesleriyle irkiliyorum.Her tarafım yıkık.Bombalar üzerimden sekip gidiyor.Küçücük bedenimle saklambaçOynar gibi bir yerlere saklaniyorum,Korkuyorum anneme kardeşlerimeBir…