Author: antakya

  • Bekleten Zaman, Nurdan Öztürk

    Ben uyurken, kelimeleriminNöbetini tut…Sessiz renklerle ayır kötülerini, eflatun bir karanlığın…Sarı rüyalarında boğulanÇocukların danslarınıBilmediğim şehirlerin kaldırımlarına çiz.Tahtsız otoritemeSaygıda kusur etmeyen iç sesimSahte heyecanlarla çırpınırkenUyandır….Kelimelerimi ver banaUzak iklimlerde aynı gökyüzü kışı yaşarkenSesimi duyurAyak seslerimin şarkısını dinle kulağını toprağa dayayarakİnadına çiçeklensin bahçemBak ;Bir at nefesini bıraktı avucuma….Avucumda senin dünyan…Evren kavrulduKirpiklerim kırıldı….Kelimelerimi ver bana…. 8. sayıdan

  • Toros Nefesi, Hülya Bayındır

    Makilerin arasında rüzgâr,Çiçek kokulu şarkılar söyler;Tanık olurGüneşin sıcağında dallarını yayanZeytin ağaçlarının şenliğine. Mücevher kelebeği çırpar kanatlarını;Kanatlarında rüzgârın altın sırları,Kanatlarında narenciye bahçelerinin kokuları. Güneşin ardı sıra çiçeklenir dağlar,“İnce Memed” seslenir Toroslar’dan.Bir kitap sayfası gibi çevrilir zaman;Açılır mavi gözleri Akdeniz’in.Karacaoğlan vurunca sazının teline,Varsak türküleri eklenir akşamın rengine.Konargöçer yaşamlar ilmiklenirYörük kilimlerine. Çukurova’da bembeyaz bulutlar dolanır,“Buğdayın Türküsü”nü söyleyen işçilerin…

  • 6 ŞUBAT ANTAKYA’NIN HAFIZASI VE UMUDU, Nebihe Karasu

    Dünya, var oluşundan bu yana sayısız felakete tanıklık etti. Depremler, toprak kaymaları, seller… Doğa, kimi zaman insanın hem yurdunu hem de canını sınayan ağır imtihanlar sundu. Bu felaketler yalnızca maddi yıkımlara değil, insanın ruhunda derin yaralara da yol açtı. Ve her seferinde insan, hayatta kalmak için yeniden ayağa kalkmanın yollarını aradı. Antakya, bu kadim coğrafyanın…

  • NEN EYLE IRAZ NEN EYLE, Duran Yaşar

    Anılar insan yaşamında kilometre taşları gibi dururlar. İçlerinde acısı, tatlısı, buruk olanı vardır. Bunlar geçmişten geleceğe armağan gibi taşınırlar. İnsan bir türlü unutamaz. Geçmişte kızıp köpürdüğümüz, hatta kavga ettiğimiz olaylar yıllar sonra gülümsediğimiz birer anıya dönüşürler. Eskidikçe tatlanır, mahzende yıllanmış şaraba dönerler.Belleğime kazınan, çocukluğumun Kürtkızı’nı hiç unutamam. Kürtkızı bizim mahalledendi. Neden Kürtkızı dediklerini sonradan öğrendim….

  • Antiochia, Gazi Yolcu

    Kayıp bir şehirde buldum gülüşlerimi.Sislerin ve zamanın ötesinden gördüğüm…Mermer sütunlarına sarıldım da uzun uzunTaş avlularına yüzümü sürdüm.Silpius Dağı’ndan Tyche gülümsedi banaHani kudretli Orontes’e diz çöktürmüştü. Defneden ve zeytinden taçlar giydimAgoralardan krallar geçiyordu, gördüm.Stola giysili kızlar asmalardan üzüm topluyordu.Eğildim, toprak künklerinden bir su içtim.O kadim şehir, ihtişamla dünyaya gülümsüyordu. Arenalarda aslanlarla dövüştüm,Kan aktı bedenimden.Gladyatörlerle aynı masada…

  • Zaman Zaman İçinde, Yonca Yaşar

    rengarenk bir salıncaktaydıyosun gözlerinden tanıdımuzattı minik elinisiyah beyaz bir fotoğraftanağaçlar aynı, gök aynıydı uzandım, indirdim usulcahep beklemiş gibiydi benielimdeki kitaba kaydıkendi ismini okudusesli sesli gülümsedi,avuçlarımı açtı sonraelimdeki deliklere şaşarakaradı durdukendi çizgilerini yürüdük,Asi’nin üstündendar sokakların peşindenolmuşları ben, olmamışları oanlattık durdukbirbirimizi dinlemeden yağmura karıştı yaşlarımızne onu, ne beni, ne de hikayemiziseçemedi kimsebaktığı albümlerden 8. sayıdan

  • Antakya, Ozan Öztepe

    Baharda geldin bu kenteİnönü Caddesi boyunca adımladınasma yapraklarına sarılı sokaklarınıduraksattı yola akan kokusalaş bir lokantayı kestirdin gözüneen kuytu masasını seçtin Asi’nin izindedurmaksızın yol aldındüz damlı dar sokaklarınasaptın saklanmak içinasi güneşten güneyine ilerledikçe kentintürkü yakankadınlar gördün rengarenk giysileriyleyavaşlamaya başlamıştı zamangüneş renge geldikçe Neccar Camii’nevardın ikindiye yakınyeni boyalı lokmalı parmaklığındaniçeri baktın loş ışıkta;namaza duran iki adam veküçük…

  • IŞIK HIZINDA GEÇİYOR SENELER, Hatice Eğilmez Kaya

    bütün çocukları eve çağırın!beyaz kedinin burnu kanıyor soğuktan.arka bahçeler karanlık,camekanlar yaldızlı bu gece. hemingway son öyküsünü bitirdi çoktan.sarı saman kağıtlar karma karışık.odanın ortasından bir tren yolu geçiyor.nereye gideceğini bilmiyor inci küpesinin tekini yitiren kadın. kayda değer haberler vermeliydin bana.güney cephesini kurtarmış olmalıydı kurşun askerler.ilkyaz mı desem, sarışın ve iyimser limon çiçeği mi?o güzel günler kapımızı…

  • ANTAKYA İÇİN UMUDU BÜYÜTMEK, Mehmet Karasu

    6 Şubat 2023… Bir tarih değil sadece; bir saat, bir çığlık, ardından gelen uzun ve tarifsiz bir sessizlik. O sabah, yalnız evlerimiz yıkılmadı. Kentimiz yıkıldı, hayatımız yarım kaldı, kalbimiz göçük altında kaldı. Antakya’nın binlerce yıllık sokakları, mozaik gibi işlenmiş kültürü, sabah rüzgârına karışan o eşsiz kokusu bir anda yok oldu. Enkazın altında kalan sadece taş…